kuslar.gen.tr https://www.kuslar.gen.tr Kuşlar, Kuş Türleri ve Kuşların Özellikleri tr-TR hourly 1 Copyright 2018, kuslar.gen.tr Thu, 01 Jan 1970 00:00:00 +0000 Tue, 20 Nov 2018 00:00:00 +0000 60 Ala Karga https://www.kuslar.gen.tr/ala-karga.html Wed, 30 Mar 2016 16:06:06 +0000 Ala Karga, kanat lekeleri mavi ve beyaz kuyruğu ise siyah olan en renkli kargadır. Kanatları kısa ve yuvarlak olduğu için uçuşları zayıf ve dalgalıdır, yerde ise zıplayarak ilerlerler. Ala Kargalar genellikle tek başlarına veya Ala Karga, kanat lekeleri mavi ve beyaz kuyruğu ise siyah olan en renkli kargadır. Kanatları kısa ve yuvarlak olduğu için uçuşları zayıf ve dalgalıdır, yerde ise zıplayarak ilerlerler. Ala Kargalar genellikle tek başlarına veya küçük gruplar halinde bulunurlar. İlkbahar mevsiminde biraz daha çoğalabilirler. Çoğalabilen Ala Kargalar keskin çığlıkları ile yerlerini belli ederler.

Ala Kargalar ormanlarda, bahçelerde, bazen de şehir parklarında yaşarlar. Tüm Avrupa ve Anadolu'da yayılabilen Ala Kargalar her şeyi yerler. Omurgasız böcekleri, yuvalardaki yumurtaları ve yavruları, meşe palamutlarını, fındık, bezelye, patates gibi meyveleri ve çam fıstıklarını yiyerek beslenirler. Ala Kargalar sonbahar mevsiminde meşe palamutlarını, kestaneleri ve fındıkları toplayıp ağaç gövdesinde bir kovuğa depolarlar. Bu sayede bütün yıl boyunca meşe palamudu yiyebilen bu kuş türleri hayvansal besinleri de yavruları için ayırırlar.Ala Karga

Boyları 34-35 cm civarında olup kanat açıklıkları 58 cm'e kadar ulaşabilir. Çeşitli ülkelerde on kadar alt türü olan Ala Kargaların ülkemizde iki alt türü görülür. Göç yapmayan bu kuşlar yaşadığı bölgelerde yerleşik olarak kalırlar. Ala Kargaların en büyük özelliği toprağa bir delik açarak topladığı palamutları birer birer gömüp diğer hayvanların bulamaması için deliğin üstünü kapatıp bu deliği tekrar bulabilmek için işaret koymasıdır. Düşmüş kütükler, kaya parçaları ve küçük taş parçalarını işaret olarak kullanabilirler ve 9 ay sonra bile gömdüğü tohumların yerlerini bulabilen zeki hayvanlardır.
]]>
İshak Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/ishak-kusu.html Wed, 30 Mar 2016 16:05:58 +0000 İshak kuşu, Türkiye'deki en küçük baykuş türüdür. Boyları 19-21 santim uzunluğundadır. Kafaları vücudlarına oranla büyüktür. Kulakları uzun kulak püskülleriyle kaplıdır. Kahverengi ve boz tonlarında tüyleri vardır İshak kuşu, Türkiye'deki en küçük baykuş türüdür. Boyları 19-21 santim uzunluğundadır. Kafaları vücudlarına oranla büyüktür. Kulakları uzun kulak püskülleriyle kaplıdır. Kahverengi ve boz tonlarında tüyleri vardır. Ağaçlık alanlarda, yerleşim bölgelerinin yakınlarında ve parklarda yaşarlar ve geceleri avlanırlar. Ağaç kovuklarına 3 ila 6 arasında yumurta bırakırlar. Böcek, solucan gibi omurgasızlarla beslenirler. Geceleri sessizlikte özellikle köylerde duyduğumuz baykuş sesi genelde bu türe aittir. Bu ses insanı duygulandırır çünkü bu efsaneyi duyan herkese kendi aşkını hatırlatır. Bir efsaneye göre ishak kuşunun ilk ceddi, sevdasından yanan güzel bir kızmış. Allah onu ishak kuşu yapmış.İshak Kuşu Çoğalmışlar. Bu yüzden bu sevdalı kuşlar geceleri dışarı çıkıp buğulu gözler ve boğuk bir sesle sevdiğini arar ve ona "ishak, ishak" diye seslenirmiş. 

]]>
Saksağan https://www.kuslar.gen.tr/saksagan.html Thu, 04 Feb 2016 14:48:57 +0000 Saksağan, kargagiller familyasından olan uzun kuyruklu kuş türlerini kapsayan bir cinsidir. Uzun kuyruklu karın, omuz ve el uçma tüylerinin iç tarafları beyaz olan kuş cinsidir. Metalik yeşil olan kuyruk türlerinin uç Saksağan, kargagiller familyasından olan uzun kuyruklu kuş türlerini kapsayan bir cinsidir. Uzun kuyruklu karın, omuz ve el uçma tüylerinin iç tarafları beyaz olan kuş cinsidir. Metalik yeşil olan kuyruk türlerinin uçları parlak mavi, ayak ve gaga kısımları siyahtır. Boyları ortalama 46 cm civarıdır. Kuyruk uzunluğu 25 cm'yi bulur.  Yerde sıçrayarak gezmektedirler. Kuyruğunu dikerek sağa sola sallar. Böcekler, kuş yumurtaları, solucanlar ve leşler ile beslenmektedirler. Çığırtkan bir sesi vardır. Küçük kuşların yavru ve yumurtalarını çalıp yuvalarını bozmaktadırlar. Meyvelere zarar vermekle beraber, tarla farelerini de avlamaktadırlar. Hırsız bir kuş olarak şöhret yapmıştır. Boncuk, elmas gibi  parlak eşyaları kaparak yuvasına götürür. Emniyetli çalılıklar arasında veya yüksek ağaçlarda yuva yaparlar. Yuvanın üzerine dikenlerden çatı yaparlar. Yumurtladığı 4 5 yumurtanın üzerine yalnızca dişileri kuluçkaya yatmaktadır. Kuluçka süreleri 12 gündür. Yavruların uçma süreleri 16 gündür. Arkadaş canlısıdır.  Saksağanı yavru iken kolayca evcilleştire bilirsiniz. Islık çalması ve bir kaç kelime öğretilebilmesi mümkündür.

SaksağanSaksağanın Yaşadığı Yerler

Yaşadığı yerler, Avrupa'dan Asya'ya kadar ve Kuzey Amerika'yı da içine alan ağaçlık bölgelerinde görülürler. Güney Çin'de ve Hindu Çin'de yaygındırlar. Türkiye'de de sürekli görülen yerleşik kuşlardandır. Seyrek ağaçlı arazilerde, tarla ve parklarda, meyve bahçelerinde, fundalıklarda yaşarlar. Genellikle Asya'nın mavi ve yeşil Saksağanlarıyla akraba oldukları bilinse de, yakın zamandaki araştırmalar Avrasya kargalarıyla daha yakın akraba olduklarını göstermiştir. 

Saksağan Çeşitleri ; 

  • Âdi  Saksağan,
  • yeşil  Saksağan , 
  • mavi kanatlı  Saksağan , 
  • sarı gagalı mavi Saksağan en meşhurlarıdır.

]]>
Amazon Papağanı https://www.kuslar.gen.tr/amazon-papagani.html Thu, 04 Feb 2016 14:48:37 +0000 Amazon papağanı, çok sayıda türü olan, kafes ortamına uyum sağlayıp, yaşayabilen, taklit ve konuşma yetenekleri oldukça gelişmiş papağanlar arasındadır. Çok sayıda kelimeyi bir arada kullanma yetenekleri gelişkin olan bu pa Amazon papağanı, çok sayıda türü olan, kafes ortamına uyum sağlayıp, yaşayabilen, taklit ve konuşma yetenekleri oldukça gelişmiş papağanlar arasındadır. Çok sayıda kelimeyi bir arada kullanma yetenekleri gelişkin olan bu papağanlar yetiştiriciler tarafından tercih edilirler. Taklit ve konuşma özelliklerinin bir arada bulunduğu tek papağan türü bunlardır. Yaklaşık 30-34 cm boylarında, ortalama 40 yıllık yaşam süresine sahip olurlar. Çok çeşidi bulunmasına rağmen, aralarındaki farklar genellikle renk ve görüntüden kaynaklanır. Papağanların genel özellikleri birbirinin aynıdır. Amerika kıtasındaki papağan grupları içinde en kalabalık olanlarını oluştururlar. Yaşam alanları genellikle Güney Amerika tropikal ormanları, Gran Chaco savanları, Meksika'nın yüksek alanları ile Karibik adaları dağlık alanlarıdır. Kuzeyde Amerika ve Meksika ile güneyde Uruguay ve Arjantin ile sınırlı bir yaşam sürerler. Ancak günümüzde papağan severlerin talepleri doğrultusunda, dünyanın her yerinde evde beslenmektedirler.

Amazon PapağanıAmazon papağanı türlerinin önemlileri

Yeşil yanaklı amazon (Amazona viridigenalis): Amerika Teksas bölgesinde ve Meksika'da daha çok bulunan papağanlardır. Karakteristik özellikleri kırmızı alın ve vücudunun rengine uyumlu yeşil yanakları olur. Bunların dışındaki özellikleri Amazon papağanı ile aynıdır.

Sarı alınlı olan amazon papağanı (Amazona ochrocephala): Bu papağanlar konuşma ve taklit yeteneklerinin gelişmiş olması nedeniyle oldukça kıymetlidir. Papağanların anavatanı Amerika kıtasıdır. Alacakları iyi bir eğitim sayesinde, çok güzel arkadaşlıkları olur. Ancak solunum yolları enfeksiyonlara karşı oldukça hassastır. Bu yüzden burun delikleri eşit olmalı, nefes almada zorluk çekmemeleri gerekir. Burun delikleri eşit boyda ve akıntısının olmamasına özen gösterilmelidir. Kafeste bakılırsa yaklaşık 80-100 yıl yaşayabilirler. Meyvelerle, yeşil gıdalar ve kaliteli papağan tohumları ile beslenmeleri uygundur. Boyları yaklaşık 35-37 cm olur. Bu papağanlarda cinsiyet tayini için bilimsel yöntemlerin kullanılması gerekir.

Mavi alınlı amazonlar (Amazona aestiva): Bu amazon papağanının da taklit yeteneği oldukça gelişmiştir. Ancak oldukça gürültücü türlerdir. Tüm özellikleri ile amazon papağanını yansıtır.

Turuncu kanatlı olan amazon papağanı (Amazona amazonica): Amazon papağanı türlerine göre daha küçük boyda olurlar. Sessiz bir yapıları olduğundan, evde kolay beslenirler. Kanatlarını açık tuttuklarında, kanatlarındaki turuncu renk daha belirgindir. Gagasının ve ayaklarının açık renkte olması türünü belirleyen önemli bir unsurdur. Doğada oldukça fazla rastlanan papağanlar arasındadır. Üreticiler tarafından tercih edildiğinden, her yerde bunlara rastlamak mümkündür. Beslenmede taze meyveler, yeşil sebzeler ile kaliteli tohumlar ön plana çıkar. Gaga büyümesinin taze meyve dalları verilerek engellenmesi gerekir. Bu diğer papağanlar içinde geçerlidir.

Mealy amazon papağanı (Amazona farinosa): Yaklaşık 40 cm boyla oldukça iri türdeki amazon papağanıdır. Uysal ve sakin bir yapısı vardır. İri yapıları dışında, turuncu kanatlı olan amazon papağanına benzer. Evde bakılmaya uygundur.

Sarı başlı amazon papağanı (Amazona oratrix): Papağanların konuşma yetenekleri oldukça gelişkindir. Kızgınlık döneminde gösterdikleri agresif davranışlar bu papağanların en olumsuz taraflarıdır.

Küba amazon papağanı (Amazona leucocephala): Tüm dünyadaki ne yaygın papağan türü budur. Beyaz, yeşil, mavi gibi çok sayıda renkte olurlar. Yaklaşık 15 yıl yaşarlar. Erkeklerin boynundaki halka dişilerde olmaz. Ancak erkeklerde 3 yaşına geldiğinde bu halkayı görmek mümkündür. Konuşma yetenekleri ise sınırlıdır. Soğuğa karşı oldukça hassas olurlar.

Sarı enseli amazon papağanı (Amaz]]> Ağaç Kakan https://www.kuslar.gen.tr/agac-kakan.html Thu, 04 Feb 2016 14:48:15 +0000 Ağaç kakan, bilinen bir kuş türüdür. Gagasıyla ağaç kabuklarını delen ve kabukların altında bulunan çeşitli böcek, karınca ve tırtıl türleriyle beslenen kuşlardır. Bu özelliği nedeniyle gagası oldukça sivridir. Ayakla Ağaç kakan, bilinen bir kuş türüdür. Gagasıyla ağaç kabuklarını delen ve kabukların altında bulunan çeşitli böcek, karınca ve tırtıl türleriyle beslenen kuşlardır. Bu özelliği nedeniyle gagası oldukça sivridir. Ayaklarındaki dört parmağında bulunan keskin tırnakları ile ağaçlara sıkıca tutunurlar. Bu hareketi yaparken kuyruklarından destek alıp, dengelerini daha kolay sağlarlar. Ağacın üzerinde ani ve kısa sıçramalarda da oldukça ustadırlar. Ancak oldukça ürkek bir yapıları olduğundan, hemen kaçarlar. Yaşam yerleri genellikle tenha orman köşeleri ve parklardır. Ağaç kovuklarını kendilerine yuva olarak seçerler.

Ağaç kakan ağaç kabuklarını gagaları yardımıyla oyar ve bu şekilde yuvalarını yapar. Bu nedenle kafa kasları oldukça güçlüdür. Ağaç kabuklarını delme sırasında meydana gelen sarsıntıyı bu şekilde hafifletir ve beyinlerini korurlar. Ağaç kabuklarının çıkardığı sese göre, buradaki böceklerin yerini tayin edebilirler. Ağaç kabuklarında gagaları ile açtıkları deliklerinden, solucan gibi uzayan dilleriyle böcekleri ve tırtılları kolayca yerler.Dilleri avlarına hemen yapışır. Bu sayede fazla zorlanmadan avını dışarıya çıkarabilir. Dilinin uç kısmı adeta bir iğneyi andırır. Ağaç kabuklarına vururken, kendine has bir ses çıkarırlar. Yaklaşık 9-50 cm arasında boyları olan farklı türden ağaç kakan kuşları bulunmaktadır. Oldukça sevimli olmasına rağmen, çok ürkek bir yapıları vardır. Yapılan araştırmalarda ağaç kakanın ağaç kabuğunu oyarken 1 saniye içinde ortalama 16 gaga vuruşu yaptığını tespit edilmiştir. Bu esnada uyguladığı güçte yer çekimin 1000 katı kadardır.

Ağaç KakanAğaç kakan kuşlarının beslenmesi

Ağaç kakanların beslenme beslenme şekli nedeniyle, ağaçlarda kuruma meydana gelmektedir. Bu nedenle ağaç yetiştirenler ve çiftçiler genellikle bu kuşları istemez ve kovalar. Çünkü özellikle ilkbahar geldiği zaman ağaçların kabuklarını daire şeklinde oyarak, odun kısmına kadar açarlar. Böcekleri bu şekilde çıkarırlar. Ancak zararlı böcekleri yok ettiklerinden, aslında eko sisteme oldukça yararlı olurlar. Bunun yanında tahıl, yaban meyveleri, iri taneli, badem, ceviz gibi sert kabuklu yemişlerde beslenmelerinde yer alır. Bunları yerken açtıkları ağaç kabuklarına yerleştirir ve burada yiyerek, kabuklarını da olduğu yerde bırakırlar.

Ağaç kakan kuşlarının çiftleşmesi

Çiftleşme dönemi geldiğinde ağaç dallarına vurup ses çıkararak, karşı cinsi davet ederler. Çiftleşme olduğunda dişi 2-3 yumurta yapar. Yaklaşık 17 gün kadar dişi ve erkek sırayla kuluçkada yatar. Ancak en fazla erkek ağaç kakan kuluçkada yatar. Yavrular çıkınca yine erkek onlarla daha fazla ilgilenir. Yuvalarını kendi gagalarıyla oydukları ağaç kovuklarına yapar ve yavruları da bu yuvada büyür. Yuvanın büyüklüğü kendi boylarına göre olur.

Ağaç kakan türleri

Çok sayıda ağaç kakan türü bulunmaktadır. En fazla yaşadıkları bölgeler ise, Avustralya, Madagaskar ve Okyanusya dışındaki alanlardır. Türleri arasında çizgili, Japon, çizgili boğazlı, kareli göğüslü, küçük ve büyük sarı boyun, yeşil, örgülü kızıl taçlı, kara başlı, pul karınlı ağaç kakan türleri yaygındır.
]]> Paçalı Güvercin https://www.kuslar.gen.tr/pacali-guvercin.html Thu, 04 Feb 2016 14:47:24 +0000 Paçalı güvercin, öyle estetik bir görüntüsü vardır ki güvercin kuşları meraklılarını kendilerine aşık ederler. Ülkemizde bulunan güvercinleri çoğu paçalı güvercin türündendir. Bu güvercinlerin yerde duruşlar Paçalı güvercin, öyle estetik bir görüntüsü vardır ki güvercin kuşları meraklılarını kendilerine aşık ederler. Ülkemizde bulunan güvercinleri çoğu paçalı güvercin türündendir. Bu güvercinlerin yerde duruşları,havada uçmaları adeta insanı büyüleyen cinstendir. Bu türler diğer güvercinlere nazaran daha oyuncu ve asil hayvanlardır. Paçalı güvercinler diğer güvercinlerden daha fazla sevilmesinin sebebi tüylerinin daha renkli olmasıdır. Bu güvercin türleri  en çok Doğu Anadolu Bölgesinde ve bu bölgenin doğu kısımlarında beslenmektedir. Hızlı ve iri olmalarından dolayı daha çabuk yorulurlar ve bir çok kuyruk teleğine sahiptirler  bu özellikleri sayesinde havada takla atabilirler bu taklaları çok hızlı ve kolay atarlar. Bu güvercinler beyinlerinde bulunan manyetik bölüm sayesinde uzak yerlerden uçurulsalar bile alışkın oldukları yerlere kolaylıkla dönüş sağlarlar.

Paçalı güvercinler, dirsek üstlerindeki paçaları sayesinde bırakıldıklarında çok hızlı bir şekilde yükselirler ve havadaki gösterilerine, oyunlarına başlarlar. Ötmeleri boğuk bir sese sahiptir. Bu güvercinlerin oldukça fazla renk çeşidi bulunmaktadır. Güvercin soylarının çoğu paçalıdır, paçası kısa ve uzun olanlarda bulunmaktadır. Bu güvercin türlerinin paça kısımları uzadıkça daha çok kirlenme olacaktır bu yüzden daha özenli bakım isterler. Paçalarının ve tırnaklarının çok fazla uzaması sıkıntı yaratan bir durumdur bu sebepten dolayı belli periyodlarda kısaltılması bu türlerin daha sağlıklı hareket etmelerini sağlayacaklardır. Muhakkak bu işlemler yapılırken kesinlikle uzman kişiler tarafından yapılmalıdır. Uygulama sırasında yapılan küçük bir yanlış bile güvercinin kan kaybından ölmesine sebep olacaktır.

Paçalı GüvercinPaçalı güvercinler,  diğer  güvercinlere nazaran havada daha hızlı dönüşler yaparlar.Paçaları sayesinde rüzgardan çok fazla yararlanırlar.Bu güvercinlere kümeslerindeyken uzaktan bakıldığında fazlasıyla ürkek görünürler. Duruşlarıyla ve bakışlarıyla oldukça masum görünürler,bu durumda onları tatlı ve sevecen görünmelerini sağlamaktadır. Bu türler toplu olarak uçmayı çok severler ve tercih ederler. O kadar ki kümeslerinin önünde diğer türlerden kuşlar varsa uçmamayı tercih ederler. Bu gibi durumlarda güvercinleri uçurmak oldukça zordur ancak bir şeylerle korkutarak uçurabilirsiniz.Paçalı güvercinler, yemeklerini kontrol altında tutamazlar bu sebepten çok fazla yem yiyebilirler bu durumda onların zarar görmesini sağlar bu sebepten dolayı yemlerine sınırlamalar getirilmelidir. Günde en fazla 2 kere yem verilmelidir, sabah akşam verildiği takdirde güvercinler için yeterli olacaktır. Bu güvercin türleri yavruyken uçamazlar paçaları onları oldukça zorlar ancak büyüyüp geliştikçe uçmayı da çok çabuk kavrayacaklardır.
]]>
Arap Güvercini https://www.kuslar.gen.tr/arap-guvercini.html Thu, 04 Feb 2016 14:47:08 +0000 Arap güvercini, Renginin siyah olmasından dolayı bu adı almıştır. Irkı aralardan gelmiş olup gagasının ve bütün tüylerinin siyah olmasından Arap güvercin adını almıştır.Arap güvercinleri diğer güvercine göre

Arap güvercini, Renginin siyah olmasından dolayı bu adı almıştır. Irkı aralardan gelmiş olup gagasının ve bütün tüylerinin siyah olmasından Arap güvercin adını almıştır.Arap güvercinleri diğer güvercine göre daha hareketlidir. Havada çok taklalar atarak diğer güvercinlerden kendilerini ayırırlar.Tüyleri çok parlak olup o siyah rengin açıklığa çıkmasını yansıtırlar güvercin besleyicileri kendilerine hayran bırakır bağlarlar. Doğuda Mardin yöresinde çok  rastlanır Mardin de  kuyruklarının arasında bir tel beyaz bulunanlara ayna kuyruk adı verilir. Arap güvercinlerinin bir özelliğinde vücut yapısının düzgün olmayışıdır çirkin bir görüntüleri vardır bu sebepten dolayı çoğu güvercin severler beyaz güvercine rağbet ederler.  Arap güvercininin çok dans edici hareketleri olduğundan havada çok taklalar atabildiğinden maddi ve manevi değerlerini yükseltmektedir. Güvercinler çok çabuk evcilleştirilir buğday ve mısırla çeşitli  tane tohumlarla beslenir .Yediklerini direk kursaklarına gönderirler bunun sebep ide dişlerinin olmayışıdır sindirimleri kursakta başlar taşlıklarına devam eder  güvercinlerin su içmelerinde değişiktir normal kuşlar suyu içip kafalarını havaya kaldırarak kursaklarına gitmesini sağlarken güvercinler suya burun deliklerine kadar sokup kursaklarına vakum gibi çekerler. Terasta balkonda çatılarda beslenir bakılırlar. Eşlerine ve yuvalarına sadıklar dır devamlı aynı yerde kalmayı severler 

Arap GüverciniArap Güvercininde  Yumurtlama

Takriben 3 defa kuluçkaya yatar ve 18 günde yavruları yumurtadan çıkar.Yavru güvercinler bir haftada gözlerini açar anne ve babaları tarafından beslenir bir ay içerisinde de kendisi uçup yiyeceğini aramaya gider.Ömürleri 10 veya 15 senedir yumurtadan çıktıktan sonra  tüylerini dökene kadar ölüm riskleri çoktur tabi bu kış aylarının soğuk dan donup ölmeleri de vardır. Güvercin bakıcıları arada vitaminli yemlerden vermeleri lazım  tüyleri çıkan ve 1 ayı geçmiş güvercinlerin ömürleri uzun olur.Güvercinlerin göz renkleri pek belli değildir kuyruk uzunluğu ise  en kısa 14 santimdir takla atan Arap güvercinlerini alırken kuyruk boyuna dikkat edilmelidir.
]]>
Posta Güvercinleri https://www.kuslar.gen.tr/posta-guvercinleri.html Thu, 04 Feb 2016 14:46:56 +0000 Posta Güvercinleri, Birçok ırkta olduğu gibi safkan denebilecek bir posta güvercininin olması da imkansızdır. Zira 1850 yıllarından sonra özellikle Belçika'da çeşitli ırklara mensup güvercinler arasında yapılmı Posta Güvercinleri, Birçok ırkta olduğu gibi safkan denebilecek bir posta güvercininin olması da imkansızdır. Zira 1850 yıllarından sonra özellikle Belçika'da çeşitli ırklara mensup güvercinler arasında yapılmış olan eşleştirmeler neticesinde meydana gelmiş olan ve bugünkü yarış güvercinleri olarak da bilinen güvercinler ortaya çıkmıştır. Bu sebeple posta güvercinlerini diğer ırklarda olduğu gibi standart özelliklere sahip olması beklenemez. Örnek verilmesi gerekirse, bu güvercinler arasında tozluklu yahut paçalı olarak tabir edilebilenleri de mevcut, paçasız ile tozluksuz olanları da mevcuttur. Bunun yanı sıra kimi kuşlarda göğüs kısmında, mevcut olan bazı bango kuşlarda olduğu gibi gül çıkaranlarda bulunmaktadır. Geçen zaman içerisinde belirli soylar ortaya çıkmış olsa da, bu soylardan muhtelif renk ve desene sahip kuşların çıkması da çok doğal olarak görülmektedir.Posta Güvercinleri

Posta güvercinleri yarıştırılma maksadı ile yetiştirildiği için form özelliklerinden ziyade zeka ve bunun yanı sıra yarışlarda başarılı olması her zaman için daha fazla önemsenmiş durumdadır. Ayrıca posta güvercinlerinde gözle görünen bazı vasıflar aranmaz demekte tabi ki yanlış bir cümle olur. Bunun aksine, kuşun yarışmalardaki başarılarının yanı sıra fiziki olarak da istenilen özelliklere sahip olması her yetiştiricinin ortak arzularındandır. Bu vasıflar ise genel olarak; tüy yapısı, göz ve gaga yapısı, göğüs kemiğinin yanı sıra sırt ve bel biçimi, kanatlar, kuyruk ve denge olarak sıralanabilir. Kuşun rengi ve bazı unsurları ise fazla önem arz etmeyen özelliklerindendir.

]]>
Alaycı Kuş https://www.kuslar.gen.tr/alayci-kus.html Thu, 04 Feb 2016 14:46:36 +0000 Alaycı kuş kendi türü de dahil olmak üzere yirmi ve daha fazla kuş türünün sesleri yüksek seste arka arkaya tekrar edilebilen Minidae ailesine ait uzunluğu yaklaşık 27 cm uzunluğunda genelde gri renkli tüylere sahiptir. Alaycı kuş kendi türü de dahil olmak üzere yirmi ve daha fazla kuş türünün sesleri yüksek seste arka arkaya tekrar edilebilen Minidae ailesine ait uzunluğu yaklaşık 27 cm uzunluğunda genelde gri renkli tüylere sahiptir. Alaycı kuşların kanatlarında ve kuyruğunda tüyleri daha koyu renkli oluyorlar. Alaycı kuşların beyaz çizgileri bulunur ve bu kuşlara yeni dünya olarak da adlandırılıyor. Alaycı kuşlar ABD' nin Kuzey bölgelerinden Meksika ya kadar uzanan çok uzun bir coğrafyada yaşamını sürdüren ötücü bir kuş türüdür. Aynı zamanda Amerika Birleşik Devletleri nin Mississippi eyaletin sembollerden birisi oluyor. Alaycı kuşlar kuşgillerin en meşhurudur. Alaycı kuşlar çok usta bir taklitçi olduğu için, çok dilli anlamına gelen bilimsel adından da bellidir. Yapı özellikleri bakımından öbür alaycı kuşlara benzeyen özellikleri de vardır. Alaycı kuşun, şahane ötüşüne uygun düşmeyen gösterişsiz bir hali de vardır. Alaycı kusun 25 cm uzunluğunda grili ve beyazlı bir kuş türüdür.

Alaycı KuşAlaycı kuşun özellikleri:
  • Alaycı kuşlar uzun kuyrukları olan orta boylu kuşlardır.
  • Kuzey ve Güney Amerika' da Kanada' dan Meksika ve Arjantin'e kadar uzanan bölgede yaşarlar.
  • Alaycı kuşlar diğer kuşların ve diğer hayvanların seslerini aynen taklit etme yeteneğine sahiplerdir. Örneğin bir kurbağanın vıraklama sesini bile taklit edebilirler.
  • Alaycı kuşların kendi sesleri de oldukça güzel ve melodiktir.
  • Alaycı kuşlar ara ara diğer kuşları taklit ederek diğer kuşların sesiyle kendi seslerini karıştırıp yeni melodiler üretirler.
  • Ağaçlarda ve çalılıklarda yuva yaparlar.
  •  Yaklaşık 25 cm boyundalar.
  • Üstleri koyu gri, göğsü daha açık renktedir. Kanatlar siyah üstüne beyaz desenlidir.
]]>
Kuşlardaki Mucizevi Özellikler https://www.kuslar.gen.tr/kuslardaki-mucizevi-ozellikler.html Thu, 02 Apr 2015 04:13:31 +0000 Kuşlardaki Mucizevi Özellikler, kuşların akılcı davranışlarını kendi beyinleriyle düşünüp tasarladıklarını ve sahip oldukları fiziksel özellikleri yine kendi kendilerine planlayıp vücutlarında yerleştirdiklerini ile Kuşlardaki Mucizevi Özellikler, kuşların akılcı davranışlarını kendi beyinleriyle düşünüp tasarladıklarını ve sahip oldukları fiziksel özellikleri yine kendi kendilerine planlayıp vücutlarında yerleştirdiklerini ileri sürmek mantıksız bir iddiadan ibarettir. Gerçek ise, Allah'ın kuşları ve tüm canlıları muhteşem bir ihtişamla yarattığıdır. Allah yarattığı bütün canlılara birbirinden farklı özellikler vermiştir. Bu özelliklerle canlıların yaşamlarını sürdürebilmeleri, onların çevreleriyle uyum sağlayacak şekilde yaratıldıklarını ispatlar. Bu konuda kuşlar güzel bir örnek teşkil etmektedir.

Kuşların Fiziki Özellikleri

Kuşlar arasında binlerce farklı çeşitte üreme, yuva yapma, avlanma ve beslenme özellikleri vardır. Burada binlerce kuş türünden sadece birkaç tanesinin bazı özelliklerini ele alacağız. Bunlardan sadece bir tanesini incelemek bile Allah'ın sınırsız gücünü görmek için yeterli olacaktır. Uçmak çok fazla enerji gerektiren bir işlemdir. Bu da kuşların metabolizmasının diğer canlılara göre daha hızlı çalışmasını gerektirir. Kuşların sindirim, solunum ve dolaşım sistemleri de uçmaları için gerekli olan yüksek enerji tüketimine göre ayarlanmıştır.Kuşların uçabilmeleri için gerekli olan kanatlar da özel olarak tasarlanmışlardır. Her kuşun kanadı, kuşun kendi ağırlığına ve kendi gövdesinin şekline göre onu havaya kaldırabilecek bir özelliğe sahiptir.Kanat ve kuyruk tüyleri hafif, esnek ve birbiriyle çok uyumlu şekildedir. Kuşların uçabilmeleri için vücut ağırlıklarının minimum düzeyde olması gerekir.Bu sebeple kemiklerinin içi boştur ve vücutlarında da ağırlığı azaltan kesecikler bulunur.

Kuşlardaki Mucizevi Özellikler
Davranışları

Kuşlarda, beynin gelişmiş olmasına bağlı olarak, davranış şekilleri karmaşık bir hal almıştır. Özellikle sesle iletişim kurmaları gelişmiştir. İnsan dışında başka bir canlının sesini taklit etme özelliği sadece kuşlarda bulunan bir özelliktir. Ses analizleri tür ayrımlarında bir kriter olarak kullanılmaktadır. Beslenme, kur yapma, saldırma ve korunma gibi davranışlar türden türe değişiklik gösterir.
 
Kış uykusu

Kuşlar kural olarak, Çoban aldatanlar haricinde kış uykusuna yatmazlar. Kış uykusu sırasında vücut sıcaklığını 70 C' ye kadar düşürmez.

Yayılışları

Kuşların uçma yeteneğinin gelişmiş olması bütün dünyaya yayılmalarını sağlamıştır. Bazı kuşlar bu yüzden dünyanın her yerinde görülebilmektedir. Bazıları ise sadece belli bir bölgeye aittir. Tür sayısının en yoğun olduğu yerler tropik ormanlar. Güney Amerika, hele de Amazon kuş türü bakımından en zengin bölgelerdir. Tür olarak en fakir yerler ise, kutuplar ve kutuplara yakın soğuk yerlerdir.

Göçmen kuşlar

Kuşlarda göç, yılın belli bir döneminde kuluçkaya yattığı yerden uzak olarak geçirmek anlamına gelir. Gezici kuşlar, kuluçka yerinden farklı yönlere doğru kısmen ayrılan kuşlardır. Yerli kuşlar, sürekli kuluçka bölgesinde kalan kuşlardır. Her üç grubunda içinde geçiş formu gruplar da bulunur. Göç davranışı, kuluçka bölgesinde geçici olarak besinin azalması ile ortaya çıkabilir. Kuzey tarafındaki kuşların soğuk mevsimle göç ettikleri bilinmektedir. Örneğin suya bağlı olan kuşların yaşadıkları yerde suların buz tutmasıyla veya güneyde yaşayanlarda kuraklık nedeniyle yazın kuzeye doğru göç davranışı başlar. Çoğu kuşta, kışı geçirme ve kuluçkaya yatma bölgeleri kalıtsal olarak belirlenmiştir. İlkbaharda ya da yazın iç, kısmen de olsa dış etkilerle göç başlatılır.

Kuşların uçuşunda, akıl ve şuurdan yoksun bu hayvanların kendi kendilerine başaramayacakları özellikler söz konusudur. Günümüzde bilim adamları arasında kuşlardaki bu olağanüstü yeteneklerin önceden programlanmış olduğu görüşü onaylan]]> Boran Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/boran-kusu.html Thu, 02 Apr 2015 03:53:09 +0000 Boran Kuşu, bu kuş deniz kuşları türlerinden biridir. Ayrı bir familya oluşturan bu kuş türlerinin hepsinin sırt tüyleri koyu boz veya kahverengidir. Göğüsleri daha açık renktedir. Rüzgarlı havalarda dengelerini kaybetmeden u Boran Kuşu, bu kuş deniz kuşları türlerinden biridir. Ayrı bir familya oluşturan bu kuş türlerinin hepsinin sırt tüyleri koyu boz veya kahverengidir. Göğüsleri daha açık renktedir. Rüzgarlı havalarda dengelerini kaybetmeden uçabilmelerini sağlayan oldukça uzun ve güçlü kanatları vardır. Bu özellikleriyle boran kuşu yada fırtına kuşu adıyla da anılırlar. Bu kuşlarında burun delikleri gagalarının üzerinde birleşen genişçe bir boru şeklindedir.

Boran Kuşlarının  Avlanma Şekilleri:

Bu kuş türü denizin üzerinde dolanarak avlanan perde ayaklı kuşlardır. Kuzey yarım kürede yaşayan türleri suyun üzerinde kısa ve hızlı adımlarla yürür gibi dolaşırken, Güney yarım küredeki türler suyun üzerinde sıçrayarak yem ararlar. Buna karşılık türlerden çoğunun bacakları kısa ve güçsüz olduğu için karada yalpalayarak yürürler.
 Boran Kuşu
Boran Kuşlarının  Üreme Şekilleri:

Denizin üzerinde kilometrelerce uçabilen bu kuşlar, karaya yalnızca üremek için çıkarlar ve kalabalık koloniler halinde yuvalanırlar. Yuvalarına geceleri girip çıktıklarından varlıkları kolay kolay belli olmayan bu kuşlar, aslında geceleri çok gürültücü olurlar. Dişi boran kuşu kaya yarıklarına veya kıyıdaki yumuşak topraklarda kazdıkları oyuklara beyaz tek bir yumurta bırakırlar. Türlerinin en tanınmış olanı Avrupa kıyılarının adalarında ve kayalıklarında ürerler.

Ayrı bir familyanın üyesi olan dalıcı boran kuşları tombul gövdeleri ve kısa kanatlarıyla bu en yakın akrabalarına hemen hiç benzemeyen siyah-beyaz renkteki kuşlardır. Ayrıca boran kuşları gibi suyun üzerinde sekerek yada dolanarak değil dalarak yiyeceklerini ararlar.
]]>
Alakarga https://www.kuslar.gen.tr/alakarga.html Mon, 05 Jan 2015 06:05:34 +0000 Rüyada deniz kızı görmek, hayallerinizin gerçekleşeceğine, huzura, mutluluğa, işlediğiniz bir günahtan dolayı tövbe edeceğinize işaret eder. Aşk hayatınızda birtakım hayal kırıklıkları yaşayacağınıza, yolculuk yap Rüyada deniz kızı görmek, hayallerinizin gerçekleşeceğine, huzura, mutluluğa, işlediğiniz bir günahtan dolayı tövbe edeceğinize işaret eder. Aşk hayatınızda birtakım hayal kırıklıkları yaşayacağınıza, yolculuk yapacağınıza, rüya sahibi erkekse güzel bir bayanla tanışacağına, arkadaşlarınız ile olabilecek sorunlara işaret eder. Ayrıca moral bozukluğu, can sıkıntısı yaşayacağınıza, planladığınız işlerin yolunda gitmeyeceğine, uğursuz olaylar yaşayacağınıza, hayırlı kişilerle tanışacağınıza işarettir. Mutlu olacağınız bir haber alacağınıza, geçim sıkıntısından kurtulacağınıza, sevgilinizle yaşayacağınız sorunlara, destek gördüğünüz bir insana işarettir.

Bu tür bir rüya gören kişi yaşamında çelişkiler yaşadığına, kararsız bir yapıya sahip olunduğundan dolayı ikili durumlarda karar veremediğine, hayatta karmaşık olaylar yaşandığına, sağlıklı kararlar verilemediğine işarettir. Özellikle kişisel meselelerde başarı yaşayacağına, aile içindeki sıcaklık ve mutluluğa, yaşanan üzüntülü bir olayın son bulacağına, rüyayı gören kişinin sabrının zorlanacağına işarettir. Rüyayı gören kişinin rızıktan ve kazançtan yana hakkettiğini bulacağına, hayallerinin gerçekleşeceğine işaret eder. 

Rüyada Deniz Kızı Görmek

Diğer yorumculara göre rüyada deniz kızı görmek, rüya sahinin sosyal hayatında arkadaşı aracılığı ile tanışacağı birine, kurulan hayallerin boşa gideceğine, ticaret hayatında yüklü paralar kazanacağına, huzurlu bir hayat yaşanacağına işaret eder. Ayrıca uzaktan gelecek olan yolcuya, arzuların gerçekleşeceğine, hatalı bir davranışa, nimete nankörlük edeceğine, hüzün ve kedere, sıkıntıya düşmeye işarettir. Maddi ve manevi kazançlara, uzun bir ömre, ilim sahibi olmaya, herkes için hayra ve iyi olaylara, beklentilerin gerçekleşeceğine, insanın yaşamına anlam katacak olayların yaşanacağına, peş peşe çıkılacak olan yolculukları, hayallerinizden vazgeçeceğinize, adaletli bir devlet memuruna işarettir.

Aynı zamanda büyük bir makama erişeceğine, makamdan hayır ve iyilik göreceğine, şiddetli bir sıkıntıya düşeceğine, günahlarına tövbe edemeden ölür. Bir devlet başkanı ile tanışır ve büyük bir mevki sahibi olur. Yaşadığı memlekete bir felaket geleceğine, hasta ise iyileşeceğine, fakirse zengin olacağına, keder ve sıkıntısı varsa ferahlayacağına, musibete, hapis yatacağına, düşmanına karşı üstün geleceğine, ümit edilen olayların gerçekleşeceğine, dünya işlerinde sıkıntı yaşayacağına işaret eder. 
]]>
Dokumacı Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/dokumaci-kusu.html Mon, 05 Jan 2015 03:34:33 +0000 Dokumacı Kuşu, genellikle Afrika, Avustralya ve ya Avustralya çevresinde bulunan adalarda yaşayan, Passeroidea familyasında olan bir kuş türüdür. Kuş türleri arasında en çalışkan tür olarak bilinen ve yapmış oldukları yuv Dokumacı Kuşu, genellikle Afrika, Avustralya ve ya Avustralya çevresinde bulunan adalarda yaşayan, Passeroidea familyasında olan bir kuş türüdür. Kuş türleri arasında en çalışkan tür olarak bilinen ve yapmış oldukları yuvaların sanatsal olmasından dolayı, Dokumacı Kuşu olarak adlandırılırlar. Yuvalarını inşa etmek için kullandıkları malzemeler genellikle; yeşil otlar ve palmiye yapraklarıdır. Yapmış oldukları yuvalar ile bilinen ve genellikle yuvalarını, bir ağaç dalından sarkıtarak vazo şeklini vermektedirler. Bunun yanı sıra, yuvalarının görünüm şekli şişe ve küre şeklinde de yapabilirler. 

Dokumacı Kuşu Özellikleri:

  • Büyüklükleri ve ağırlıkları bir serçe kadardır.
  • Erkeklerin kafasının üzerinde kırmızı renk bulunmaktadır.
  • Dişinin kafası üzerinde Sarı renk bulunmaktadır.
  • Yuvanın dışını erkek kuş yapmaktadır. Dişi kuş sadece iç kısmını yapmaktadır.

Güney Afrika civarında yaşayan Dokumacı kuşu yapmış olduğu yuvalar ile görenleri büyülemektedir. Yaklaşık olarak 4 metre civarında ve 200'ün üzerinde kuşu barındırabilen bu yuvaları, çok kısa süre içerisinde yapmaktadırlar.

Dokumacı Kuşu

Dokumacı Kuşu, büyüklük olarak bir serçe ile aynı büyüklükte ve ağırlıktadır. Erkek Dokumacı Kuşun kafası üzerinde kırmızı, dişi kuşun kafası üzerinde ise sarı renk bulunmaktadır. Bu sayede kolayca cinsiyet ayrımı yapılabilmektedir. Genellikle, dişilere kendilerini beğendirmek için, yuvaları erkek kuşlar yapar.  Dişi kuşlar sadece yuvanın içi ile ilgilenmektedir.

Dokumacı Kuşu yapmış olduğu yuvaya başlamadan önce, yuva yapımında kullanacağı malzemeleri ayarlar. İlk kez bir yuva yapacak olan kuş bile oldukça profesyonel bir yuva yapabilmektedir. Ve yapmış oldukları yuvalar asla yağmur suyunu içeriye geçirmeyeceği için ve rüzgara dayanıklı oldukları için uzun yıllar boyunca rahatça kuşlar tarafından kullanılmaktadır. 

Kuluçka dönemleri 28 ya da 30 gün olmaktadır. Bu dönem zarfında hem dişi kuş hem de erkek kuş kuluçkaya yattığı bilinmektedir. Bu kuşlar doğacak olan tüysüz yavrularının soğuktan koruması ve zarar görmemesi için, yaptıkları yuvanın içine kıl gibi malzemelerle izolasyon yapmış olur. Böylece yeni doğan yavru soğuktan etkilenmez. 

Dokumacı Kuşu, asla tek yaşayamaz. Sürüler halinde yaşadığı bilindiği için, ekin ekilen tarlalara büyük bir zarar verebilir. Üreme zamanı geldiğinde ise, erkeklerin tüyleri bir anda parlamaya başlar. Genellikle böceklerle ve tahıl ile beslenmektedir.

]]>
İskete Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/iskete-kusu.html Wed, 24 Dec 2014 00:01:22 +0000 İskete kuşu, bunun anlamı, Latince “Yabani kenger otu” anlamına gelen “ Carduus “ sözcüğünden türemiş “Saka” anlamına gelmektedir. Halk arasında çoğunlukla saka kuşu olarak bilinir. İskete Kuş İskete kuşu, bunun anlamı, Latince “Yabani kenger otu” anlamına gelen “ Carduus “ sözcüğünden türemiş “Saka” anlamına gelmektedir. Halk arasında çoğunlukla saka kuşu olarak bilinir.

İskete Kuşunun Özellikleri

Ortalama 12 cm civarında, kısa çatalkuyrukları olan ve küçük kafalı bir kuştur. Kanatları genellikle koyu renkli olur ve üzerlerinde sarı veya sarımtırak renkli motifler bulunur. Gövde kenarları boyuna doğru koyu renklerle işlenmiş ve kuyruk uçları sarı motiflerle bezenmiştir. Kanatlar açıldığında kanatlardaki sarımtırak motifler bir şerit gibi görünür. Erkek iskete kuşunun gaga altı ve başı siyahtır. Gerdan ve kaşı yeşilimsi sarıdır. Dişilerde ise takke yeşilimtırak gridir.

İskete Kuşunun Yaşam ve Beslenmesi

Genellikle iğne yapraklı ve karışık ağaçlı ormanlarda yaşarlar. Ladin ormanlarında sık rastlanırlar. Kızılağaç ve huç ağaçlarına konarak keten kuşları gibi bunların tohum ve kediciklerini yerler. Bu nedenle genellikle keten kuşlarıyla birlikte görülürler. Köpüklü ağustos böceklerini, testereli arıları, yaprak pirelerini, sivrisinekleri ve bunlara benzer birçok böcek türünü yiyerek beslenirler. İskete kuşları çoğu zaman atmacalara yem olurlar.

Karabaşlı iskete kuşları yarı göçmen kuş gruplarına girerler. Kışı Güney Avrupa’da geçirir ve oldukça büyük sürüler halde bulunurlar. Oldukça hareketli bir kuş türü olup yuvalama dönemlerinde bile sıkça yer değiştirirler. Yuvalarını ladinlerin yüksek kesimlerine yaparlar ve ürkek bir kuş sayılmazlar.

İskete Kuşu

İskete Kuşunun Ötüşü

Biri pes ve diğeri tiz olmak üzere iki heceleri vardır. Bunlar “tilö ve tlüi”. Küme şeklindeki uçuşlarda bu sesler birbirine karışır. İskete kuşları beslenirken veya uçarken boğuk bir “tetete” sesi çıkarırlar.

İskete Kuşunun Dağılımı

Avrupa’da ve Asya’nın bir bölümünde yaşayan iskete kuşları Türkiye’de sadece Karadeniz Bölgesinde bulunur. Göç sırasındaysa hemen hemen her yerde görülebilirler. İskoçya, İskandinavya’nın güney kesimlerinde, İskoçya, Balkanlar, Orta ve Kuzey Avrupa’da; Alpler, Pirenler, Balkanlar ve Kafkaslarda görülür.

]]>
Kızılgerdan https://www.kuslar.gen.tr/kizilgerdan.html Wed, 24 Dec 2014 00:01:05 +0000 Kızılgerdan kuşu, eski zamanlarda karatavukgiller sınıfındayken şimdilerde ise sinekkapangiller familyasında sınıflandırılan güzel ötüşü olan şirin bir kuştur. Ortalama 13-15 cm boyunda olan sırtı süt kahverengi, g Kızılgerdan kuşu, eski zamanlarda karatavukgiller sınıfındayken şimdilerde ise sinekkapangiller familyasında sınıflandırılan güzel ötüşü olan şirin bir kuştur. Ortalama 13-15 cm boyunda olan sırtı süt kahverengi, göğsü turuncuya benzer parlak kızıl bir rengi olan kızılgerdan kuşunun karnı beyaz renktedir.

Kızılgerdan Kuşunun Yaşam Alanları ve Beslenmesi

Genellikle geniş ormanlarda, ağaçlıklarda ve bahçelerde yaşarlar. Kuru otlardan ve yapraklardan ağaç kovuğuna veya çalıların arasına yaptığı yuvalarda yaşarlar. Bu yuvalara dişiler beş veya altı yumurta bırakabilir. Bu kuş türleri kurtlar, böcekler ve omurgasızlarla beslenirler.

Kızılgerdan Kuşlarının Davranışları

Bu kuşlar oldukça hareketli kuş türleridir. Kuyruklarını sürekli dik tutarlar ve oldukça hareketlilerdir. Erkek kızılgerdan kuşları kendi bölgesine giden başka kızılgerdan kuşlarına karşı sert tavır sergilerler. Kızılgerdanlar arasında sürekli mücadele vardır. İyi bir bölgeye sahip olan bu kuşlar hem aç kalmazlar hem de yaşam alanlarında rahat ederken kendi bölgesini diğer etmenlere karşı savunamayanlar açlıktan ölme tehlikesi yaşarlar. Zaman zaman bu kuşlar bölgelerini savunurken öyle büyük mücadelelere girerler ki ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalırlar. Ölümlerinin sebepleri %15 oranında bu savaşlara bağlıdır. Bu kuşların göğüslerindeki kızıllığın tek amacı bölge savunmasıdır.

Kızılgerdan kuşlarının ebeveynlik duyguları oldukça güçlüdür. Hatta bir yavrunun ebeveyni öldüğünde başka bir dişinin ona sahip çıktığı sık görülen durumlardır. Kendileri için rakip gördüklerine karşı agresif ötüşleriyle tavırlarını belli ederler. Şayet rakipleri kendilerine karşılık verir ve bölgeyi terk etmezlerse tüylerini kabartarak kuyruklarını diker ve göğüslerindeki kızıllıkları göstererek rakiplerini tahrik ederler. Rakibi yine bölgeden ayrılmazsa ona kenetlenerek gözlerini çıkarmaya çalışır. Dövüşleri çok uzun sürer ve çoğunlukla ölümle sonuçlanır. Kendileri ise karga, kartal ve baykuşlara yem olurlar.

Kızılgerdan Kuşlarının Dağılımı

Genellikle Avrupa’nın kuzeyinde çoğalıp kışın hayatlarını Kuzey Afrika ve Ortadoğu gibi ülkelerde geçirip yazları ılık iklimi olan bölgelere göç ederler. Türkiye’de Marmara, Ege ve Karadeniz Bölgelerinde bulunurlar. 

]]>
Pelikan https://www.kuslar.gen.tr/pelikan.html Thu, 18 Dec 2014 19:59:25 +0000 Pelikan, su kenarlarında yaşayan ve kutan olarak ta bilinen bir kuş ırkıdır. İlkbaharda çoğu kez uzaktan bakıldığında su üzerinde ya da karada tamamen pembe renkte görünen sürüler halinde bulunurlar. Aynı takım içinde ye Pelikan, su kenarlarında yaşayan ve kutan olarak ta bilinen bir kuş ırkıdır. İlkbaharda çoğu kez uzaktan bakıldığında su üzerinde ya da karada tamamen pembe renkte görünen sürüler halinde bulunurlar. Aynı takım içinde yer alan aynaklar, kaşıkçılar ve balıkçıllar ise uzak akrabalarıdır. 

Pelikan Özellikleri
  • Erişkin pelikanlar saf beyaz ya da göz alıcı parlaklıkta pembedir. 
  • Gagasının altında genişleyebilen derimsi bir torba vardır. 
  • Ayaklarının dört parmağı da perdeli şeklindedir. 
  • Kesesinin içinde balık biriktirerek beslenirler. 
  • Koloniler oluşturarak üreyen pelikanlar genel olarak toplu olarak avlanırlar.
  • Yuvalarını genellikle sazlık bölgelerde ve toprak üstünde ot ve kamıştan yaparlar. 
  • Çok iyi şekilde yüzer ve uçarlar.
  • Kanat açıklıkları üç metreye kadar ulaşabilir. 
  • Kış mevsiminde sıcak bölgelere göç ederler. 
  • Az derin sularda avlanmayı tercih ederler. 
  • Gözleri pembe yüzünde rahatlıkla görülebilecek kadar koyudur. 
  • İki ya da üç tane yumurta yaparlar. 
  • Uçuşları güçlüdür ve toplu halde sarmal bir şekilde uçarlar. 
  • Kıvrık ve kabarık tepe tüyleri en önemli ayırıcı özellikleridir. 
  • Erkekler genellikle dişilerden daha büyüktür ve gagaları da daha uzundur.
  • Perdeli ayakları sayesinde çok iyi yüzücüdürler. 

Pelikan

Pelikanlarda Beslenme 

Pelikanlar, 30 cm uzunluğa kadar olan balıklarla beslenirler. Suda yaşayan avlarını, su yüzünden ya da su yüzüne yakın olan derinliklerden alırlar. Boğaz keselerini genişleterek çok sayıda balık avlarlar. Ama su üstünde keselerindeki suyu boşalttıktan sonra avlarını yutarlar. Büyük olan balıkları yakaladıktan sonra havaya fırlatır ve havada yakalayıp yutarlar. Diğer pelikanlar, balık avlamak için genelde suya dalış yaparlar. Derin sularda  pelikanlar genellikle yalnız başlarına avlanırlar. Derin yerlerde ise grup halinde avlanırlar. 

Pelikanlarda Hastalık 

Diğer kuşlarda olduğu gibi pelikanlar da çeşitli parazitlerden etkilenmektedir. Özellikle kuş sıtması, sivrisineklerle taşınır  ve bu sivrisineklerin yoğun olarak bulunduğu yerlerde pelikanlar, bulundukları yeri terk etmek zorunda kalırlar. Sağlıklı olan pelikanlar, bitlerle başa çıkabilirler. Ama hasta olan pelikanların üstünde yüzlerce bit barınabilir. Bu da onların ölmelerini hızlandırır. Bazı kuşların boğaz keselerinin içi tamamen bitlerle kaplıdır. Çok zarar vermeseler de iltihaplanma ve kanama nedeniyle bitler kuşlara zarar verebilir. 
]]>
Yalı Çapkını https://www.kuslar.gen.tr/yali-capkini.html Thu, 18 Dec 2014 19:53:36 +0000 Yalı çapkını, çoğunlukla tropik bölgelerde, göl ve deniz kenarlarında yaşayan bir kuş türüdür. Bu tür tüm dünyada yayılış alanı göstermektedir. Yerel adının çapkın olmasının nedeni, durup etrafı izlemeleridir.  Yalı çapkını, çoğunlukla tropik bölgelerde, göl ve deniz kenarlarında yaşayan bir kuş türüdür. Bu tür tüm dünyada yayılış alanı göstermektedir. Yerel adının çapkın olmasının nedeni, durup etrafı izlemeleridir. 

Yalı Çapkını Özellikleri 
  • Yalı çapkının başları büyük, boyunları kısa ve gagaları uzun, kuvvetlidir. 
  • Sırtı mavimtırak yeşil renkte, karnı pas renginde ve 17 cm uzunluğunda bir kuştur. 
  • Balık ve böcekleri yiyerek beslenirler. 
  • Kuyruğu kısa, kanatları yuvarlak, bacakları kısa ve zayıftır. 
  • Yalı çapkını eşleri, birbirlerinden hemen ayrılmayıp beraber avlanırlar ve beraber bölgelerini savunurlar. 
  • Nehir kenarında, toprakta kazdıkları oyuk yuvalarda yaşarlar. 
  • Genellikle sesiyle kendini fark ettiren, aynı zamanda havada asılı kalabilen bir kuş türüdür. 
  • Boyları 27 cm kadardır. 
  • Göz alıcı renklere sahiptirler. Erkeklerin renkleri dişilere göre daha parlaktır. 
  • Dişi yalı çapkınları ortalama olarak 7 yumurta yumurtlarlar. 
Yalı Çapkını Yaşamı 

Yalı çapkını erkek ve dişiler, yavrularıyla beraber ilgilenirler. Ayrıca yavrularını nöbetleşerek beslerler. Anne babadan biri yiyecekle geldikçe, yavrulardan her biri sırasıyla oyuğun giriş kapısına gelir. Yavrular günde ortalama olarak 6 küçük balık yerler. Daha sonra bu durumlarından sıkılıp birbirlerinden ayrılırlar.

Yalı ÇapkınıHiçbir zaman yuvaları yan yana olmaz. Çünkü bu kuşlar yalnız olarak yaşarlar. Yalı çapkınlarının çiftleşmesi de çok ilginç bir şekilde olur. Yalı çapkınları, yuvalarını yaptıktan  sonra erkek yalı çapkını bir balık yakalayarak dişi olana ikram eder. Onu besledikten sonra çiftleşme gerçekleşir. Kuluçka süreleri genel olarak 19-21 gün arasındadır. Yavrular çıplak doğarlar ve iki hafta içerisinde tüyleri çıkar. Daha sonraki haftada uçmaya hazır olurlar. Yalı çapkını, avlarını yakaladıkları zaman çok hızlı davranırlar. 90 km'ye ulaşan bir hızla suya dalabilen bu kuşlar, bu hızla 60 cm. derindeki avını yakalayabilmekte ve daha sonra kendi ekseni üzerinde dönüp, kanatlarını kürek gibi kullanarak su üzerine çıkmaktadırlar. Avlarını kaçırmamak için mükemmel bir zamanlama yapan kuşun dalması ile çıkması üç saniyede gerçekleşir. Bu da onun bir savaş uçağı kadar hızlı hareket edebildiğini gösterir. Çok ilginç bir şekilde avlarının suda farklı açıda görünmesine rağmen onları yakalayabilmeleri, bu kuşların ne kadar zeki olduklarını ve optik bilgisine sahip olduklarını göstermektedir. Aynı zamanda  yalı çapkınları sayısı, çevre kirliğini ve doğaya verilen tahribat nedeniyle günden güne azalmaktadır. Bu kuşların neslinin tükenmemesi için elimizden geleni yapmamanız gerekir. 

]]>
Toy Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/toy-kusu.html Thu, 18 Dec 2014 19:50:00 +0000 Toy kuşu, nesli hızla tükenen ve ürkek olan bir kuş türüdür. Yaşam alanları çok geniş bir coğrafyaya yayılsa da çoğu yerde nesli tükenmiştir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de avcıların hedefi oldukları için h Toy kuşu, nesli hızla tükenen ve ürkek olan bir kuş türüdür. Yaşam alanları çok geniş bir coğrafyaya yayılsa da çoğu yerde nesli tükenmiştir. Diğer ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de avcıların hedefi oldukları için hızla tükenmektedirler. 

Toy Kuşu Özellikleri 
  • Toy kuşları genellikle bataklık kenarlarında ve ekin tarlalarında yaşarlar. 
  • Yeşil bitkiler, tohumlar ve böceklerle beslenirler. 
  • Bu kuşlar göçmen türü kuşlardır. 
  • Uçabilen en büyük kuş türüdür. 
  • İri bir vücuda sahip oldukları için hızlı bir şekilde uçamazlar. 
  • Erkek toyların kanat açıklığı, 260 cm uzunluğa, dişilerin ise 18 kg'a ulaşmaktadır. 
  • Kahverengi tüylü, iri bacaklı kuşlardır. 
  • Toy kuşlarının eti lezzetli olduğu için avcılar tarafından avlanılmaktadır. 
  • Bacak ve boyunları uzun, gagaları kısadır. 
  • Kuluçka süreleri 20-30 gün arasındadır ve en fazla 3-4 yumurta yaparlar. 

Toy Kuşu

Toy Kuşlarının Yaşamı 

Toy kuşlarının yuvalama alanları deniz seviyesiyle 3000 metre arası yükseklikte olabilir. Genellikle tahıl ekilen tarım alanlarında yuva yaparlar. Yuvalarının çevresinde boş araziler bulunması, yiyecek ve koruma sağlaması açısından önemlidir. Toy kuşları, fazla yağış alan ya da çok kurak olan bölgelerden kaçınır. Bu nedenle düzensiz bir şekilde göç ederler. Bu tür kuşlara karşı en büyük tehlike, uygun yaşam alanlarının yok olmasıdır. Bozkır alanlarının sürülmesi, yoğun olarak otlatma, ağaçlandırma, sulama ve yol çalışmaları uygun yaşama ve üreme alanlarının bölünmesine neden olmaktadır. İnsan baskısının artması bu tehlikeler arasında yer alır. Özellikle avcıların düzensiz bir şekilde avlanmaları ilk sırada yer alır. Toy kuşlarının birbirlerine karşı kur yaptıkları zamanda rahatsız edilmeleri üreme başarısını düşürmektedir. Toy kuşları,  hızlı hareket edemediklerinden dolayı, rahatsız edildiklerinde oradan kaçıp elektrik telleri ile çarpışmaları sonucu ölmektedirler. Toy kuşları kendilerini korumak için ilginç bir koruma hareketi yaparlar. Yapılan gözlemlere göre toy kuşları tehlike anında kendilerine saldıran diğer kuşların yüzlerine pislerler ve böylece kuşlar yere düşüp etkisiz hale gelirler. Toy kuşları çok nadir şekilde öterler. Sesleri ancak kısa mesafede duyulur.
]]>
Üveyik https://www.kuslar.gen.tr/uveyik.html Thu, 18 Dec 2014 19:35:56 +0000 Üveyik, kuşu güvercingillerdendir. Boy olarak kumru veya güvercinden biraz daha küçüktür. Şirin, zarif, ürkek ve narin bir görünüşü vardır. Boynunda bulunan kınalı halesiyle, rengârenk tüyleriyle ve kanatlar Üveyik, kuşu güvercingillerdendir. Boy olarak kumru veya güvercinden biraz daha küçüktür. Şirin, zarif, ürkek ve narin bir görünüşü vardır. Boynunda bulunan kınalı halesiyle, rengârenk tüyleriyle ve kanatlarıyla sanki dantela gibi motifleriyle göz kamaştırıcı bir güzelliğe sahiptir. Üveyik kuşunun çoğunluğu mavi, yeşil ve grimsi bir genel görüme sahip olup tüylerinin altı beyaz tüylerle süslenmiştir.

Ülkemizde oldukça sık görülen üveyik kuşu genellikle dağlık kesimlerde ağaçların üzerini kendisine mesken edinmiştir. Üreme mevsiminde erkek üveyik kuşları çam ağacının üzerine konarak kendisine has sesiyle “turrrg, turrrg” diye öter. Avcılık ile uğraşan kişiler için bu ses bir hastalıktır. Çünkü onların iyi bir av hayvanıdır. Ava gidip de tavşan veya keklik vuramayan avcıların yöneldiği hayvan üveyik kuşlarıdır. Bu kuşlar çok ürkek olduğu için en ufak bir sesten tedirgin olarak kaçar. Bu yüzden üveyik kuşu avlayacak avcının tecrübeli olması ve çok dikkatli yanına sokulması gerekir. Üveyik kuşu genellikle üreme mevsimlerinde daha sık avlanabilirler. Çünkü erkek üveyik kuşları üreme mevsiminde sıkça öttüğü için yerlerini belli ederler ve avcılarda rahatça avlayabilir.

Üveyik Kuşlarının Beslenme Kaynakları

  • Küçük böcek türleri
  • Mısın taneleri
  • Ayçiçekleri
  • Tahıllar (Buğday, mısır, pirinç vs.)

Üveyik kuşları çok hızlı yuva yaparlar ve bu özellikleriyle ün salmışlardır. Genellikle sürü halinde gezen üveyik kuşlarının ortalama yaşam süreleri 4-5 yıl arasıdır. Ortalama ağırlıkları 300-500 gram arasında olup boyları 10-15 santim arasında değişiklik göstermektedir. Çok narin bir yapıya sahip oldukları için saçma isabet eder etmez ölürler.

ÜveyikÜveyik Kuşlarının Yuvası

Sürü şeklinde gezen ve birbirleriyle uyumlu bir yaşam süren üveyik çiftleri bahar ayı geldiğinde yuva yapmaya koyulurlar. Yuvalarını sık çalılıkların arasına koydukları dallardan yaparlar. Yuvasını çalılık içerisine öyle gizlerler ki bir çalılığın yanına gelseniz ve size “O çalılık içerisinde bir üveyik kuşu yuvası var” deseler. Bu düşünceye göre arasanız da kolay kolay bulamazsınız. Şayet yuva içerisinde yumurta varsa ancak yumurtalardan fark edebilirsiniz.

Üveyik Kuşlarının Bakımı

Üveyik kuşlarını evcilleştirip bakmak istiyorsanız hiç de zor bir bakımı olan kuş değillerdir. Kolay evcilleşir ve ortama çabuk uyum sağlarlar. Sınıfı güvercingiller olduğu için arpa, buğday, pirinç gibi tahılları oldukça severler. Evde kafeste beslenebileceği gibi güvercin kümeslerinde de beslenebilirler.

Üveyik Avının Püf Noktaları

Ava çıkmadan önce tam teçhizat hazırlığınızı yapmalısınız. Üveyik avı için en ideal fişek 8-9 numara 24 gramdır. En az üç tane plastik mühre bulundurmanız şart. En önemli unsur iyi bir kamuflajdır. Çalılık tarzı bir renle kıyafetinizi giydikten sonra av yerine varınca sazlık veya söğütlerden kestiğiniz dallarla üzerinizi kapatabilirsiniz. Arkanızı yeşile vererek gelen kuşun bizi göremeyeceği şekilde dal veya budaklardan yapacağımız gizlenme yerimizi hakim bir nokta seçmelisiniz. Üveyik kuşuna üç açıdan da ateş edebileceğiniz bir yer olmalıdır. konumlanacağınız yeri seçerken dikkat etmeniz gereken bir nokta da üveyik kuşunu vurduğunuzda düşeceği yerin kolay bulunur olmasıdır. O kadar zahmet edip kuşu vurduktan sonra bulamayacağınız bir yer olursa kuşu bulamadığınıza çok üzülürsünüz. Mühleyi koyduğunuz mesafe sizin görüş açınızda olmalıdır. Mühleyi gören üveyik kuşu atış alanınıza girmiş demektir. Sonrası size kalmıştır.

]]>
Puhu Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/puhu-kusu.html Wed, 17 Dec 2014 13:21:19 +0000 Puhu Kuşu, baykuş ailesine mensuptur. Ormanlık alanlar, dik yamaçlar, kayalıklar, dağlar yuvalarıdır. Bu kuşlar turuncu veya altın sarısı parlak ve haşin bakışlı gözleri, büyük kanat açıklığı, çizgili siyah-kahverengi Puhu Kuşu, baykuş ailesine mensuptur. Ormanlık alanlar, dik yamaçlar, kayalıklar, dağlar yuvalarıdır. Bu kuşlar turuncu veya altın sarısı parlak ve haşin bakışlı gözleri, büyük kanat açıklığı, çizgili siyah-kahverengi sırtları ve iri yapıları ile ayırt edilebilirler. Çenelerinden göğüsün üst bölgesine kadar beyaz renkli tüyleri vardır. Yerleşik yaşama sahip puhu kuşuna  Avrupa, Asya, Kuzey Afrika kıtalarında rastlarız. Doğada en fazla 20 yıl yaşayabilen bu kuşların doğada bilinen bir düşmanı yoktur. 
Ana besini memeliler olup, yılan, balık, kertenkele, kurbağa ve kuşları da avlarlar. Gece kuşudur, en çok şafakta alaca karanlıkta aktiftirler.
Gün boyunca tek veya çift olarak ağaçlarda, kayalarda tünekler. Gece görüşleri artar. Boyunlarını  270 dereceye kadar çevirebilmektedirler. Sessiz uçuş yaparlar, uzun mesafe uçuşlarda yumuşak kanat çırpışlarına süzülme hareketiyle ara verirler. 

Puhu Kuşunun beden ölçüleri şu şekildedir:
  • Boy: 60-73 cm arasında değişmektedir.
  • Ağırlık:  Dişiler 2,2 kilogram ila 4,2 kilogram arasında bir ağırlığa sahiptirler.
  • Kanat Boyu: 50 cm ye varır.
  • Kuyruk Boyu: 31 cm. ye kadar ulaşmaktadır.
Puhu kuşu eşi ile birlikte yaşar. Aralarında tam bir dayanışma vardır. Kuluçka süresinde de baba kuş anne kuşu besler. Yavrular büyüyüp yuvayı terk ettiklerinde eş bulup yeni yuva kurarlar. Genelde göç etmezler, bulundukları yerde yaşarlar. Yuvalarını kaya yarıkları, uçurum ve yamaçlara kurmayı tercih ederler. Örneğin Avrasya Puhuları Ayrupa'da 2000 metre,  Orta Asya ve Himalayalar'da ise 4500 metrelik yüksek alanlara yerleşmektedirler. Terkedilmiş yuvaları da kullandıkları gözlenmiştir.

Puhu Kuşu

Kuluçka ve Sonrası

Üreme erkek puhu kuşunun çiftleşme alanını küçük bir çukur kazarak dişiyi davet etmesi ile başlar. Dişi 3 günde bir olmak üzere toplamda 6 yumurtaya kadar yumurtlama yapar ve kuluçka dönemi başlar. Kuluçka döneminde erkek kuş dişi kuşu sürekli besler ve 31-36 gün boyunca dişi kuş kuluçkada kalır. Yavrular yumurtadan çıkınca anne kuş tarafından 3 hafta beslenirler. Baba anneyi beslemeye devam eder. 3 haftadan sonra yavrular kendi kendilerine küçük parçaları yiyerek beslenirler. 52 günden sonra birkaç metrelik uçuşlar yapabilirler. 6 aya kadar ebeveyn bakımında kaldıktan sonra yuvayı terk ederler.

Popülasyon Durumu

Puhu Kuşu popülasyonunda 20.yy itibarıyla ciddi düşmeler yaşanmaktadır. Bu durum üzerinde; iş araçları ile yamaçların düzleştirilmesi gibi işlemler, dikenli teller, elektrik hatları, cıva zehirlemesi gibi insandan gelen faktörlerin etkisi büyüktür. Populasyonda azalmalar olmasına rağmen, bu düşmeler tehlikeli olarak kabul edilmemektedir. Şu an için halen daha geniş bir popülasyon mevcut. Avrupa'da 57.000 ila 114.000 tekil puhu kuşu bulunmaktadır. Bu da yaklaşık olarak dünyanın % 5-24'üne tekabül etmektedir. Bulunduğu ülkeler: 
Afganistan; Almanya; Andora; Arnavutluk; Avusturya; Azerbaycan; Belçika; Beyaz Rusya; Bosna Hersek; Bulgaristan; Çek Cumhuriyeti, Çin; Danimarka; Ermenistan, Estonya; Filistin, Finlandiya; Fransa; Gürcistan;  Hırvatistan, Hindistan; Hollanda; Hong Kong; Irak, İran, İspanya; İsrail; İsveç; İsviçre;
İtalya; Japonya; Karabağ; Kazakistan; Kuzey Kore, Kırgızistan; Liechtenstein; Letonya,Lübnan; Lüksemburg, Makedonya; Macaristan; Moğolistan; Moldovya Özbekistan; Polonya; Portekiz; Romanya; Rusya; Sırbistan;  Slovakya; Slovenya; Suriye; Tacikistan; Türkiye; Ukrayna olup Türkmenistan'da puhu kuşu nesli tükenmiştir.
]]>
Flamingo https://www.kuslar.gen.tr/flamingo.html Wed, 17 Dec 2014 13:19:24 +0000 Flamingo, Flamingolar grubunun, Flamingogiller ailesinden (phoenicopterus) cinsini oluşturan 6 adet kuş türünün ortak adıdır. Tek cins ve onun alt, altı türünden oluşur. Bu türün diğer bir özelliği ise, kendi içinde ve diğer Flamingo, Flamingolar grubunun, Flamingogiller ailesinden (phoenicopterus) cinsini oluşturan 6 adet kuş türünün ortak adıdır. Tek cins ve onun alt, altı türünden oluşur. Bu türün diğer bir özelliği ise, kendi içinde ve diğer türleri ile çaprazlama üreyebildiği için, Küba türü olarak adlandırılırlar. Flamingoların Anadolu'da ise Allı turna olarak adlandırılır. Türkiye'de genel olarak Denizli civarında görülür. Uzun ince bacaklı, uzun ve kıvrık boyunlu ve kiremit rengi tonlarında tüylere sahiptir.  Tüylerindeki kırmızı tonlar genelde yediklerinden kaynaklıdır. Yiyeceklerinde karotin miktarı az olan bölgelerde yaşayan türler daha açık renklidir. Yavrular  ve genç türler daha az karatin miktarı aldıklarından tüyleri beyaz renklidir.

Flamingolar nerelerde yaşarlar

Flamingolar, Afrika, Güney Batı ve Orta Asya, orta Amerika ve Güney Avrupa'da rastlanır. İspanya ve Güney Fransa'da Flamingoların en büyük türü olan
Rosa Flamingo kuluçka zamanında görülür. Bu tür 125 .130 cm boylarında olup Asya güney Avrupa ve Afrika'da yaşarlar.  Hollanda ve Almanya'nın arasındaki bir bölgede ise, flamingo türlerinde bir koloni yaşar ve bu koloni dünyanın en kuzeyinde yaşayan kolonisidir.

Flamingo

Flamingoların yaşam alanları nasıldır

Flamingolar, çok büyük topluluklar halinde, diğer hayvan ve kuş türlerinin yaşamak için pek tercih etmeyeceği, sıra dışı doğa koşullarının olduğu bölgelerde yaşarlar. Örnek vermek gerekirse,  Tuz gölü, büyük durgun suya sahip göller ve lagünlerde yaşarlar. Kısacası bu kuş türü zor yaşam koşullarına dayanabilirler. Bulundukları ortamda sayıları yaklaşık olarak bir milyonu bulabilir. Flamingolar ülkemizde ise yaşamak için, Denizlideki Acı gölü tercih ederler.

Flamingolar nasıl beslenir

Genelde Flamingolar, Yengeç, Artemia, Karides gibi hayvanların yanında, Karınca larvası, ve Yosun yiyerek beslenirler. Aşağı doğru eğik ve kalın uçlu, sağlam gagaları sayesinde en zor koşulda bile yiyeceklerine kolayca ulaşabilirler.

Flamingolar nasıl ürer

Flamingolar, savunmasız bir kuş türü olmasından dolayı, genellikle geceleri uçarlar ve üremek için ıssız bölgeleri tercih ederler. Her dişi konik yuvasına birer yumurta bırakır ve yavrular yumurtadan çıkıncaya kadar eşler sırası ile kuluçkaya yatarlar. Yaklaşık bir aylık bir zaman zarfında yavrular yumurtadan çıkmaya başlar. Yumurtadan yeni çıkmış bir Flamingo yavrusu gri renkli ve neredeyse bir Ördek iriliğin dedir. Yavrular iki aylık olana kadar Anne ve Babası tarafından beslenir. 100 günün sonunda uçabilir yeterliliğe sahip olurlar ve ayrı topluluklar kurarlar. Flamingolar her yıl düzenli bir şekilde üremezler. Her yıl yumurtlayanlar olduğu gibi 3.4 yılda bir yumurtlayanlar da olur.
]]>
Çulluk https://www.kuslar.gen.tr/culluk.html Mon, 08 Dec 2014 04:45:11 +0000 Çulluk, genellikle 30. 40 cm boylarındadır. 6.7 cm düz bir gagaya sahiptir. 55. 60 cm kanat aralığı olan çulluğun, vücudunun üst kısımları koyu tarçın renginde, alt kısımları ise gri ve açık tondadır. Başlar Çulluk, genellikle 30. 40 cm boylarındadır. 6.7 cm düz bir gagaya sahiptir. 55. 60 cm kanat aralığı olan çulluğun, vücudunun üst kısımları koyu tarçın renginde, alt kısımları ise gri ve açık tondadır. Başlarının üst kısmında oldukça geniş olan gözleri vardır. Bacakları kısa ve pembe rengini anımsatan bir renktedir. Boynu ve kuyruğu kısa olan, çok sakin ve göçmen bir orman kuşudur.

Çulluk, en çok nerelerde görülür 

Çulluklar yaşamak için genellikle ılıman olan yerleri tercih eder. Asya, Avrupa ve Kuzey kutbunun alt bölgelerinde görülür. Çulluklar genelde Türkiye de Trakya, Marmara bölgesi, Akdeniz, Karadeniz ve Ege bölgesindeki ormanlık ve ağaçlık bölgelerde görülür. Bu  tür kuşlar bizim ülkemizde kış göçmeni olarak da bilinmektedir. Türkiye, Orta doğu, Kuzey Avrupa ve Rusya'da kuluçkaya yatarlar. Güney Avrupa, kuzey Afrika ve Orta Doğu bölgelerindeki ormanlık alanlarda kışı geçirirler. Havaların soğumaya başlaması ile Avrupa'dan ve Rusya'dan ülkemize göç edeler. Bu göç ekim sonundan kasım sonuna kadar artarak devam eder. Çulluklar ülkemizde ilk olarak Trakya ve Karadeniz bölgesinde görülür. Buralarda havalar soğumaya başladığında ise Akdeniz bölgesine doğru göç ederler.
 

ÇullukÇulluklar nasıl beslenir 


Çulluklar genellikle, solucanları, toprak kurtlarını, böcekleri ve bazı bitki türlerini yiyerek beslenirler. Yumuşak toprağa veya çamurun içine gagalarını sokarak uzun dilleri ile solucan veya kurtları yakalayarak yerler. Akşam hava karamaya başladığında ise ağaçlık bölgelerde ve dere kenarlarına gelerek beslenir. 

Çulluklar nasıl ürerler
 
Dişi çulluk, çalıların arasındaki veya kök diplerinin toprak kısımlarına yuva görünümünde çukur oluşturur ve bu çukuru yumuşak otlar ve maddeler ile doldurarak, dört tane yumurta bırakır. Yaklaşık olarak 20 ile 22 gün kuluçka döneminin ardından yumurtalar çatlamaya başlar ve yavru çulluklar çıkar. Yaklaşık olarak bir veya bir buçuk ay sonra yavrular uçabilecek duruma gelir. Çulluklar yılda sadece bir defa kuluçkaya yatarlar.

Çulluklar avlanabilir mi

Çulluklar bir çok ülkede spor amaçlı avlanmaktadır. Özellikle Birleşik Arap Emirliklerinde çok popülerdir. Avlanma av tüfekleri ve avcı köpekleri ile yapılır. Özellikle köpekler avlanmada çok büyük bir öneme sahiptir. Köpeklerin yardımı olmadan avlanan çullukları bulmak zor olabilir. Çulluklar, hızları, hacimleri ve uçuşları ile avlanmaya son derece müsait kuşlardır.
]]>
Hüthüt Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/huthut-kusu.html Mon, 08 Dec 2014 04:42:56 +0000 Hüthüt kuşu, Avrupa, Afrika, Madagaskar ve Asya'ya kadar olan bölgelerde yaşarlar. Başlarında uçları siyah dik tüyleri bulunur. Çeşit olarak tek türlüdür. Ama alt türleri de bulunmaktadır. İbibik kuşu olarak ta bilinir.  Hüthüt kuşu, Avrupa, Afrika, Madagaskar ve Asya'ya kadar olan bölgelerde yaşarlar. Başlarında uçları siyah dik tüyleri bulunur. Çeşit olarak tek türlüdür. Ama alt türleri de bulunmaktadır. İbibik kuşu olarak ta bilinir. 

Hüthüt Kuşu Özellikleri
  • Hüthüt kuşu, güvercinden küçük, başının tepesinde yelpaze şeklinde uzun tüyleri bulunan bir kuş ırkıdır. 
  • İnce uzun gagası hafifçe kıvrık ve yandan basık bir şekildedir. 
  • Ayakları kısa ve güçlüdür. 
  • Genellikle yuva yapmak için çalı çırpı toplamak yerine, ağaç kavuklarında, duvarların ve taş yığınlarının arasındaki boşluklarda yaşarlar. 
  • Eşine olan bağlılıkları şeklinde bilinirler. Çünkü eşleri ölünce yeni bir eş aramazlar ve annesi öldüğünde uygun bir yer buluncaya kadar başında beklerler. 
  • Efsaneye göre, Hz. Süleyman ve ordusuna kılavuzluk etmiştir. Onlara öterek gizli  şeyleri işaret ederek göstermişlerdir. 
  • Haşere, böcek, salyangoz ve solucanlar ile beslenirler. 
  • İnsanlara karşı kolay uyum sağlayıp alışabilirler.
  • Göç zamanlarının haricinde yalnız yaşamayı seven bir kuştur. 
  • Tüyleri yumuşak ve gevşektir.
  • Yerde paytak paytak yürüyerek avlanır ve  aniden havalanırlar.

Hüthüt Kuşu

Hüthüt Kuşu Efsanesi 

Anadolu'da bazı hayvanlar ile ilgili birçok efsane anlatılır. Hüthüt kuşu efsanesi de bunlardan biridir.  Hüthüt kuş olmadan önce, çok güzel bir kızmış. Güzelliği ile herkesi etkisi altına alırmış. Günün birinde karşısına bir kısmet çıkmış ve evlenmiş. Her güzelin kusuru olur derler. Onun bir değil iki kusuru varmış. Hem tembel hem de korkak biriymiş. Yeni gelinin bu tembelliği kaynanası ile görümceleri ile aralarının açılmasına neden olmuş. Gelinin tembelliğine ve korkaklığına dayanamayan kaynana, bir gün namazdan sonra ''Allah'ım neden böyle bir geline verdin bana''  diyerek isyan etmeye başlamış. Kadının yakarışı Allah katında kabul olur ve gelini bir hüthüt kuşu olarak uçup gider. Kuş döner, dolaşır  kaynanasının bahçesine gelip ağaçlardan birine konar. Gelinin yine geldiğini gören kaynana, bu sefer de beddua etmeye etmeye başlar. ''Benim evimi kokuttun, senin evine de kokudan girilmesin. Hiç bir yerde yuva kuramayasın. Yavruların pisliğini yemeden ötemesin. Cümle âlem senden kaçsın.'' demiş. Kaynananın bedduası kabul olur. Onun için bu kuşun yuvası çok fena kokar. O kadar pistir ki yanına yaklaşmanın imkânı yoktur. 

Diğer efsane ise şu şekildedir: Vaktiyle hüthüt kuşu yeni bir gelinmiş. Güzelliğini görmek, daha da güzelleşmek için sık sık aynanın karşısına geçer, kendisini seyredermiş. Yine bir gün aynanın karşısına geçmiş, saçlarını tarıyormuş.  O, bu işi dalgın dalgın yaparken kapı açılır ve içeriye kayın pederi girer. Bir an geleni fark edemeyen gelin saçlarını taramaya devam eder. Bu arada kayın pederi de gelini başı açık olarak görür. Gelin bu duruma çok üzülür, içi içini yemeye başlar. ''Kayın babam beni başı açık gördü; aman Yarabbim, ben bundan sonra yüzüne nasıl bakarım.'' diye dövünür. Gelinin bu samimi utanması karşısında Allah onu hüthüt kuşu haline getirir. Kuşun başındaki kepezi de saçını tararken başında kalan tarağıymış.
]]>
Kel Kartal https://www.kuslar.gen.tr/kel-kartal.html Mon, 08 Dec 2014 04:38:41 +0000 Kel kartal, Amerika'nın ulusal kuşu olarak bilinir. Dünya'daki en hızlı uçan kuş ırkıdır. Havada uçan kuşlar arasında, en ayırt edici, en ihtişamlı kuş ırkıdır. Güç ve hızın sembolü olarak adlandırılırlar. Bu ilgin Kel kartal, Amerika'nın ulusal kuşu olarak bilinir. Dünya'daki en hızlı uçan kuş ırkıdır. Havada uçan kuşlar arasında, en ayırt edici, en ihtişamlı kuş ırkıdır. Güç ve hızın sembolü olarak adlandırılırlar. Bu ilginç hayvanın birçok özelliği vardır. Bu özellikleri öğrenerek onları tanıyalım. 

Kel Kartal Özellikleri 
  • Deniz kıyılarından çok göl ve ırmak boylarında yaşayan bir su kuşudur. 
  • Bir kel kartalın, 7000'den fazla tüyü vardır. 
  • Vücutlarının daha hafif olabilmesi için, kemiklerinin içi boştur. 
  • Tüm iskeletinin ağırlığı, 272 gramdan biraz fazladır. 
  • Tek eşli olarak yaşarlar ve yaşamları boyunca eşlerini değiştirmedikleri gibi hep aynı yuvayı kullanırlar. 
  • Her üç saatte bir yumurtalarını kabuklara yapışmasın diye çevirirler. 
  • Genellikle balık kartalının avladığı balıkları yağmalar, bazen de leşleri yerler. 
  • Özellikle salgın hastalıkların kaynağı olan hasta hayvanları yok ederek doğada dengeyi sağlarlar. 
  • Kanatlarının uçlarını alçaltarak onları fren olarak kullanırlar. 
  • Diğer uçan yırtıcı bir tür olan şahinlerle akrabadırlar.
  • Gözleri son derece keskindir. Bu sayede çok uzaklardan bile avını takip edebilir.
  • Yuvalarını kolay kolay hiçbir canlının ulaşamayacağı yüksek yerlere kurarlar.
  • Çok keskin ve yırtıcı bir gaga ve gene çok kuvvetli pençelere sahiptirler. 
  • Avlarını güçlü pençeleriyle kavrayıp, daha sonra onları yüksekten kayalıklara bırakarak öldürürler. 
  • Genellikle tavşan ve her türlü sürüngen ile beslenirler. Ama avları arasında maymunlar da vardır.
  • Genellikle 2 ya da 3 yumurta yumurtlar ve yumurtalar yaklaşık 40 gün sonra çatlayarak yavrular dünyaya gelir. 
  • En önemli özelliği; yumurtadan çıkan kel kartalların en büyüğünün, diğer yavruları öldürmesidir. Yani güçlü olan hayatta kalır. 
  • Uzun bir ömre sahiptirler. Hatta bir insan ömrü kadar yaşayabilirler. 
  • Ağırlıkları yaklaşık olarak 6-7 kilo civarındadır. 
  • Çok akıllı hayvanlardır. 
  • Bir koyunu kaldırabilecek güçtedirler. Bacakları kaygan ve tüysüz olup avını yakaladığı sırada canlı olan av tarafından zarar görmemesi için özel bir deriye sahiptirler.

Kel Kartal

Kel kartallar,  
kırklı yaşlarına geldiğinde gagası iyice uzar ve kıvrılır. Bu durum avlanmasını engeller. Kalınlaşan ve uzayan tüyleri, uçmasını engellemeye başlar. Pençeleri sertleşip esnekliğini kaybettiği için avını kavrayamaz ve beslenemez hale gelir.  Bu durumda bir seçim yapması gerekir. Ya kenara çekilip ölümü bekler ya da 5 ay kadar sürecek olan yeniden bir doğuşu seçer. Eğer yeniden doğmaya karar verirse, kayalıklara çıkar ve önce gagasını taşlara vura vura parçalar ve yeni gagasının çıkmasını bekler. Yeni gagası çıktıktan sonra, pençelerini gagası ile söker. Yeni pençeleri çıktığında, uçmasını engelleyen tüylerini yolar. Tamamen yenilendikten sonra eski gücüne kavuşur ve 30 yıl kadar yaşamaya devam ederler. 
]]>
Puhu https://www.kuslar.gen.tr/puhu.html Fri, 14 Nov 2014 06:15:24 +0000 Puhu, baykuşgiller familyasından Bubo cinsinden kuş türlerinin ortak adıdır. Ülkemizde ki baykuşların en iri olanlarıdır. İri gözleri ve turuncu gözlere sahiptirler. Ürkek bir şekilde elinizi uzattığınız zaman güvercin Puhu, baykuşgiller familyasından Bubo cinsinden kuş türlerinin ortak adıdır. Ülkemizde ki baykuşların en iri olanlarıdır. İri gözleri ve turuncu gözlere sahiptirler. Ürkek bir şekilde elinizi uzattığınız zaman güvercin ya da kumruya dokunmak gibi bir hissedeceğinizi düşünürseniz yanılırsınız, çünkü inanılmaz derece de yumuşak ve güzel tüyleri vardır. Bunlara kuşlar dünyasının kaplanı ya da gecelerin kralı gibi lakaplar takılmaktadır. Birçok puhu çeşidi vardır. Bunlar aşağıda sıralanmıştır.

  • Bayağı puhu
  • Amerika puhusu
  • Macellan puhusu
  • Bengal puhusu
  • Firavun puhu
  • Kap puhusu
  • Benekli puhu
  • Boz puhu
  • Fraser puhusu
  • Usambara puhusu
  • Orman puhusu
  • Çizgili puhu
  • Shelley puhusu
  • Verreaux puhusu
  • Gölgeli puhu
  • Akun puhusu
  • Filipin puhusu

PuhuŞimdi bu baykuş türlerinden birkaç tanesini açıklayalım.


Bayağı Puhu: Baykuşgiller familyasına üye en iri baykuş türüdür. 70 santimetre uzunluğundadır. Uzun kulak püskülleri turuncu rengindeki kocaman gözleri ile sabahları bir güvercin, akşamları ise bir insanın görme yetisinden 2-3 kat daha iyi görebilirler. Gözlerinin görüş açıları 110 derece olmasına rağmen boyunlarını 270 derece sağa ve sola, 180 derece de tam geriye doğru çevire bilmektedirler. Erkeğine göre daha iri olan dişi puhu kuşlarının kanat açıklığı 2 metreyi bulmaktadır. Fakat dişi ve yavrulara erkekler yemek getirir. Dişi puhu da bu sayede daha da güçlenerek yavrularını daha iyi korur. Çok büyük ve güçlü kuştur, boyut bakımından kıyaslanacak olunursa kaya kartallarından biraz daha küçüktür. Peçeli baykuşlar 500 gram tartılır iken puhunun yetişkin dişileri 4 kilogramdan fazla tartılabilir. Erkek ve dişinin arasındaki fark, erkeğin kulak tutamlarının, dişinin kinden daha dik ve bükülür olmasıdır. Beslenme şekilleri ise genellikle küçük memeli hayvanlar ile sağlanır, fakat buna karşın küçük geyik yavrusu gibi daha iri yapılı hayvanları da avladıkları bilinmektedir.

Bu puhuların erkek mi dişimi olduğunu ötüş şekillerinden anlaya biliriz. Erkeğin ötüşü ilk hecede vurguyla derin çınlayan bir  "ooh hu" biçiminde iken dişinin ötüş şekli ise daha çok tiz bir "uh hu" şeklindedir. Kuvvetli ve direkt bir uçuşu vardır. Gececidirler ve dağlarda bulunan hayvanlardır. Bazı baykuş türleri gibi göçebe değillerdir. Fakat eğer avları azalırsa yuvalarını değil ama avlarını değiştire bilirler. Genellikle uçurum çıkıntıları, kayalık ve ormanlık alanlar gibi yerlere yuva yaparlar.

Amerika Puhusu: Baykuşgiller ailesinden, Kuzey Amerika'da yaşayan puhu cinsinden iri bir baykuş türüdür. 43 ile 64 santimetre uzunluğunda, 91 ile 153 santimetre kanat genişliğindedir. Dişileri erkeklere göre daha büyüktür. Ortalama olarak bir yetişkin 52 santimetre uzunluğunda, 124 santimetre genişliğinde ve 1400 gram ağırlığında olmaktadırlar. Beslenme şekilleri ise genellikle tavşan gibi orta boy memeli hayvanlar ile veya fare, sincap gibi küçük memeli hayvanlar ile beslenmektedirler.  
]]>
Karabatak https://www.kuslar.gen.tr/karabatak.html Tue, 04 Nov 2014 02:55:59 +0000 Karabatak su kuşları arasında yer alan, genellikle deniz, göl ve derin ırmak kenarlarında görülen bir tür balık avcısı perdeli kuş türüdür. Karabatak kuşunun 30 farklı türü bulunmaktadır. Karabatak çok iyi b Karabatak su kuşları arasında yer alan, genellikle deniz, göl ve derin ırmak kenarlarında görülen bir tür balık avcısı perdeli kuş türüdür. Karabatak kuşunun 30 farklı türü bulunmaktadır. Karabatak çok iyi bir uçucu ve çok iyi bir yüzücü kuş türüdür. Bunlar genellikle su kenarlarında bulunan yüksek yamaçlara ve yüksek ağaçların tepelerine yuva yapmaktadırlar. Karabatakların boyu ortalama olarak 30 santimetre civarındadır. Ancak farklı türler arasında 1 metre boya ulaşanları da görülmektedir.


Karabatağın Fiziksel Özellikleri

Karabatak aslında leyleksi kuş familyasındandır. Uzun boyunlu ve uzun kuyruklu olan bu kuş türü havada ve suda son derece sessiz hareket ederler. Suda sessiz hareket etmeleri sayesinde çok iyi bir balık avcısıdırlar. Yapılan incelemelerde bazı türlerin 30 metre derinliğe kadar dalabildikleri gözlemlenmiştir. Tüyleri genellikle parlak siyah renk olan karabatak, sivri ve keskin gagalı bir kuştur.

Karabatağın Beslenmesi

Karabatak sahip olduğu doğal özellikleri en iyi şekilde kullanarak çok iyi balık avlamaktadır. Karabataklar ağızlarının alabileceği her türlü balığı kolayca avlayabilmektedirler. Karabataklar eski zamanlarda insanlar tarafından da kullanılmış hayvanlardır. Özellikle Asya'daki balıkçılar tarafından balık avlamak için kullanılmışlardır. Eski dönemlerde bu balıkçılar karabatakların kursaklarını tıkayarak bu hayvanların usta balıkçılık özelliklerinden faydalanmışlardır. 

Karabatak
Karabatağın Üremesi

Karabataklar 2 ila 4 yumurta arasında yumurta bırakmaktadırlar. Yumurtalar maviye dönük, tebeşir gibi yumurtalardır. Yumurtaların çatlaması genellikle dört haftayı bulmaktadır. Yeni doğan yavrular siyah renkli ve son derece çirkin olarak doğmaktadırlar. Doğan yavrular belli bir boyuta gelene kadar ebeveynlerinin kursaklarından beslenirler.

Bilinen Karabatak Türleri
  • Melanoleucos: Diğer karabataklar gibi parlak siyah tüyleri olan bu türün boynundan karnına doğru büyük bir beyazlık vardır.  Melanoleucos türü ilk defa Fransız Pierre Vieillot tarafından keşfedilmiştir. Fransız doğa bilimci tarafından Epitet adıyla tanımlanmıştır. Eski Yunancada bu siyah ve beyaz kuş anlamındadır. 1931 yılındaki tespitlerle birlikte de ABD'li bir bilim adamı tarafından küçük karabatak olarak adlandırılmıştır. Boyutları ortalama 50 santimetre civarındadır. Melanoleucos karabatak türünün genel yaşam alanı Yeni Zelanda'dır. Ayrıca Avustralya'nın büyük bir kısmında Tazmanya ve Endonezya'da da rastlanmışlardır. 
  • Africanus: Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşamını sürdüren bu karabatak türü yerleşik türler arasında yer almaktadır. Africanus türünün boyu ortalama 50 santimetredir. Avlanmak ve yaşamak için genellikle sakin deniz ve tatlı su havzalarını tercih ederler.
  • Coronatus: Afrika'nın Benguela kıyılarında yaşayan endemik bir kuş türüdür. Boyu Africanus türüyle aynı şekildedir. Erişkinleri son derece parlak siyah tüylere sahiptir. Başlarının üzerinde de bir tepelikleri bulunur. Genç olanlarında bu tepelikler bulunur. Endemik olarak bulunan bu türün şu anki nüfusu 2500 olarak tespit edilmiştir.
  • Niger: Hindistan'ın Güney bölgelerinde yaşayan bu karabatak türüdür. Ortalama boyları 50 santimetredir. Genel yaşam alanları Bangladeş, Tayland, Nepal, Burma, Hindistan, Sri Lanka ve Laos'tur. Bunlar bu bölgelerdeki küçük göletlerde yaşamlarını sürdürürler.
  • Pygmeus: Küçük karabatak olarak da bilinen bu kuşlar Güneydoğu Avrupa ve Güneybatı Asya bölgelerinde yaşamlarını sürdürmektedir. Bu tür yarı göçmen türler arasında yer almaktadır. Küçük karabatak olarak adlandırılan bu türün ortalama boyu 30 santimetre boyun]]> İskete https://www.kuslar.gen.tr/iskete.html Tue, 04 Nov 2014 02:51:39 +0000 İskete, ispinozgiller ailesinden olan kuş türünün ortak adıdır. Fiziksel olarak son derece gösterişli kuşlar olan isketeler türlerine farklı özellikler sergileyebilmektedirler. İsketeler birçok kişi tarafında İskete, ispinozgiller ailesinden olan kuş türünün ortak adıdır. Fiziksel olarak son derece gösterişli kuşlar olan isketeler türlerine farklı özellikler sergileyebilmektedirler. İsketeler birçok kişi tarafından kafes kuşu olarak da tercih edilmektedir. İsketeler ortalama 13 santimetre boyundadır. İskete Rumca'da kuş anlamına gelmektedir. Latincede de saka anlamına gelen carduelis adıyla anılmaktadır. 

    İsketelerin Yaşam Alanı ve Beslenmesi

    İsketeler genellikle iğne yapraklı ormanlarla birlikte karışık ormanların olduğu ladin ağaçlarının olduğu bölgelerde yaşarlar. Genel beslenme biçimleri tohum ve küçük haşerelerdir. Bu tohumları tüketmek için kızılağaç ve huş ağaçlarının dallarında dolaşarak bulabilirler. Ayrıca bitki üzerilerinde bulunan bitki bitleri ve yaprak pireleri ile de beslenirler. İsketeler yarı göçmen kuşlar olduklarından kısa mesafelerde göç ettikleri gözlemlenmiştir. İsketelerin genel yaşam alanı Asya'nın büyük bir bölümüdür. Ancak Avrupa'da bazı türleri görülmektedir. Türkiye'de de yalnızca Karadeniz Bölgesinde görülen ve bu bölgede çoğalan iskete kuşlarının Avrupa'da bulunan türlerinin Afrika'nın güney bölgelerine göç ettikleri gözlemlenmiştir.

    İsketeBilinen İskete Türleri ve Özellikleri
    • Karabaşlı İskete: Yarı göçmen isketeler arasında yer almaktadır. Ötücü bir türdür. Ülkemizde Çevre ve Orman Bakanlığı tarafından da koruma altına alınmış bir türdür. Bu anlamda avlanması, canlı ve veya ölü bir şekilde bulundurulup, ticari olarak nakledilmesi kesinlikle yasaktır. Ortalama boyları 12 santimetre olan karabaşlı isketelerin kafaları ufak ve kuyrukları çatal şeklindedir. Bu iskete türü diğer türler gibi iğne yapraklı ormanlar ve karma ormanlarda yaşamlarını sürdürürler. Sivrisinek, tohum, bitki bitleri ve pireleri, ağustos böcekleri, arılar ve diğer böcek türleri ile beslenirler. Bazı zamanlarda atmaca gibi yırtıcı kuşlara da av olmaktan kurtulamazlar. Yarı göçmen olduklarından Kışları Orta Avrupa'da ve Güney Avrupa'da yaşarlar. Ancak genel yaşam alanları arasında Asya ve Türkiye de vardır. Türkiye'de de Karadeniz Bölgesinde yerleşik olarak yaşamlarını sürdürürler.
    • Çam İsketesi: Kuzey Amerika bölgesinde yaşamını sürdüren bu iskete türü genellikle sürü halinde dolaşan kuşlardır. Kış aylarında Kuzey Amerika'nın güney bölgelerine göç ederler. Ortalama boyları 14 santimetre olan bu iskete türünün rengi diğer isketelere göre daha sadedir. 
    • Kara Kasketli İskete: Bu iskete türü adını kafasının üzerindeki kasket şeklindeki siyahlıktan almıştır. Kanat ve kuyruk tüyleri siyah olan kasketli isketenin vücudunun geri kalan kısmı zeytin yeşili renktedir. Kasketli isketenin genel yaşam alanı yüksek bölgelerdeki çamlık alanlardır. Guetamal ve Meksika bölgelerinde sıklıkla görünürler.
    • Siyah Başlı İskete: Bu iskete türünün kafasında, göğüslerinde, kanatlarında, kuyruklarında ve göğüslerinde koyu siyahlıklar bulunur. Kanatlarının ortası sarı renkli ve sırtı zeytin yeşili renktedir. Ortalama boyları 12 santimetredir. Çam ve meşe ormanlarının olduğu bölgelerde sıklıkla görünürler. Meksika, Honduras, El Salvador, Guetamala, Belize veKuzey Nikaragua genel yaşam alanlarıdır.
    • Sarı Yüzlü İskete Brezilya ve Venezuela bölgesinde yaşamını sürdüren bu iskete türü tropik kuşlar arasında da sayılmaktadır. Ortalama 10 santimetre büyüklüktedirler. Yüzündeki ve karnının alt kısmındaki parlak sarı rengindeki tüyleriyle dikkat çekmektedir. Erkeklerinde siyah bir başlık da bulunmaktadır. Süs kuşu olarak da sıklıkla tercih edildiğinden bazı türler arasında çapraz çiftleştirme de yapılmaktadır.
    • Kalın Gagalı İskete: İsketelerin ötücü türleri arasında yer alan bu türün kafası, kanatları ve kuyruk tüyleri siyah renktedir. Sırtında zeytin yeşili tüyler bulunmaktadır. Omuzları, kanatlarının ba]]> Baştankara https://www.kuslar.gen.tr/bastankara.html Mon, 03 Nov 2014 04:22:26 +0000 Baştankara; baştankaragiller familyasına ait olan bu kuş türü, ötücü kuşlar takımından olup renkli ve küçük kuşları kapsayan bir kuş türüdür. Baştankaralar hem dünyanın hem de Türkiye'nin her yerine dağılmış, Baştankara; baştankaragiller familyasına ait olan bu kuş türü, ötücü kuşlar takımından olup renkli ve küçük kuşları kapsayan bir kuş türüdür. Baştankaralar hem dünyanın hem de Türkiye'nin her yerine dağılmış, tombul gövdeli, küçük ötücü kuşlardır. Paridae familyasını oluşturan baştankara türünün başları gövdelerine oranla daha iri, gagaları kısa ve düzdür. 60 kadar türü olan baştankaralar daha çok ormanların içinde ya da çevrelerinde,bahçelerde ve koruluk alanlarda yaşar. Yaz aylarında böcek ve tırtıl ile, kış aylarında ise tohum ve üzümsü meyveler ile beslenir. Yiyeceklerini daldan dala atlayarak bulan hareketli kuşlardır.
    Baştankaragiller, çürümüş ağaç gövdelerinin kovuklarına, oyuklara yuva yaptıkları gibi insanların el ile hazırladığı yuvalara da kolayca alışıp yumurta bırakabilirler. Yılda iki defa olmak üzere nisan ve ağustos aylarında kuluçkaya yatan bu kuşlarda kuluçka süresince dişi kuşları erkek kuşlar besler. Baştankaralar, 12 ile 16 gün arasında kuluçkaya yatarlar. Bu süre zarfında 7 ile 13 yumurta bırakırlar. Bırakılan yumurtalardan çıkan yavrular yuvayı 2 ile 3 hafta arasında terk ederler. 


    Yaşam Yerleri ve Yayılışları:

    Baştankaragiller; Güney Amerika dışında, Asya, Avrupa, Kuzey Afrika'da yaşarlar.Türkiye'de Karadeniz, Marmara, Ege ve Akdeniz bölgelerinde ormanlık ve ağaçlık alanlarda görülürler. Özellikle kış aylarında Ankara'da bahçelerde, ağaçlık alanlarda ve şehir içinde ki parklarda görülürler. İstanbul'da ise şehir içinde ki parklarda görülen bu kuş türlerinin yumurtalarını elektrik direklerinin kapaklı kablo kısımlarının içlerine bıraktığı gözlemlenmiştir.

    Baştankara Türleri:

    Baştankara türlerinden bayağı baştankara 14 cm uzunluğundadır. Bayağı baştankaranın tepesindeki ve çenesinde tüyleri kara, yanakları beyaz, sırtı koyu yeşilimsi mavidir. İlkbahar aylarında bileği taşına sürtülen bir testere gibi gıcırtılı bir ses ile ötmektedir. Yine bir baştankara olan gökçe baştankarası ise daha küçük ve daha çeviktir. Bu kuş türü tepesinden kuyruğuna kadar bütün sırtı adından anlaşılacağı gibi çok güzel bir mavi renktir. Yine bu türe ait olan çam baştankarasının gövdesi boz ve kirli sarı, tepesi kara, sırtı sütlü kahverengi karnı ise krem rengindedir. Bu kuş türüne ait olan ama ayrı bir familya türü içinde sınıflandırılan bıyıklı baştankara; kızıl, sarı ve boz renklerle bezenmiştir. Erkek bıyıklı baştankaranın yanında dişi bıyıklı baştankarası soluk ve gösterişsiz bir kuştur. Bütün türlerin öğrenme ve uyum yeteneği oldukça gelişmiştir.

    Baştankara
    Beslenme Şekilleri: 

    Baştankaralar yaşamlarını onlar için temel besin olan böceklerle beslenerek sürdürür. Böceklerin haricinde ise  küçük meyveleri, etli ve kuru tohumlarla da beslenmeyi severler. Kış ayları gelip havalar soğuduğu zamanlar da dışarıda böcek bulamayan baştankaralar farklı besin türlerine yönelirler. Bu besin türlerinden en göze çarpanı ayçiçeği tohumu ve iç yağıdır. Baştankaralar ayçiçeği tohumunu ayaklarının arasına alıp sıkıştırırlar ve bu tohumu açmak için alakarga gibi gagasıyla tohuma vurup parçalamaya çalışırlar. Asya'nın Kuzey kesimlerinde ve bazı Avrupa bölgelerinde yaşayan tepeli baştankaralar ise kendilerine has bir özellik olarak besinleri depo edebilme özelliğine sahiptirler. Böceklerin pupalarını, Ladin ve Çam tohumlarını daha sonra kendilerine besin bulamadıkları zamanlar için saklayıp, depo ederler. Ağaç kabuklarında ki yarıklar onlar için mükemmel birer depo yeridir.
    ]]>
    Çaylak https://www.kuslar.gen.tr/caylak.html Mon, 03 Nov 2014 04:16:40 +0000 Çaylak, atmacagiller familyasının gündüz yırtıcı kuşları takımından olan bir kuş türüdür. Uzun kanatlı, çengel gagalı, uzun çatal kuyruklu ve esmere dönük renkleri tipik özellikleridir. Boylarının uzunluğu yaklaşık Çaylak, atmacagiller familyasının gündüz yırtıcı kuşları takımından olan bir kuş türüdür. Uzun kanatlı, çengel gagalı, uzun çatal kuyruklu ve esmere dönük renkleri tipik özellikleridir. Boylarının uzunluğu yaklaşık olarak 60 cm olan çaylaklar yırtıcı kuş türlerindendir. Etobur olan bu yırtıcı kuşlar zaman zaman avlanırsalar da çoğunlukla leşlerle ve çöplerle beslenirler. Yırtıcı kuşlar türünden olsalar da diğer yırtıcı kuşlara göre gaga ve pençeleri biraz daha zayıftır. Yaşam süreleri 70 ile 80 yıl arasında değişmektedir.Çaylakların çeşitleri Kızıl Çaylak, Kara Çaylak, Ak Çaylak, Mısır Çaylağı ve Florida'da yaşayan Bataklık Çaylağı olarak ayrılır. Bu türler en belirgin ve meşhur olan türleridir.

    Durgun su kenarlarında ve açık arazilerin olduğu bölgelerde yaşamayı seven çaylaklar, özgürlüklerine çok düşkün olan kuşlardır. Çok iyi derece hızlı uçabilen çaylaklar uçmayı ve gökte süzülmeyi çok severler. Uçtukları sırada çok zarif görünüme bürünürler. Dünyada bu kuşların uçuşlarını izlemek için insanlar yaşadıkları yerlere giderler. Uçuşlarını izleyenleri adeta kendilerine hayran bırakırlar. Çok hızlı öten çaylakların sesleri tiz ve çatlak bir çığlık gibi çıkar. Suyu fazla tüketmeyip, gereksinim duymayan çaylaklar çok az bir su ile yaşayabilirler. Diğer kuş türlerinden farklı ve eşsiz özellikleriyle ayrılırlar. Çaylak Kuşları uyudukları sırada havada durabilirler. Değişik bir özellikleri de hem uyuyup hem de uçabilme özelliğine sahip olmalarıdır. 

    Çaylaklara takılan yağmacı lakabı Orta çağ zamanlarından kalmadır. Orta çağ'da, kasabaların sokaklarına sürüler halinde inen çaylaklar sokakta bulunan çöpleri yedikleri için insanlar tarafından korunmuşlardır. Sonralar da ise yiyeceklerin başında dövüşmeleri, ufak çocukların ellerinden yiyeceklerini kapmaları ve kümes hayvanlarına saldırmaları sonucu olarak yağmacı kuşlar olarak şöhret salmışlardır.

    Çaylak
    Yeni dünya çaylakları, eski dünya çaylaklarına nazaran daha az leş yerler. Yeni dünya çaylakları olarak adlandırılan günümüz çaylakları böcek, küçük kuş, fare, köstebek gibi kemirgenlerle beslenirler. Mississippi Çaylağı adındaki çaylak türü ise böcek, küçük yılan, kertenkele, balık ve kurbağalarla da beslenir. Eski dünya türü olarak bilinen Kara Çaylaklar sürüler halinde yaşarlar. Kara Çaylaklar( Milvus migrans ), Afrika, Avustralya ve Asya'daki şehirlerin üstlerinde sürüler halinde uçarak leş ve çöp ararlar. Yavaş ve süzülerek uçmayı seven bu türün 60 cm boy uzunluğu ve 120 cm kanat uzunluğu vardır. Afrika Kıt'asında yaşayanları palmiye ağaçlarının üstlerinde bulunan yağlı meyveleri de yerler. Kızıl Çaylaklar ( Milvus milvus ), 65 ile 72 cm boy uzunluğuna ve 150 cm kanat uzunluğuna sahiptirler. Kafasında bulunan tüyler beyaz renkte olup gagası siyah renktedir. Kanatlarının altında beyaz lekeler bulunan bu kuşlar, uçarken gayet iyi ve havalı görünmelerini sağlar. Kuzeybatı Afrika, Avrupa ve Ön Asya'da ağaçlık yerleri yaşam alanları olarak seçerler.

    Halk arasında onurlu bir kuş olarak anılan ve saygı duyulan bir kuş türüdür. Halk arasında inanılan bir inanışa göre de çaylaklar öleceklerini bilseler bile yavru olan  kuşlara asla saldırmazlar, dokunmazlar ve onları korkutmazlar. Çaylakların bir özelliği de yuvalarını yüksek ağaçların üzerine yapmalarıdır. Kuluç süreleri 21 ile 28 gün arasında değişmektedir. Kuluçka süresince 2 ile 4 yumurta yumurtlarlar. Bu süre zarfında yuvada bulunan dişi kuşları erkek kuşlar besler. Leş ve çöp toplayarak yada kemiricileri avlayarak yuvaya getiren erkek kuşlar dişi kuşları bu şekilde beslerler. Leş, çöp gibi şeyleri ve kemiricileri yedikleri için faydalı kuşlar olarak bilinirler.
    ]]>
    Arap Bülbülü https://www.kuslar.gen.tr/arap-bulbulu.html Mon, 03 Nov 2014 00:07:24 +0000 Arap Bülbülü adından da anlaşılacağı üzere Arap coğrafyasına ait bir kuş türüdür. Arap bülbülleri son derece hareketli, sevimli ve cana yakın canlılardır. Arap Bülbülü evcilleştirilmeye en müsait birkaç kuştan biridi Arap Bülbülü adından da anlaşılacağı üzere Arap coğrafyasına ait bir kuş türüdür. Arap bülbülleri son derece hareketli, sevimli ve cana yakın canlılardır. Arap Bülbülü evcilleştirilmeye en müsait birkaç kuştan biridir. Bu kuşla ilgilenen biri, kuşun " insana yakın bir ruh"  izlenimine kapılması olasıdır.

    Arap Bülbülü Adana ve Antakya çevrelerinde yuvalarından alınmakta ve genç yaşta beslenerek insana yakınlaştırılmakta. Evcil bir Arap bülbülü ev ya da bir iş yerinde kafadan kafaya uçarak insanların omuzlarına konar. Arap Bülbülünü çağırdığınızda elinize gelir ve sizinle oynamaya çalışır. Arap bülbüllerinin kötü yanı da vardır; diğer kafes kuşlarına göre daha dağınık ve pistirler. Meyve ve sebzeleri yerken sağa sola dağıtabilir. Ayrıca dışkısı diğer kuşlara göre daha sıvımsı olduğu için iyi temizlenmezse koku yapabilir.


    Arap Bülbülü Nerelerde Yaşar

    Arap Bülbülü sıcak iklimlerde yaşayan  sevimli bir hayvandır. Ülkemizde,  güney kesimlerde yaşayabilmektedirler. Adana, Hatay, Mersin civarlarında sıklıkla görülürler. Ülkemizin güneyinden başlamak üzere Suriye, Irak, Yemen'e kadar uzanan coğrafya bu kuşların ana vatanı gibidir. Yaşadıkları bölgelerin en yaygın kuşlarıdır. Yerel olarak Arap kuşu, kara kafalı kuş diye adlandırılırlar.

    Arap Bülbülü
    Arap Bülbülü Biyolojisi

    Arap Bülbülünün başı ve kuyruğu siyahtır. Beyaz göz halkası ve kuyruğunun altındaki sarı bölgelerle hemen diğer kuşlardan ayırt edilebilir. Bütün Arap Bülbüllerinin kanatları ve boyunları kısa, kabarık ve ipek gibi görünen kuyrukları uzundur. Gaga türleri farklılık gösterir; kısa ve koni biçimli ya da keskin kancalı olabilir. Erkek ve dişi kuşların renkleri aynıdır. Dişisi pembe renkli, benekli 2 ile 4 yumurta yumurtluyor. 11 gün boyunca tek başlarına bir kuluçka dönemi yaşıyorlar. Yavrular 11 günün sonunda yumurtadan çıkarak 15 günde yetişip gelişiyorlar.

    Arap Bülbülü Nasıl Beslenir

    Arap Bülbülü etçil bir kuş türüdür. Kanarya  bir avuç kenevir, aspur ya da ayçiçeği ile günlerce tok durabilir. Gerçek bülbüller kafeste  beslenemez; çünkü sadece solucan, karınca, böcek vb. canlılar ile beslenirler. Arap Bülbüllerin bakımı diğer bülbüllerden daha kolaydır. Etçil beslenmelerinin yanında sebze ve meyve ürünleri ile bakılabilir. Genellikle Hatay'daki kuş sahipleri kafeslerine bir parça elma ya da domates koyarlar. Hayvan bunu gagasıyla didikleyerek karnını doyurur. Ancak bu meyve ve sebzeler çabuk bozulduğu için koku yaparlar bu sebeple kuşa katı maddeler vermek daha doğrudur. Katı madde derken neyi kastettim Mesela misafirler veya kendiniz için yapmış olduğunuz bir kek parçasını ufalayarak beslenme kabına doldurabilirsiniz.

    Arap Bülbülünün Ötüşü

    Arap Bülbülleri diğer birçok ötücü kuş gibi gün içerisinde devamlı ötmezler. Sabahları ve özellikle ikindi sonraları ötüşleri ile meşhurdurlar. Ötüşleri gerçek bülbül benzerdir. Kısa ama muhteşem ve tok bir nameleri vardır. Flüt tarzı nameler çıkarırlar. Genellikle geveze ve gürültü çıkarırlar. Toplaştıkları zaman "çar çar çar" sesi çıkarırlar. Tan vakitleri ve gün ağarırken, tipik ritmleri ile, süresi ve ayrıntıları değişebilen "çiik çilevi çülyi" diye ötüşleri vardır.

    Arap Bülbülünün Habitatı

    Arap Bülbülü bahçelerde, ekili dikili tarlalarda, dağ panayırlarında ve vahalarda sıklıkla görülür. İnsanlara yakınlaşmaktan çekinmezler. 
    ]]>
    Doğan https://www.kuslar.gen.tr/dogan.html Sun, 02 Nov 2014 23:55:46 +0000 Doğan ; Doğangiller ( Falconidae ) familyasının, gündüz yırtıcı kuşları ( Falconiformes ) takımından olan bu yırtıcı kuş türlerinin ortak adı Doğan'dır. Bazı türlerine ise kerkenez adı da verilmektedir. Altmış kadar t Doğan ; Doğangiller ( Falconidae ) familyasının, gündüz yırtıcı kuşları ( Falconiformes ) takımından olan bu yırtıcı kuş türlerinin ortak adı Doğan'dır. Bazı türlerine ise kerkenez adı da verilmektedir. Altmış kadar türü bulunmaktadır. Sırtında ve kanatlarında bulunan tüylerin rengi kül rengine, karnında bulunan tüyler beyaz renk, göğsüyle yanları kahverengi ve siyah çizgilerle doludur. Çene şeridinde bulunan siyah tondaki renk en belirgin özelliğidir.


    Doğanlar da yetişkin erkek doğanın boy uzunluğu 42 ile 47 cm, erkek doğandan daha iri olan dişi doğanların boy uzunlukları ise 32 ile 47 cm arasındadır. Dişi doğanların belirginleşmiş biri de kanat uzunluğudur. Dişi doğanların açılmış kanat uzunlukları 90 cm' i bulmaktadır. Doğan türünde bulunan kuşlar, güçlü ve uzun kanatları sayesinde havayı yararcasına hızlı ve düz bir çizgi üzerindeymiş gibi uçarlar. Bu türde bulunan kuşların dünyanın en hızlı kuşları olduğunu ileri süren uzmanlar vardır. Uçarken çok yüksek bir hızla uçan bu kuşların özel kanat yapıları da bulunmaktadır. Havada uçan en hızlı konumunda olan doğanlar, avlarına kilitlenip hız almaya başladıklarında, ilk önce kanatlarını aşağı yukarı çırparak hızlarını arttırırlar ve sonra hedefe doğru alçalmaya başladıklarında kanat çırpışını bırakıp kanatlarını arkaya iterek göğü yararcasına aşağıya inerler. Saatte 320 km hıza ulaştıkları söylenen doğan türünün havada ki görüntüsü süpersonik jetlere benzetilmektedir.
    Doğan

    Doğan türleri arasında kendilerine ait özellikler en fazla doğanda ( Palca peregrinus ) görülmektedir. Güçlü ve derli toplu olan vücudu, sivri ve uzun kanatları sayesinde başlıca avı olan kuşların arkasından havada çok yüksek bir hızla mermi gibi atılırlar. Ayakları çok iri ve kuvvetli olan bu doğanlar, doğanlarla avlanan insanlar tarafından diğer doğan türlerine göre daha fazla tercih edilir. Bu nedenle Orta Çağ insanları arasında ' Soylu Doğan ' olarak da anılırlardı. Doğan kuşlarının nüfusunun azalmasının en büyük etkenleri onları avlayan avcılar ve yumurtalarını toplayanlardır. Bu yapılan avlar ve toplanan yumurtalar sonucu doğan türü çok zarar görmüştür.

    Türkiye' de her çeşidinin bulunmadığı ve fazla yaygınlığı olmadığı için bazı doğan türleri sadece bilimsel adlarıyla tanınmaktadır. Bunlardan birisi ' Falco rusticolus ' olan gerçek doğan türlerinin en irisi ve kuvvetlisi görünümünde ki kuştur. Kuzey Kutbu boylamlarında bulunan bu kuşlar kışın bile güneye pek fazla inmezler. Çoğu kutup türlerinde olduğu gibi bu doğan türünün de tüy rengi beyaz renktir. Bazılarının tüy rengi beyaza dönük veya gri lekeli olarak görülür ama genellikle beyaz renk tüylere sahiptirler. Kuluçka döneminden sonra yumurtadan çıkan yavruları da kendilerine benzer ve beyaz renk tüylere sahip olurlar. Orta Çağ döneminde bu kuşlar avcılar tarafından çok rağbet görmüşlerdir. Hatta öle ki Marko Polo'nun yazdığı seyahatnamede de yer almışlardır. Seyahatnamesinde Kubilay Han'ın aralarında doğan ve kartal cinsi kuşlarının olduğu ve her bir kuşa eşlik eden bir de avcı olduğu, on bin avcı kuş beslediğini yazmıştır. Dört filin sırtının üzerine yerleştirilmiş olan çadırında kalan hakan, çok sevdiği doğanlarının, turnaları ve başka türdeki kuşları havada kovalamaları için emirler verirdi. Avlarını havada yakalayan bu doğanlar uzun ve şiddetli boğuşmalardan sonra avlarını yenilgiye uğratıp yere indirirlerdi. Hakan doğan türü kuşlarının bu mücadeleci avını saatlerce izlemekten hiç usanmaz aksine çokta mutlu olurdu diye Marko Polo'nun seyahatnamesinde bulunmaktadır.
    Yaşam Şekli ve Yaşam Alanları

    Doğanlar sürüler halinde yaşamak yerine kendi başlarına yaşamayı ve özgürlüğü seven kuşlardır. Doğan türünde ki kuşlar Avrupa, Asya, Afrika, Kuzey Amerika, Güney Amerika, Avustralya, Tasmanya ve bazı Okyanusya adalarında yaşamaktadırlar. Suya yakın olan yerlerde sarp kayalıklarda yaşarlar. Bulunduğu bölgelerde rastgele görülemeyeceği gibi sürüler halinde de görülmezler. Gerçek doğan t]]> Sığırcık https://www.kuslar.gen.tr/sigircik.html Sun, 02 Nov 2014 23:42:53 +0000 Sığırcık,  ötücü kuşlardan sayılan ve familyasına da adını veren sığırcıkgillere ait bir türdür. Sahip olduğu parlak tüyleri ve 20 santimetre civarı boyuyla bilinmektedir. Sığırcık kuşları genellikle grup hal Sığırcık,  ötücü kuşlardan sayılan ve familyasına da adını veren sığırcıkgillere ait bir türdür. Sahip olduğu parlak tüyleri ve 20 santimetre civarı boyuyla bilinmektedir. Sığırcık kuşları genellikle grup halinde uçarlar ve son derece gürültücü kuşlar olarak da bilinirler. Kimilerine göre sığırcık kuşunun taklit özelliğinin olduğu söylenmektedir. Genel yaşam alanı Avrupa'nın sıcak bölgeleri olan bu kuş türüne ülkemizde ve Asya'nın batı kıyılarında da rastlanabilmektedir.


    Sığırcık Kuşunun Yaşam Alanları

    Sığırcık kuşunun birçok alt türü dünya üzerinde farklı bölgelere dağılmış durumdadır. Sadece Asya kıt'asının batısında dahi 12 alt türü bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Kuzey Amerika, Avustralya, Güney Afrika ve Yeni Zelanda gibi bölgelerde de farklı türleri bulunmaktadır. Ancak bu bölgelerde yaşayan sığırcık türleri daha çok hareketli, göçmen sığırcık türleridir. Avrupa ve Asya'da bulunan türler ise yerleşik halde bulunan sığırcık türüdür. Ancak bu türler de kısa mesafeli olarak mevsimlere göre göç gerçekleştirebilirler. Bu göçler de en fazla Kuzey Afrika bölümüne kadar sürmektedir.

    Sığırcık
    Sığırcık Kuşunun Beslenmesi

    Sığırcık genellikle tohum ve meyvelerle beslenen kuşlardandır. Ancak zaman zaman böceklerle de beslendiklerinden hepçil kuşlar kategorisinde yer almaktadırlar. Sığırcık haşere ve böceklerle beslendikleri zamanlarda çiftçiler için yararlı kuşlar oldukları gibi, meyve ve tohumlara yöneldikleri zamanlarda da çiftçiler için zararlı olabilmektedirler. Bu anlamda bazı bölgelerde yoğun olarak görüldükleri durumlarda bazen itlafa maruz kalabilmektedirler. Sığırcık kuşları örümcek, sivrisinek, güve, yusufçuk, çekirge, arı, karınca gibi böceklerle beslenirler. Ancak zaman zaman da kertenkele, solucan ve salyangoz gibi büyük boyutlu canlıları avlayabilmektedirler. Sığırcık kuşlarının beslenmeleri gibi beslenme biçimleri de son derece farklıdır. Sığırcık kuşu üç farklı şekilde besinlerini ağzıyla yakalayarak beslenebilmektedir. Bunlardan ilki topraktaki böcekleri yakalayabilmek için kullandığı yöntemdir. Sığırcık gagasıyla toprağı kazıyarak gagasını toprağa saplar ve böcekleri yakalamak için bekler. İkinci yöntem ise uçan böcekleri yakalamak için kullandıklarıdır. Bu yöntem ani hareket yeteneği gerektirdiğinden genç sığırcık kuşları daha çok kullanabilmektedir. Son yöntemde ise sığırcık kuşları yerdeki solucan ve diğer böcekleri avlamak için ileri hamle yöntemini kullanmaktadırlar. 

    Sığırcık Kuşunun Fiziksel Özellikleri

    Sığırcık kuşu ortalama olarak 20 santimetre boyunda bir kuştur. Ancak bu boy oranı alt türlere göre 2-3 santimetre yukarıda veya aşağıda olabilmektedir. Tüyleri genellikle parlak siyah olan sığırcık kuşunun, mor ve yeşile çalan tonları da görülebilmektedir. Farklı bölgelere göre de farklı renklerde olabilen sığırcık kuşu, kahverengi olarak da görülebilmektedir. Dişi sığırcık kuşlarının tüyleri erkeklere oranla daha fazla beneğe sahiptir. Ayakları kızıl veya pembemsi şekildedir. Gagalarının uçları sivri ve dar bir koniyi andırmaktadır. Gagalarının rengi kış mevsiminde kahverengi ve siyah arasında bir renkte, yaz mevsiminde ise limon sarısı rengindedir. Sığırcık kuşları yılda bir kere de tüy değiştirirler. Bu tüy değişimi genellikle yaz dönemi sonuna denk gelen üreme dönemi bittikten sonra olmaktadır. Sığırcık kuşları ortalama olarak 70 km hızla uçmaktadırlar. Göç eden sığırcık kuşları bu hızla 1000 km yol katedebilmektedirler. Sığırcık sesiyle de dikkat çeken gürültücü bir kuş türüdür. Her sığırcık aynı şekilde ötmeyebilmektedir. Genellikle melodik ve mekanik şekilde ötmektedirler. Yerleşim yerleri yakınlarında bulunan sığırcık kuşları çevreye aşırı derece r]]> Hint Bülbülü https://www.kuslar.gen.tr/hint-bulbulu.html Sun, 26 Oct 2014 07:20:15 +0000 Hint Bülbülü olarak bilinen bu kuşlar ispinoz ailesine dahildirler ve asıl isimleri zebra ispinozdur. Küçük,narin yapıları ile çok hareketli kuşlardır. Hint Bülbülleri çok kolay ürerler. Hint Bülbüllerinin bak Hint Bülbülü olarak bilinen bu kuşlar ispinoz ailesine dahildirler ve asıl isimleri zebra ispinozdur. Küçük,narin yapıları ile çok hareketli kuşlardır. Hint Bülbülleri çok kolay ürerler. Hint Bülbüllerinin bakımı ve beslenmesi çok zor değildir. Normal boy bir kafeste bir çift Hint Bülbülünü çok rahat besleyebilir ve üremelerini sağlayabilirsiniz.

    Ülkemizde sıkça beslenen kuş türlerinden olan Hint Bülbülü muhabbet kuşları gibi evde beslenmesi kolay bir kuş türüdür. Hint Bülbülleri konuşmaz. Hint Bülbüllerinin bakımı oldukça kolaydır,çok fazla su içerler ve kulağa hoş gelen bir ötüşleri vardır. Hint Bülbüllerinin odanızın içerisinde dolaşmasına izin verebilirsiniz. Kafesinizin yerini sürekli değiştirmezseniz, Hint Bülbülleri döner dolaşır ve acıktıkları zaman kafeslerine tekrardan girerler. Hint Bülbülleri çok sempatik hayvanlardır ve muhabbet kuşlarına göre oldukça hareketli ve küçük hayvanlardır.


    Hint Bülbüllerinin anavatanı sayılan ülke Avustralya'dır. Hint Bülbüllerinin çok fazla değişik mutasyona uğramış olanları vardır. Yıllar içerisinde profesyonel Hint Bülbülü üreticileri bu kuşların saf turuncu gibi ilginç formlarına ve jumbo gibi iri boylu olanlarına ulaşmışlardır.Hint Bülbüllerinin kuluçka süreleri 14 gündür. Hint Bülbüllerinin yeni doğmuş yavrularının bakımında kafeste taze yem ve su mutlaka olmalıdır. Hint Bülbüllerinin yavrularının el ile beslenilmesi tavsiye edilmemektedir. Çünkü bu yavrular çok küçük oldukları için bu işlemin sonucunun ölümle bitme olasılığı çok fazladır. Bu nedenle bu yavrular kafeslerinde beslenilmelidir. 

    Hint Bülbülü
    Kafesin içerisinde ciddi bir kavga var ise,daha fazla agresif olan kuş bir veya yarım günlüğüne kafesten alınmalıdır. Çoğu zaman kuş kafese tekrar konulduğu zaman ortalık sakinleşmiş olacaktır. Hint Bülbüllerinin yem ihtiyacını karşılamak için salaş karışımlar gerekir. Bu karışımlar aşağıdaki gibi olabilir;
    • Kırmızı darı
    • Sarı darı
    • Beyaz darı
    • Kanarya yemi
    • Nijer tohumu
    Ayrıca mineral bakımından zengin olan grit ve kalamar kemiği ve taze içme suyu daima kafeste hazır bulunmalıdır. Hint Bülbüllerinin üreme güdüleri çok fazladır. Kafesinizdeki bülbüllerin üremelerini istemiyorsanız,kafesteki yuvayı,yuva malzemelerini ve yuva yapmaya müsait fazladan yem kabı gibi eşyaları kaldırın. Hala kuşlarınız üremek istiyorlar ise bir süre boyunca kuşlarınızı ayırın.

    Hint Bülbüllerinin üreme dönemleri genellikle gün ışığının fazla ve ısının fazla olduğu yaz ayları tercih edilir. Bir çift Hint Bülbülünün 45 cm yükseklik,38 cm genişlik ve 30 cm derinlikte olan bir kafeste barındırılmasında fayda vardır. Çünkü Hint Bülbülleri hareket etmek isteyen kuşlardır. Alanın dar ve kalabalık olması durumunda,kuşlar strese girerler birbirlerini kovalar ve yolarlar. Bu durumda kuşların hastalanmaması imkansızdır. Hint Bülbülleri kunduzlar gibi yuva yapma ustalarıdır. Hint Bülbüllerine yuva yapma malzemesi olarak verilecek nesnelere dikkat etmek gerekir. Yuva yapma malzemesi olarak kullanılabilecek bazı malzemeler şöyle sıralayabiliriz.
    • Yumuşak otlar
    • İnce ot sapları(bu otların temiz olmasına dikkat etmek gerekir)
    • Kendir
    • Hindistan cevizi lifi
    • Kurumuş çimenler
    • Tüy
    Bu arada yumurtalar gelince yuva da kalan bütün yuva malzemelerini yuvadan almayı unutmayın. Hint Bülbülleri muhabbet kuşları ile birlikte barındırılmamalıdırlar. Fakat geniş ortamlarda kanaryalar ile birlikte barındırılabilirler. Hint Bülbülü yumurtalarının dolu olup olmadığını yumurtalara ışık tutarak anlayabilirsiniz. Fakat yumurtalara ışık tutarken dikkatli olmanız gerekmektedir. Daha önce yavrulamamış bir Hint Bülbülünün yumurtalarına çok dikkat etmeniz g]]> Bıldırcın https://www.kuslar.gen.tr/bildircin.html Thu, 23 Oct 2014 07:21:01 +0000 Bıldırcın kuşları, sülün familyasına dahil olan ve avlanabilir kuşlar arasında yer alan küçük boyutlu türün adı olarak bilinmektedir. Bıldırcınlar küçük olmalarına karşın kısa mesafede hızlı hareket edebilen Bıldırcın kuşları, sülün familyasına dahil olan ve avlanabilir kuşlar arasında yer alan küçük boyutlu türün adı olarak bilinmektedir. Bıldırcınlar küçük olmalarına karşın kısa mesafede hızlı hareket edebilen canlılardır. Ancak uçuş mesafeleri kısa olduğundan avcılar tarafından yakalanmalarına neden olmaktadır. Bıldırcınların bir kısmı göçebe olarak yaşayabilirken, bazıları da yerleşik olarak bulundukları yerlerde yer altındaki yuvalarında yaşamaktadırlar.

    Beslenme Özellikleri
    Bıldırcınlar genellikle yaşadıkları çevrede bulunan tarlalardaki tohumlarla beslenmektedirler. Ancak bunun yanı sıra küçük böcekler ve benzeri türdeki canlılarla da beslenmektedirler. Bıldırcınlar eti lezzetli kuşlar olduklarından bazı kuş yetiştiricileri tarafından çiftliklerde de beslenerek ticari anlamda kazanç sağlanmaktadır. Ayrıca bıldırcın yumurtası da üreticilerin diğer kazanç kapıları arasında yer almaktadır.

    Bıldırcın
    Bıldırcın Türleri
    Bıldırcınların dünya üzerinde her bölgeye özgü pek çok farklı türü bulunmaktadır. Ancak bunların çok azı hakkında genel bilgi elde etmek mümkündür. Bunlardan başlıcaları;

    • Bayağı bıldırcın: Boyu yaklaşık 20 cm civarında olan bu bıldırcın türü, narin ancak sert gagalı bir kuş olarak anılmaktadır. En bilinen bıldırcın türüdür. Koyu kahverengi başı, beyaz ve kül rengi tüyleriyle avcılar tarafından en çok avlanan bıldırcın türüdür. Yılda iki veya üç kez yumurta bırakan bu bıldırcın türü her seferinde ortalama 15 yumurta bırakmaktadır. Yumurtalar üç hafta içerisinde çatlayarak yavrular çıkmaktadır. Yer altına yuva yaparak yaşayan bayağı bıldırcınlar, Ağustos-Ekim ayları arasında Afrika kıt'asına göç ederler, Mart ve Mayıs ayları arasında da tekrardan Rusya ve Romanya'daki bölgelere geri dönerler. Bu göç esnasından alçak uçuş yapan bayağı bıldırcınlar, birçok avcı tarafında ağlarla kolaylıkla yakalanabilmektedirler.
    • Japon Bıldırcını: Bu bıldırcın türü de ticari değeri yüksek olan son derece etine dolgun ve aynı zamanda güzel sesli bir bıldırcın türüdür. Eski zamanlardan itibaren Japonya'da eğlence için özel olarak yetiştirildiklerinden dolayı bu adı almışlardır. Bayağı bıldırcına oranla vücudu daha iri olan bu tür bir anlamda tavuğa da benzemektedir. Bıldırcın çiftlikleri tarafından da sıkça tercih edilen bu tür, aslında farklı mutasyonlardan geçerek günümüze gelmiştir.
    • Ekin Bıldırcını: Tıknaz bir tipte olan bu bıldırcın türü bayağı bıldırcın ve Japon bıldırcını ile aynı tüy yapısına sahiptir. Vücudu iri ve boynu kısa olduğundan çok daha iri gibi durmaktadır.
    • New Zelanda Bıldırcını: Yeni Zellanda bölgesinde yaygın olarak görüldüğünden bu adı alan bıldırcın türü, koyu kahverengi ve aralardaki beyaz çizgili tüyleriyle oldukça gösterişli bıldırcın türleri arasında yer almaktadır. Yapı itibariyle de oldukça iri olan bu tür hakkında genel anlamda pek fazla bilgi bulunmamaktadır. 
    • Himalaya Bıldırcını: Hindistan'ın Himalaya Dağları bölgesinde yaşayan bu bıldırcın türü, orta boylu ve nadir bulunan kuş türleri arasında yer almaktadır. Aşırı avlanma ve bölgedeki değişim nedeniyle nesli tükenme tehdidiyle karşı karşıya olan bu bıldırcın türünü korumak adına çalışmalar ve incelemeler başlatılmıştır.
    • Gamble Bıldırcını: Amerika Kıt'asının daha çok çöl bölgelerinde yaşamını sürdüren bu bıldırcın türü, diğer türlerden fiziksel anlamda oldukça farklıdır. Vücudu kül rengi ile kahve renginin karışımını andıran bir renkte olan Gamble bıldırcınının boynu dalgalı bir tüy yapısına sahiptir. Ayrıca başının üzerindeki ibiğe benzer dik tüyler de bu türü diğerlerinden ayıran bir diğer özelliğidir. Kafes ortamında da beslenebilen bu tür, bulunduğu bölgede üreticiler tarafından sıklıkla tercih]]> Golden Finch https://www.kuslar.gen.tr/golden-finch.html Sat, 06 Sep 2014 04:50:10 +0000 Golden finch, anavatanı Avustralya olan bir kuş türüdür. Gökkuşağı ispinozu olarak ta bilinen kuşların Avustralya'da doğal hayatın tahrip edilmesi ve iklim koşulları nedeniyle nesilleri tehlikeye girdiğinden, ü Golden finch, anavatanı Avustralya olan bir kuş türüdür. Gökkuşağı ispinozu olarak ta bilinen kuşların Avustralya'da doğal hayatın tahrip edilmesi ve iklim koşulları nedeniyle nesilleri tehlikeye girdiğinden, ülkede bu konuda çalışmalar yapılmaktadır. Dünyada da kafeslerde üretilmeye çalışılarak, neslin devamı için yoğun çaba harcanmaktadır. Doğal yaşamlarında Avustralya'nın kuzeybatı bölümünde koloniler halinde yaşarlar. Yaşamlarını ihtiyaçlarını karşılamak için süpürge darısı ve üreme döneminde yuva olarak tercih ettikleri okaliptüs ağaçlarına yakın yerlerde devam ettirirler. İlkbahar ve sonbaharda üreme içgüdüleriyle okaliptüs ağaçlarının kovuklarında yaşarlar. Daha sonra yavruların bakımı için, alçak yerlere giderler. Doğada 20-30 derecede yaşayabilirler. 

      Golden finch türleri ve renkleri

      Kuşlar kafa, göğüs ve sırt renklerine göre ayrılırlar. Kuşlar tanımlanırken kırmızı kafa (RH), yeşil sırt (GB) ve beyaz göğüs (WB) olarak anılırlar. Mutasyon golden finch türleri klasik türlere göre, farklı renklere sahiptir. Bunlar nadir bulunduklarından, oldukça değerlidir. Bu türlerin kafa, göğüs ve sırt renkleri farklılık göstermiş olsa da, üreme, barınma, sıcaklık gibi alışkanlıkları diğerleriyle aynıdır.

      Golden finch kafes seçimi ve malzemeler

      Sosyal yönleri güçlü olan kuşlar, hem kendi türleriyle, hem de diğer kuş türleriyle bir arada yaşayabilir. Üreme dönemleri geldiğinde kafeslerde koloni halinde yaşarken, dönemsel olarak agresif tavırlar gösterebilirler. Bu süreçte hemcinslerine karşı gagasıyla küçük darbelerde bulunabilir. Bunlar fazla rahatsızlık vermese de, davranışlarını devam ettiren kuşların bir süre ayrılması gerekebilir. Golden finch tek ya da çift olarak beslenebilir. Ancak çift beslemek daha yaygındır. Üreme döneminde yavrular büyüyene kadar aile kurgusunu yaşatırlar. Bu kuşlar ispinoz türü olduğundan, bakımları için uygulananlar diğer ispinozlar içinde geçerlidir. Bunların bakılacağı kafeslerin büyük tutulmasında fayda vardır. Evinizde bulundurabileceğiniz büyüklükte bir kafes seçmelisiniz. Tercihiniz en az 60X50X40 ölçülerinde bir kafes olmalıdır. Bu büyüklükte bir kafeste çift olarak golden finch bakabilirsiniz. Küçük kafeslerde özellikle tüy döküm dönemlerinde sorun yaşayabilirsiniz. Üretim yapmayı düşünüyorsanız, kafesin içini şerit ledle aydınlatabilirsiniz. Bu yavruların gece beslenmesini kolaylaştırır. Kuşların kafes telleri saka ve kanarya türlerinde olduğu gibi dik telli olmalıdır. Paralel telleri olan kafeslerde suluklar sığ olacağından, kuşların su içmesini zorlaştıracaktır. Golden finchleri bakarken hava akımına dikkat etmelisiniz. Çift taraflı olan akımlar kuşlar için çok zararlıdır. Bu nedenle kafesleri uygun bir alana yerleştirmelisiniz.

      Golden Finch

      Bu türdeki kuşlar kafes içinde oyuncak tarzı aksesuarlara ihtiyaç duymazlar. Kafeslerinde doğal yaşamlarına uygun olacak şekilde ağaç tünekler tercih edilmelidir. Bunlar kuşların ayaklarında deformasyonu önleyecek, mantar oluşumlarına çözüm olacaktır. Sivri gagalı olduklarından su kapları en az 1 cm derinlikte olmalıdır. Geniş ağızlıklı muhabbet kuşu sulukları sadece banyo amaçlı kullanılabilir. Bu sulukları kullanırsanız, golden finchlerin sıkça banyo yapası yüzünden kuşunuz hastalanabilir. Kafesteki yem kapları onların rahatlıkla tüneyeceği, açık yem kabı olmalıdır. Bunların kafesin içinde tünek altları dışına konmaları gerekir. Böylece kirlenmeleri önlenebilir. Kafesin altına koyacağınız taban malzemesi mısır koçanı granülü, çam talaşı ya da emiş gücü yüksek olan gazete kağıdı kullanılabilir. Gazete kağıdı konulursa, sıkça değiştirilmesi gerekir. Diğer kuşlarda olduğu gibi kafeste bulundurmanız gereken mürekkep balığı kemiği kuşların kalsiyum ihtiyacını karşılayacaktır. Bunun gibi kuş kumu da kafeste sindirim için her zaman bulundurulmalıdır.

      Golden finch  beslenme

      Bu kuşlar diğer kafes kuşları gibi tohumlarla beslenir. Golden finchle]]> Karga https://www.kuslar.gen.tr/karga.html Sat, 06 Sep 2014 04:45:36 +0000 Karga, kargagiller familyasının corvus cinsinden iri yapılı, pençeli, düz gagalı, genellikle siyah tüylü, yüksek tonda rahatsız edici sesi olan kuş türleridir. Büyük ve leşle beslenen türlerine karakarga ya da kuz Karga, kargagiller familyasının corvus cinsinden iri yapılı, pençeli, düz gagalı, genellikle siyah tüylü, yüksek tonda rahatsız edici sesi olan kuş türleridir. Büyük ve leşle beslenen türlerine karakarga ya da kuzgun denilir. Çıkardıkları tuhaf seslerle, siyah renkleriyle ve parlak şeylere düşkünlükleriyle mitolojide ve sanattaki konularda adı geçer. Bazı hikayelerde akılsız olarak anlatılırsa da, araştırmalar en zeki kuş olduğunu gösterir. Ses taklidi yapma konusunda çok başarılıdırlar. Haklarında yapılan araştırmalarda 100 kelime ve 50 cümle öğrenen kargalar tespit edilmiştir. Bazı karga türleri orman kargası, leş kargası, Amerikan kargası, palmiye kargası ve çöl kargasıdır.  

      Kargaların yaşam süresi

      Kargalarda erkekler 5 yılda, dişiler 3 yılda cinsel olgunluğa erişir. Doğada yaşayan kargalar yaklaşık 13 yıl ömre sahiptir. Ancak doğada 20 yaşına kadar yaşayanlarda görülmüştür. Doğada yaşamayanlar ise 20 yıldan daha fazla yaşayabilir. Tarihte Antik Yunan ve Roma'da uzun ömrün sembolü olarak gösterilmişlerdir. Eserlerde kargaların ömürlerinin insan ömrünün 9 katı olduğuna dair açıklamalar vardır. Kargaların kuzgun denilen türlerinin 200-400 yıl yaşadığı bilinmektedir.

      Kargaların beslenme alışkanlıkları

      Buldukları her şeyi yiyebilirler. Çöpleri karıştırır, kurt, böcek, fare, mısır, böğürtlen gibi değişik besinler yerler. Yetişkin olan kargaların günlük besin miktarı 300 gramın üzerindedir. Palamut, incir, ceviz gibi bitkilerden de tüketirler. Ekinlere zarar verdiği düşünülse de, aslında ekin zararlılarını yediklerinden çiftçilerin yararına çalışırlar.

      Karga

      Kargaların öğrenme yeteneklerini etkileyen unsurlar

      • Kalıtımsal olarak aktarılmış bilgiler
      • Kendilerinin öğrendiği bilgiler
      • Sosyal çevreden edindikleri bilgiler

      Kargalar zekalarıyla bu unsurları en iyi şekilde kullanmakta ve geliştirmektedirler.

      Kargaların kurnazlığı

      Kargaların bazı türlerinin sosyal ilişkileri oldukça aktiftir. Özellikle büyük olan karakargalar yani kuzgunlar bunda oldukça ustadır. Genç kuzgunlar leş üzerinden birbirine yiyecek toplama konusunda yardımcı olurlar. Kendi aralarında kurnaz bir şekilde kargaşa ortamı yaratarak, diğer leş yiyenlere karşı güvenli bir ortam oluştururlar. Leşin yanına ikişer ikişer giden yaşlı kuzgunlar bu şekilde diğer leş yiyicilerin dikkatini çekmeden leşi aralarında paylaşırlar. Kargalar seslerini kullanma konusunda oldukça yeteneklidir. Aralarında kendi iletişim dilleri vardır. 

      Kargaların vücut yapısı ve beyni

      Kargalar öğrenme konusunda çok yeteneklidir. Onların bu zekası ve diğer özellikleri beyninin fiziksel özelliklerinden kaynaklanır. Kargalarda birim vücut ağırlığına düşen beyin dokusu çok sayıda hayvana göre daha yüksektir. Kargaların en zeki hayvanlar olarak kabul edilen şempanze ve yunuslara yakın zekaya sahip olduğu belirtilir. Karga beyni kuş beyniyle kıyaslanamaz. Karganın beyni insan beyniyle benzer özelliklere sahiptir. Beyinde yüksek zekayı sağlayan ön beyin, aynı insanlarda olduğu gibi beynin en geniş alanını oluşturur. Kargalar kendi aralarında inanılmaz dayanışma ağı kurmuşlardır. Bir karganın insanlar yüzünden kötü muamele görmesi ve zorda kalması halinde, diğer kargalar hemen yardıma gelir. Karganın yaralı olup uçamaması halinde, ona zarar verebilecek olanları yanına yaklaştırmazlar. Kargaların özellikleri değerlendirilirse, zekaları yakından görülür. Yiyemedikleri ceviz gibi kabuklu yemişleri bile araçların geçtikleri yerlere bırakırlar, araçların üzerinden geçip kırmasından sonra yerler.

      ]]>
      Cennet Papağanı https://www.kuslar.gen.tr/cennet-papagani.html Sat, 06 Sep 2014 04:40:52 +0000 Cennet papağanı, anavatanı Afrika kıtası olan, nemli ve sıcak iklimi seven ve tohumlarla beslenen papağan türüdür. Hint Okyanusunda bulunan adalarda çok sayıda bulunurlar. İnsanlara yakın olacak kadar sosyal olan, oy Cennet papağanı, anavatanı Afrika kıtası olan, nemli ve sıcak iklimi seven ve tohumlarla beslenen papağan türüdür. Hint Okyanusunda bulunan adalarda çok sayıda bulunurlar. İnsanlara yakın olacak kadar sosyal olan, oyuncu papağanların çift olarak beslenmesi uygundur. Tek olarak bakıldığında daha fazla ilgi gösterilmesi, kafesinde daha fazla oyuncak bulundurulması gereken bir yapıya sahiptir. Kafesleri yeterince geniş olması gerekir. Çalan müziğe eşlik etmeyi sever. Türlerine göre 12-19 cm boyutlarında, 40-60 gram ağırlığında olan papağanların ömürleri yaklaşık 10 yıldır. Sivri ve keskin gaga yapısı, genellikle parlak yeşil renk tonuna sahip tüyleri, küt kuyrukları olan cennet papağanlarının 32 değişik renge sahip türü bulunmaktadır. Bu papağan türlerinin konuşma yeteneği çok kısıtlıdır. Ancak yeteri kadar ilgi gösterilirse, erkekler bir kaç kelime öğrenebilir, adına tepki verebilir. Bu kuşlarda eş seçimi için göz bantlarına göre seçim yapılmalıdır. Bu ince ve kalın göz bandı olmasına göre değerlendirme yapılır. Bu türler kendi aralarında eş yapılmalıdır. Cennet papağanı almak isteyenler, öncelikle kabarık tüylü olmamasına, dışkısına, tüylerinin parlaklığına, gözlerinin canlılığına, burnunda nemlilik olmamasına dikkat etmelidir. Başka papağanlarla bir arada duruyorlarsa, eşinin olup olmadığına bakılmalıdır.

      Cennet papağanlarının cinsiyet tayini

      Papağanların cinsiyet ayrımının yapılması için DNA testi yapılması gerekir. Ancak yaklaşık olarak cinsiyetlerinin belirlenmesinde bazı ayrımlar bulunmaktadır. Dişi olanlarda kuyruk tüyleri genellikle aynı uzunlukta ve düz biterken, erkeklerde daha oval olur. Ortada yer alan tüyler yandakilere göre daha uzun olur. Dişi papağanlar tünediğinde ayakları arasında kalan mesafe erkeklere göre daha fazla olur. Ayrıca dişilerin karınları tüneğe daha yakın olur. Erkeklerin kafası oval olurken, dişilerin üst kısmı daha düz olur. Bu tür ayrımlar yaklaşık olarak cinsiyetleri hakkında bilgi verebilir. Bunun dışında yetişkin olan papağanlarda dişiler üreme döneminde kanatlarını ve kuyruklarını kabartıp, daireler çizer. Erkek dişinin ve kendi ayaklarına küçük ısırık hamleleri yapar, etrafında döner, kaşınır, başını sallayarak seri şekilde ses çıkarır. Hareketleri dişiye göre daha belirgindir.

      Cennet Papağanı

      Cennet papağanlarında yaş tayini

      Bu papağanları bakmak isteyenler genellikle evcilleştirmek ister. Ancak yavru olanlar sabırla daha kolay evcilleşir. Bu nedenle 2 aylık yavru alınması daha uygun olur. Papağanlarda yaşı belirlemek için gagasına ve gagasının üzerinde olan kahverengi banda bakmak gerekir. Yavrularda burun delikleri biraz daha belirgin olur, yetişkinlerde ise burun delikleri nemli olmazsa belirgin hale gelmez. Gaga rengi yavrularda kahverengi turuncu renkte olur ve zamanla kırmızıya döner. Bu kırmızı gagalı kuşların hepsinde böyle olur. Beyaz gagalılar için yavruyken kahverengi olan gaga büyüdükçe beyaza döner. Cennet papağanın gagası tamamen kırmızı olduğunda, 3 aydan büyük olduğu anlaşılabilir. Cennet papağanın gagası kırmızı renkte, sevda papağanının gagası beyaz renkte olur. Ayaklarında kahverengi benekler olan kuşlarda yavrudur. Bunlar yoksa, 5 aydan büyük olduğu belirlenebilir.

      Cennet papağanı için kafes seçimi

      Papağanlar içinde rahatça hareket edebilecekleri bir kafese konmalıdır. Kafesin boyu yüksek, tırmanmalarına uygun olacak yatay tellere sahip olmalıdır. Kafeste üst tarafta rahatça durabilecekleri ahşap tünek olmalıdır. Uyuması için salıncak yerine tünek kullanılmalıdır. Alıştırılırsa hasır yuvada rahatça uyuyabilir. Bu papağanlar yuvasını kirletecek dışkılama yapmaz. Kafese yemini günlük tüketebileceği kadar koymalı, suyuyla birlikte düzenli olarak değiştirilmelidir. Kafesleri her hafta temizlenmelidir. Tabanda doğal talaş kullanımı temizliği kolaylaştıracaktır. Cennet papağanları sabahın ilk ışıklarıyla birlikte hareketlenmeye başlar. Yemini yedikten sonr]]> Kanarya Bakımı https://www.kuslar.gen.tr/kanarya-bakimi.html Tue, 02 Sep 2014 02:24:43 +0000 Kanarya bakımı, oldukça hassas bir çalışmayla sağlanabilir. Sağlıklı bir kanarya etrafında olanlara karşı duyarlı bir yaklaşım içindedir. Devamlı olarak hareket halinde, ötücü ve yeme karşı istekli olur. Kar Kanarya bakımı, oldukça hassas bir çalışmayla sağlanabilir. Sağlıklı bir kanarya etrafında olanlara karşı duyarlı bir yaklaşım içindedir. Devamlı olarak hareket halinde, ötücü ve yeme karşı istekli olur. Karında olan tüyle üflendiğinde derisi sarımtırak olur. Aynı zamanda göğsü, kanat altları ve diğer cilt yerleri aynı renktedir. Hasta olan kanarya bunların tam tersi özellikler gösterir. Hareketsiz ve çevresine karşı duyarsız olur. Ayaklarına bakıldığı zaman yaşını belli eder. Genç bir kanarya ince yapılı, pürüzsüz ve kabuksuz ayaklara sahiptir. Arka parmakları daha kısa olur. Yaşlandıkça ayaklar kalınlaşır, pullanır ve parlaklığını kaybeder. Kanaryanızın sağlıklı ve iyi ötücü olmasını istiyorsanız, erken dönemde eğitmeye başlamalı ve bakımını doğru yapmalısınız.

      Kanarya bakımında dikkat edilmesi gerekenler

      Kanaryaların doğal ortam yaratılan kafeslerde bakılması gerekir. İçine özel çim ve ağaç dallarının konması kanaryaların kafeslerde rahat ermesini sağlar. Kafeslerin boyutları 100 x 50 x 80 cm olması tavsiye edilir. Kafesin büyük olması kanaryanın rahat etmesini sağlar. Bunu evin içinde her zaman değiştirmeyeceğiniz bir yere yerleştirmelisiniz. Kafesi yerleştireceğiniz alan direkt güneş ışığı alan cam önleri, soğuk hava akımının olduğu yerler olmamalıdır. Kafesin içinde kullanabileceğiniz 3 tane kap bulunmalıdır. Bunları yem kabı, su kabı ve meyve, sebze koyabileceğiniz kap olarak kullanmalısınız. Kanaryayı tuttuğunuz ortamdaki sıcaklık 10 derecenin üzerinde olmalıdır. Bunun altındaki sıcaklıklar kanaryalar için uygun değildir. Kafesin içinde mutlaka kalsiyum barları bulunmalıdır.

      Kanarya Bakımı

      Kanarya bakımında düzenli olarak yapılması gerekenler

      Günlük olarak: Kafesin içindeki su ve yem kapları her gün ılık suyla yıkanmalı ve kurulanmalıdır. Boşalan ya da azalan kaplar yeniden yarısına kadar doldurulmalıdır. Kafesin altına serdiğiniz nemi çekecek özellikteki kağıdın her gün değiştirilmesi gerekir. Kafesin kapıları kontrol edilmeli, içerdeki besin artıkları kafesten alınmalıdır. Her gün taze ve temiz su verilmelidir. Kanaryalar özellikle yaz döneminde günlük olarak banyo yapmayı severler. Bunu isterseniz içinde temiz su olan spreyle, isterseniz kanaryanın içine girebileceği temiz su koyduğunuz bir kapla sağlayabilirsiniz. Banyo zamanını sabahları ayarlamalısınız. Akşamları kurumadığından, kanaryanın üşümesine neden olabilirsiniz. Ayrıca banyo suyunu çok az miktarda yemek sodası koyabilirsiniz. Bu tüy diplerinde olan bakterilerin yok edilmesine faydalı olacaktır. Ayrıca kanaryanız bu sudan içerse de, hazımsızlık sorunlarına iyi gelecektir.

      Haftalık olarak: Kafesin kendisi ve kafes içinde bulunan aksesuarların tamamı ılık suyla yıkanmalı ve kurulanmalıdır.

      Aylık olarak: Kafes ve içindeki aksesuarların tamamı özel kimyasallar kullanılarak dezenfekte edilmelidir.

      3 ayda bir: Kafesin telleri, kilitleri düzenli olarak kontrol edilmelidir.

      Kanaryanızı ilkbahar ve yaz aylarında temiz hava alması için kafesiyle balkona koyabilirsiniz. Kış aylarında nişe, sıcaklığın 18-20 derece olduğu günlerde pencereyi açarak temiz hava almasını sağlayabilirsiniz. Evde kedi, köpek gibi başka evcil hayvanlarınızı varsa, kanaryanızı bunlarla yalnız bırakmamalısınız.

      Kanaryanın beslenmesi

      Kanaryalar her gün beslenmelidir. Bir gün boyunca hiç bir şey yemezlerse ölebilirler. Beslenmede yemler, yeşillikler, sebzeler, meyveler, mamalar, kum ve mineraller, vitaminler yer almalıdır. Bunlar kanaryanın üreme, tüy dökümü, mevsime, hastalıklarına, rengine, yetiştirme türüne göre kullanılmalıdır. Kanaryalara kenevir, kanarya yemi denilen ince yem, şalgam, yulaf, keten tohumu, darı, turp, haşhaş gibi tohumlar ayrı olarak verilebileceği gibi, bunlar karışım olarak verilebilir. Özellikle keneviri çok severler, ancak bunu kış aylarında biraz daha fazla ve]]> Sultan Papağanı https://www.kuslar.gen.tr/sultan-papagani.html Tue, 02 Sep 2014 02:18:44 +0000 Sultan papağanı, kakadugiller familyasına ait olan sarı, beyaz ve gri renkleri bulunan evde beslenebilen bir kakadu türüdür. Yanaklarında kulak bölgesinde bulunan turuncu tüyleriyle ayırt edilirler. Bunlar genellikle so Sultan papağanı, kakadugiller familyasına ait olan sarı, beyaz ve gri renkleri bulunan evde beslenebilen bir kakadu türüdür. Yanaklarında kulak bölgesinde bulunan turuncu tüyleriyle ayırt edilirler. Bunlar genellikle soluk renkte olduğunda dişi, koyu renkte olduğunda erkek olurlar. Ancak kesin olarak cinsiyet tayini yapabilmek için, daha farklı yöntemler bulunmaktadır. Genellikle erkeklerin gözlerinin çevresi sarı tüylerle, dişilerin ise beyaz ve gri renkli tüylerle kaplıdır. Erkek olanlar konuşturulduklarından, oldukça rağbet görürler. Kafeste kapalı kalmayı sevmezler, ancak kalabalıkta bulunmaktan hoşlanırlar.

      Sultan papağanında cinsiyet ayrımı

      Sultanlarda cinsiyet ayrımı yapabilmenin iki farklı yolu bulunmaktadır. Her mutasyonda çözüm olmasa da, papağanların tüylerine bakarak cinsiyet ayrımı yapılabilir. Ancak bu yapılırken sultanın yaşı da dikkate alınmalıdır. Yaşını doldurmayanlarda tüylerin renkleri tama olarak oturmadığından, hatalı cinsiyet tahmini yapılabilir. Diğer yola göre sultanın yaşının doldurmasına göre ötüşü takip edilir. Dişi olanlar curk curk olarak kısa ve tek ötüş yaparken erkekler kanarya ötüşüne benzer sesler çıkarabilir, ıslık çalar ve konuşma özellikleri olur. Yani hangi renkte olursa olsun, ıslık çalıp, uzun ötenler erkektir.

      Sultan Papağanı

      Sultan papağanında yaş tahmini

      Sultanların yaşını tahmin etmek oldukça güçtür. Yöntemler kesin olarak yaşını göstermese de, hangi dönemde olduğu hakkında bilgiler verebilir.

      • 0-1 yaş arasındakilerde gözler yusyuvarlak, gaga pürüzsüz, ayak parmakları ince olur.
      • 1-8 yaş arasındakiler yavrulara göre daha büyük, ayakları daha kalın ve pütürlüdür. Gagasında katmanlar oluşmuştur. Bu çağdaki sultanlar oldukça gösterişlidir. Gözlerindeki yuvarlaklık kaybolmuş, çevresinde olan tüyler azalmıştır.
      • 8-16 yaş arasındaki olgun sultanlar, daha yavaş hareket eder ve durgun bir hal alır. Ayaklarında ve gagadaki pütürleşme artmış ve kalınlaşmıştır.
      • 16 yaşın üzerindeki yaşlı sultanlar, sağlık sorunları yaşarlar. Günde en az 18 saat uyur ve yumuşak gıdaları tercih ederler.

      Sultan papağanının davranışları

      Sultanlar diğer kuşlara göre daha fazla davranış birliği gösterirler. Büyük bir kısmı yaptığı aynı davranışlarla, aynı şeyleri anlatır. Bunun sebebi sürüler halinde yaşamaları ve sosyalliği sevmelerinden kaynaklanır. Birbirlerine bakarak çok sayıda şey öğrenirler, rahatça iletişim kurabilirler. Bu nedenle özellikle erkekleri konuşmayı öğrenir, taklit yeteneğini kullanabilir.

      • Gaga gıcırdatma: Sultanlar alt gagalarını sağ ve sol tarafa hareket ettirerek ses çıkarırlar. Bu hareketi sadece sultan papağanları yapabilir. Bunun anlamı her şeyin yolunda olduğudur. Mutlu olanlar bunun genellikle uykudan önce çıkarırlar. Bu sesi çıkaran sultan rahatsız edilmemelidir.
      • Kendi adını tekrarlama: Sultanların erkekleri bazı kelimeleri öğrenebilirler. Bunların içinde olan kendi isimlerini bazen sürekli olarak tekrar ederler. Bunun anlamı ilgi istemesi, sevilmesi, onunla konuşulmasını istediği, kafesinden salınıyorsa dışarı çıkmak istediğini anlatır.  
      • Yemlikleri yerinden çıkarmak: Sultanlar yemliklerini ısrarla çıkarmaya çalışıyorsa, sizi yanında görmek istiyordur. Size ihtiyacı olabilir ya da canı sıkılmıştır.
      • Kafesin içinde kanat çırpmak: Sultanlar uçucu kuşlardandır. Doğal alanlarda yaşayanlar uzun süre uçabilir. Kafeslerde bakılanlar bu olanağı bulamadığından, kanatları uyuşur ve kan birikimi olur. Bu kanatlarda ağrıya neden olduğundan, kafesin içinde çırpınır. Olanağınız varsa, sultan papağanı dışarı çıkararak uçurmalısınız.
      • Çığlık atma: Eğer bulundukları yerden memnun olmazlarsa, düz ve yüksek sesli çığlıklar atarlar. Bunun sebebini siz çözmelisiniz.
      • Kanatlarını açarak tıslama: Sultanları]]> Kınalı Keklik https://www.kuslar.gen.tr/kinali-keklik.html Tue, 26 Aug 2014 05:58:31 +0000 Kınalı keklik, keklik familyasına ait orta büyüklüğe sahip bir kuş türüdür. Avlamada gösterdiği üstün özellikler nedeniyle avcılar tarafından çok sevilen güzel görünüşlü bir av kuşudur. Çok yağışlı Kınalı keklik, keklik familyasına ait orta büyüklüğe sahip bir kuş türüdür. Avlamada gösterdiği üstün özellikler nedeniyle avcılar tarafından çok sevilen güzel görünüşlü bir av kuşudur. Çok yağışlı ve sık ormanlarla kapalı yerlerde bulunmayan kınalı keklikler genel olarak düz ovaları olan bölgelerde yaşamlarını sürdürmektedirler. Ülkemizde Karadeniz'in çok yağışlı bölgeleri dışında görülebilen kınalı keklik türlerine Marmara, Ege, Akdeniz bölgelerindeki düz ovalarda rastlanabilmektedirler.


    Kınalı keklikler doğada toplu halde yaşamlarını sürdürmektedirler. Kayalık, çalı ve otlarla kaplı yamaçlar, ekilmiş alanlar, vadiler ve çok yağış almayan yarı kurak bölgelerde daha sık görülmektedirler. Beslenme şekli olarak da kınalı keklikler bitki kökleri, kurt, bitki tohumları ve böceklerle beslenmektedirler. Dış görünüş olarak kınalı kekliklerin erkek ve dişi türleri ayırt edilemez. Ancak yine de erkek kekliklerin ayaklarında mahmuz denilen kıkırdaksı doku bu ayrımı sağlayabilmektedir. Yetişkin kınalı kekliklerin kafa yapıları dişi kekliklere göre biraz daha büyük görünümdedir. Kınalı keklikler, yaklaşık olarak 34-35 cm. ölçülerinde büyüklüğe sahiptirler. Kanat açıkları ise 55-60 cm. büyüklüğüne ulaşabilmektedir

    Ağaçların seyrek görüldüğü yerlerde yaşamlarını doğa şartlarına göre sürdüren kınalı kekliklerin çiftleşme dönemleri de şubat ve mart aylarında gerçekleşmektedir. Yılda bir kez kuluçkaya yatan keklikler yuvalarını çalılar arasına yada kaya diplerine yapmaktadırlar. Yumurta sayıları 15 ile 21 arasında olan dişi kınalı kekliklerin kuluçka süreleri 24 gün olarak hesaplanmıştır.
    Kınalı Keklik
    Genel olarak Kınalı Keklik Yetiştirmenin Önemlerinden Bahsedecek Olursak;
    • Tüketimi az olan kınalı keklikler et için beslenmektedir.
    • Görselliğindeki cazibesi ve eğitilebilen bir kuş türü olduğundan avcılar tarafından en çok sevilen keklik türüdür.
    • Keklik grubu içinde en sempatik türlerinden olduğu için hobi amaçlı satmak için de beslenmektedir.
    Kınalı kekliklerin çiftliklerde beslenmesiyle üretimi ve korunması amaçlanmaktadır. Ülkemizde geçmiş dönemlere göre kınalı keklik sayısında düşüş olduğunu söyleyebiliriz. Bunun en önemli sebebi olarak ise, bilinçsiz avlanma, gübreleme ve zirai ilaçlamaların neden olmasını sayabiliriz. Bazı derneklerde bu keklik türlerinin sayısını arttırmak amacıyla evlerinde yada çiftliklerinde besleyen kişilerden satın alarak özel barınaklarda besledikleri bilinmektedir.

    Kınalı kekliklerin beslendikten sonra doğaya bırakılmaları ve doğaya bırakılacak büyüklükteki kekliklerin tüm işlemleri belli kurallar içinde yapılmalıdır. Kafesleme sistemiyle kınalı keklik besleyecek kişilerin dikkat etmesi gereken hususlar içinde kafesin üç tarafının da kapalı olması gerektiği bilinmelidir. Rüzgarda ve güneşe maruz kalan ortamlarda kafes bırakılmamalıdır. Bu şekilde korunarak bakılan kınalı kekliklerin hasta olma ihtimalleri de azalmış olmaktadır.

    Doğada yaşamlarını sürdüren kınalı keklikler çift halinde yaşayabildikleri gibi evcil ortamda yetiştirilen kınalı keklikler 3 dişi 1 erkek veya 1 erkek 4 dişi olarak da yaşamlarını sürdürebilmektedirler. Salma durumlarında ise 8 dişi 2 erkek veya 16 dişi 4 erkek olarak yaşayabilmektedirler. Salmalarda başka hayvanların kekliklere ulaşamayacakları şekilde korunaklı bir kafes olması gerekmektedir. Bu önlem hem kınalı keklik yumurtalarının çok küçük olması sebebiyle fare gibi diğer kemirgen hayvanlar tarafından taşınması engellenmekte hem de diğer hayvanlardan gelebilecek virüs ve bakterilerin kafesin içine bulaşması önlenmektedir.
    ]]>
    Peçeli Baykuş https://www.kuslar.gen.tr/peceli-baykus.html Thu, 31 Jul 2014 22:43:19 +0000 Peçeli Baykuş, Ülkemizde çokça bulunan açık renkli olan bir baykuş türüdür. Yüz bölgesi, göğüs ve karın dış yüzeyi beyaz renklidir. Yüzleri kalp görünümünü almıştır. Göz renkleri oldukça koyu ren Peçeli Baykuş, Ülkemizde çokça bulunan açık renkli olan bir baykuş türüdür. Yüz bölgesi, göğüs ve karın dış yüzeyi beyaz renklidir. Yüzleri kalp görünümünü almıştır. Göz renkleri oldukça koyu renklidir. Üst kısmı sarıya ve beji andıran renkli kısmıdır. Kanatları da aşağıya kadar oldukça uzun ve bacaklarını meydana getiren yerlerin tamamı uzun oluşuyla boy ölçüşemez. Boy uzunluğu, 33 ila 39 cm'dir. Yaşam alanı; Genelde kurak iklimleri seven ve ağaçları az olan geniş arazileri, tarımsal arazileri ve açık alanları tercih ederek buralarda yaşamlarını sürdürürler. Viran olan binalarda ve harabelerin oyuk kısmına yuvalarını yaparlar. Yiyeceklerini tarla fareleri, kurbağalar ve böceklerle beslenmelerini sağlarlar. Ses; Sesleri uzatarak ve acının içinde yakınmaya benzer, korkutucu ve ürpertili bir tıslama gibidir. "şşirrii-şşirrii" diye ses çıkarırlar. Geniş bahçelerde yaşayan ve tarımsal kimya ilaçları, insana baskı ve besinlerinin az olması türüne bir tehdit oluşturur. Türkiye'de baykuşlar yerli peçeli baykuş türünden oluşur. Batı, Orta ve Güneydoğu Anadolu'da genelde kırsal yerlerde görülmektedir.

    Genel Özellikleri;

    Peçeli baykuş, başı büyükçe ve tüyle kaplıdır. Kuyruğu kısa oluşu sebebiyle, kanat kısımları enli ve uzun yapıdadır. Başka baykuşların kanatları, bir insan boyu kadardır. Tabii bir serçeye benzeyen ufak kanatlı olanları da görülmektedir. Gaga kısımları kıvrık, pençeleri keskin ve kancaları tırnaklıdır. Yanı sıra kıvrak parmaklı oluşudur. Güçlü pençelerini sadece avı için odaklar. Baykuşların geneli, ıssız ve tenha yerlerde avını avlarlar. Tüm vücut kısmı yumuşak ve incecik tüylüdür. Bu tüyleri, uçuşa geçtiği anda bir susturucu görevini yapar. Uçuşa geçtiğinde ise kanat çırpışlarının sesini duyamazsınız.

    Gözlerinin iri olduğu, baş kısmında yanda değil de önüne doğru bakar. Olağanüstü iri gözlere sahiptir. Gözünün oyuğu ile hareket işlevini yapamaz. Arabaların farına benzediği gibi yuvalarında da sabit kalırlar. Ve baykuş boyun kısmı 270 derece açı içerisinde döndürerek etrafını diyaliz eder. Dişiler, erkeklere göre daha büyük olup, 2 ila10'na yakın yumurtlama yaparlar. Kuluçkaya yattıkları zamanda 30 ila 40 gün arasında değişir. Yumurtadan çıkan yavrularının gözleri ve kulağı kapanıktır. Bu yavrular yuvalarında kalma sürelerinde değişkenlik gösterirler. 

    Peçeli Baykuş

    Görme Kabiliyetleri;

    Mor ışık görüntüsüne neden olan kimyasal maddeyi oluşturur. Bu hücreler, en minik ışıkta bile kimyasal bir uyarıya dönüşür. Bu durumda da insan yalnızca bir ışığın yansımasını gördüğü gibi, baykuş da burada bu nesneyi olduğunca net bir şekilde görüşünü yapar. Tüm kuşların üst gözlerindeki kapağı, alt gözüne değdiğinde bu biçimde baykuşlarda bu olayı tersine yaparlar.

    İşitme Duyuları;

    Baykuşlarda görüş ve duyma yetenekleri oldukça hassastırlar.  Az olan ışıkta avını tutabildiği gibi, gecenin karanlığında da duyma duyusuyla olduğu yeri bulup, avına kenetlenir. Kulağı, en minik sesleri dahi duyabilecek kadar duyarlıdır. Hassaslık gösteren kulakları, gece tenhada bile uçabilen pervaneyi kanatlanan sesi ya da bir şeyin kemirildiğini, bazen an ve an sessizlik olan yerde bir iğnenin düşmesini dahi duyabilirler.

    Baş tüyleri; bir kaşık gibi ses sinyalini algılar ve kulağında toplar. Bazen de baykuşlarda hem cinslerinde kulak deliği o kadar iridir ki, baş kısmının yanı tüylerle kaplıdır. Ve de ses titreşimleri kulağına vurduktan sonra diğer kulağına da gelmektedir. Bu baykuşlar ufak zaman dilimleri arasında ses titreşimlerinin geliş yönüne göre tespit eder. Baykuşların enteresan tarafı kulakları perdeli olmasıdır. İstediği anda açabilir, istediğinde de kapatma özellikleri bulunur. İstirahate çekildiklerinde ağır uçuşları ile kulağın perdesini açarlar ve süratli uçmalarının halinde kapatırlar.

    ]]>
    Serçe https://www.kuslar.gen.tr/serce.html Thu, 31 Jul 2014 22:38:29 +0000 Serçe, Kuşlar grubundan, öten kuşlar sınıfı ve serçelerin familyasında olan bir gagalı kuş türüdür. Altın serçe Afrika'da ekilen tarlaları harap eden iri bir türüdür. Çevrede yaşayan evcil serçeler, sırtı Serçe, Kuşlar grubundan, öten kuşlar sınıfı ve serçelerin familyasında olan bir gagalı kuş türüdür. Altın serçe Afrika'da ekilen tarlaları harap eden iri bir türüdür. Çevrede yaşayan evcil serçeler, sırtı ve kanatları kahverengimsi, karın bölgesi ise gri renklidir. Serçelerin otuza yakın türü bulunur. Küçük ve tınaz yapısı olan, kalınca gagası bulunan küçük bacakları siyaha benzer tüylü kuş türleridir. En çok bilindiği ve sürekli görülen türü olan bayağı serçenin hem büyük, hem de küçük alanlarda, tarla ve bahçelerde ufak sürü halinde yaşarlar. Önceden Avrasya'da görülürken zaman içinde yeryüzünün dört bir yanına yaygınlaşmışlardır.

    Cıvıltılar halinde, sesleri gün içerisinde duyulur. Bazen kuyrukları yelpazeye benzer açılır ve dövüşürler. Yaz aylarında kumda banyo yaptıkları görülür. Bayağı serçeler her daim kanatlarıyla tozu toprağa bulandığından, solgun renkli zannedilir. Ancak erkek serçe genelde üreme mevsiminde daha canlı renge bürünür. Bayağı serçe çalıdan çırpıdan yaptığı genişçe ve titizlik gösterilmemiş yuvasına kuştüyü, yün ve kıllarla döşer. Yuvayı duvarla örer, sarmaşıklar içinde boruların olduğu, ağaç parçacıkları ve çalılarda bulunur. Bayağı serçe diğer kuşların yuvalarında da yaşayabilir.

    Serçe ve Hz. Süleyman a.s. Bir Konuyu Konuşurken;

    Sohbet başladığında konunun Hz. Süleyman'ın görkemli saltanatından bahsedilince Serçe Hz. Süleyman'a dedi ki; "İstersem senin saltanatını alaşağı eder yıkarım!" Hz. Süleyman a.s. gülerek; "Bunu nasıl yapacaksın bakalım" diye sorunca Serçe; "Çok kolay. Gider bir vakıf arazisine konar ve kendimi vakıf arazisinin toprağına iyice bularım. Sonra gelir senin özel mülküne konar ve kendimi silkelerim." Bunu söyleyince Hz. Süleyman a.s. birden ciddileşir. Ve; "Haklısın böyle yaparsan saltanatımı alaşağı olmasına sebep olursun" diyerek tartışmaya teslim olmuştur.

    Serçe Kuşlarının Özellikleri; Serçe kuşları ufak kuşlar grubundan takriben 10-15 cm boyunda olur. Başka kuşların özelliğinden anlaşılacağı gibi yumurtalarını benekli olarak yaparlar. Kuluçka dönemleri kümes hayvanlarından daha kısa zaman sürer. Genelde 1,5 hafta kuluçkada kalırlar. Buda demek, 10 gün süreyle kuluçkada yatarlar.

    Serçe

    Serçe Kuşları Ne Yerler Bu kuş türü her ne kadar doğada tahıl, böcek ve solucandan tohuma geniş bir yelpazede beslenmeye yatkınsa da, insan faktörünün değiştirdiği yaşam koşulları nedeniyle insanoğlunun ürettiği çeşitli yiyeceklerle de beslenebilme yeteneğini geliştirmiştir. Tahıl taneleri ve tomurcuklar besin kaynaklarının önemli bir bölümünü oluşturduğundan sadece Kuzey Amerika'da değil, sonradan götürdükleri Avusturalya ve yeni Zelanda'da tarlalar için zararlı kuşlar arasında sayılırlar.

    Serçe Kuşları Ne Kadar Yaşarlar Serçe kuşları çevresel bir etken olmadığı takdirde 20-25 yıl arasında yaşamaktadırlar.

    Serçe Kuşlarının Göçü; Bu kuşların ayrıcalığı göç etmemeleridir. Yerleşik ve koloniler halinde yaşarlar.

    Serçe Kuşlarının Avlanması; Serçe kuşlarının düşmanlarını yırtıcı kuşlar ve kediler oluşturur. Bazen de kırsal alanlarda görülen çocuklar serçe kuşlarını sadece avlayabilmek için sapan atarlar. Birde kış aylarında tuzak yapılarak epeyce serçe yakalarlar. Serçeler genelde kışları önceden hazırlanan ağlar ve ağlara benzeyen aletlerle alt kısmına buğday tanelerinden koyulup, serçenin gireceği biçimde bir yanı açık bırakılır ve serçeler girdiği anda ağ çekilip avlanırlar. 

    Serçe Kuşlarının Dağılımı; Serçe Kuzey Amerika'ya ilk kez on dokuzuncu yüzyılın ortalarında götürülmüş, bir yüzyıl geçmeden tüm kıtaya dağılmışlardır. Anavatanı Avrasya ve Kuzey Afrika olmakla birlikte, Güney Amerika dışında yeryüzünün hemen her yerine götürülmüştür. Avrupa, Asya ve genelde Afrika'da büyük gruplar halinde gezerler. 

    Serçe Kuşlarının Diğer Türleri; Bayağı kar serçesi, bayağı serçe, kar serçesi, İ]]> Şakrak Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/sakrak-kusu.html Thu, 12 Jun 2014 13:19:47 +0000 Şakrak kuşu, ötücü kuşlar ailesinden bir grup kuşa verilen genel isimdir. Serçe iriliğinde, güçlü gagalı, siyah başlıklı, dişisi al ve ya kırmızı gerdanlı, tohumcul meyve bahçelerine büyük hasar bırakan bir kuştur. Şakrak kuşu, ötücü kuşlar ailesinden bir grup kuşa verilen genel isimdir. Serçe iriliğinde, güçlü gagalı, siyah başlıklı, dişisi al ve ya kırmızı gerdanlı, tohumcul meyve bahçelerine büyük hasar bırakan bir kuştur.

    Gezici ve yerleşik bir kuş olan şakrak kuşu, Büyük Britanya'dan Japonya'ya kadar Avrasya'nın bütün ılıman alanına yayılır. Çiftler oluşturarak yaşarlar. Tohumlarla beslenir, kış için yuvasına tohum depolar, ilkbaharlarda depoladığı yiyecekler tükenince, meyve ağaçlarının tomurcuklarını yer. Yılda üç kez yavrular ve yavrularını küçük omurgasızlarla büyütür.

    Ayrıca biraz daha iri ve yapılı bir ispinoz çeşididir. Başlığı, yüzü, kanatları ve kuyruğu siyah, kuyruk sokumu ve kuyrukaltı beyazdır. Kanatta beyaz bir bant mevcuttur. Uçuşlarında beyaz kanat çizgileri ve kuyruk sokumu belirir. Kuyruğu hafif çatallı bacakları kahverengidir. Erkeğin alt tarafı pembe-kırmızı, dişinin kehverengimsidir. Her iki cinsin de kalın siyah gagası mevcuttur.

    Gencinin siyah başlığı eksik, kuyruk sokumu açık kahverengi ve üst tarafı kahverengimsidir fakat ilk sonbaharında dişiye benzer bir giysiye kavuşur. Renk itibariyle dişiye benzeseler de yoksun oldukları siyah başlıklarıyla ergen bireylerden kolayca ayırt edilirler.

    Şakrakların boyları Kuzeyden Güneye geldikçe küçülür. Büyük boylu alt türlerinden Pyrrhula  parlak renkli, Rosskowi en parlak renkli ve kalın gagalıdır. Europea ve Pileata daha küçük, soluk renklidirler. Iberiae en küçük ve koyu kırmızıdır, bazılarının sırtında da kırmızılık olabilir.

    Şakrak Kuşu

    Çoğunlukla çam ve ladin ormanlarında yaşarlar ancak kozalaklı ormanları da tercih ederler. Karışık ormanlarda, park ve bahçelerde de görülebilirler. Çoğu zaman orman altındaki çalılıkların arasında dolaşırlar. Ormanların açık bölgelerinde karatavuk ve ardıç sürüleriyle birlikte beslendikleri gözlemlenmiştir. Ülkemizde Trakya, Marmara, Karadeniz bölgelerinde ve Orta Andolu’nun kuzeyinde yerli bir tür olarak bulunurlar.

    Böcekler, yemiş ve tohumlar başlıca yiyecekleridir. Yeni sürgünlere olan düşkünlükleri bahçecileri ve bağcıları kendilerine düşman etmiştir. Şakrak kuşu farklı taneler ve üzümsü meyvelerle beslenir. Ağaç, ağaççık tohumları, sert çekirdekli etli meyveler, tomurcukları sever. Yiyecek diyetleri sürekli olarak meyveden tohuma değişerek devam eder. Bilhassa şakrak taze meyvelerin tohumlarını tüketir.

    Yuvasını sık ağaçlıklar altındaki çalılara, yerden yüksek bir yere yaparlar. Dişi şakrak kuşu küçük dallardan yaptığı yuvasının içini liken tüy, kıl ve daha ince çöplerle doldurur. Yuva yapımı esnasında erkek dişiye yardım eder.

    Yumurtalar pürüzsüz, parlak ve açık mavi renkte olup, bir ucunda morumsu lekeler vardır. Yumurta sayısı beş olup, kuluçkaya nöbetleşe yatarlar. Kuluçka süresi 12-14 gündür. Yavrular her iki eş tarafından beslenir. Yavrular üç hafta içinde yuvayı terkederler. Ülkemizdekiler yerlidir. Avrupa nüfusu kışın kıtanın güneyine doğru yayılır. Avrupa`da 15 ila 28 milyon birey yaşadığı tahmin edilmektedir.

    Sessiz bir kuş türüdür. Genellikle ürkektir. Oldukça sessizdir ve ortalıkta dolaşmaz, yerini pes ıslığı ile ele verir. Diğer İspinozların aksine hiçbir zaman sonbahar ve kışın sürüler oluşturmazlar. Üreme mevsiminde çift ya da aile grupları halinde bulunurlar.

    Pes, yumuşak ve tatlı, hafif pesleşen bir ıslığı vardır, Diğer kuşlar arasında ayırt edilebilecek farklılıktadır. Şakıyabildiği için kafes kuşu olarak beslenebilenler arasındadır.]]>
    Kuğu https://www.kuslar.gen.tr/kugu.html Sun, 18 May 2014 02:34:26 +0000 Kuğu, ördekgiller familyasından iri ve genellikle beyaz su kuş türlerinin ortak adı. Yetişkinleri siyah uçlu turuncu gagaları ve siyah yüz çıkıntıları haricinde tümüyle beyazdır. Başını ileriye doğru uzatarak uçar ve Kuğu, ördekgiller familyasından iri ve genellikle beyaz su kuş türlerinin ortak adı. Yetişkinleri siyah uçlu turuncu gagaları ve siyah yüz çıkıntıları haricinde tümüyle beyazdır. Başını ileriye doğru uzatarak uçar ve uçarken hafif kavisli tuttuğu kanatlarından derin ve ritmik bir ses çıkar.

    Beslenme:

    Evcil kuğulara ekmek ve hububat gibi yemler suya atılarak verilir. Suda arayıp, bulurlar. Vahşi kuğular ise bitki, böcek, kurbağa ve sülük gibi küçük su hayvanlarıyla beslenirler. Ayrıca yiyecek aramaya alıştırılan yavrular gündüz annelerinin sırtında, gece kanatlarının altında bulunurlar. 

    Kuğu Türleri:

    Sessiz kuğu, ördekgiller familyasından bir kuğu türü. Erişkinleri 125 ile 170 cm büyüklüğünde, 200 ile 240 cm kanat açıklığına sahiptirler. Erkekler, dişilerden büyüktür ve gagalarında daha büyük bir topuz vardır. Uçan en ağır kuş türlerindendir, erkekler 12 kg, dişiler ise 9 kg civarındadır. Boyutu, portakal rengi, kırmızımsı gagası ve beyaz kuş tüyü, bu kuğuyu yakın çevrelerde yanlış anlaşılamaz hale getirir.

    Kara kuğu, ördekgiller familyasından Avustralya’nın güneydoğu ve güneybatı bölgelerinde yaşayan bir kuğu çeşidi. Kara kuğu türünün soyu Yeni Zelanda'da avlanma nedeniyle tükenmiştir ancak tekrar canlandırılmaya çalışılmaktadır. Avustralya içinde iklim koşullarına göre düzensiz göçebe bir hayata sahiptirler.

    Ötücü kuğu, ördekgiller familyasına ait ötücü diğer bir kuğu türü. 140 ile 160 cm boyunda, 205 ile 235 cm kanat genişliğindedir. 8 ile 15 kg arası ağırlıktadır. Köşeli bir başa ve sarıdan siyaha değişkenlik gösteren bir gagaya sahiptirler. Ötücü kuğular, özellikle büyüme dönemlerinde vücut ağırlığını kaldıramayan bacakları için, yüzebilecekleri geniş sulak alanlara ihtiyaç duyarlar. Zamanlarını genellikle yüzerek, suda yiyecek arayarak ve dipte yetişen bitkileri yiyerek geçirirler.

    >Kuğu

    Küçük kuğu, ördekgiller familyasından küçük bir kuğu türü. Kuğular içinde 115 ile 146 cm boyu ve 170 ile 195 cm kanat açıklığıyla en küçük olanıdır. Ağırlığı 4 ile 9.5 kg arasındadır. Üreme bölgeleri Arktik'tir. Dişiler sulak yerlerin yanına bitkilerden yaptıkları yuvalarına 4 ile 7 yumurta bırakırlar. Yuvayı çiftler birlikte oluştururlar ve etrafındaki geniş bir bölgeyi korurlar. Yaşamları boyunca çift kalırlar ve yavruları kış boyunca aileyle kalır, bazen eski yavrularda aileye katılır.

    Cygnus buccinator ördekgiller familyasına ait Kuzey Amerika'da yaşayan göçmen bir kuğu çeşidi. Üreme mevsimini Kuzey Amerika'nın kuzeybatısında ve ortasında geçiren bu kuğu türü kışları Kanada'nın güneyine ve ABD'nin kuzeybatı eyaletlerinin doğusuna hareket eder.

    Kara boyunlu kuğu, ördekgiller familyasından Güney Amerika'da yaşayan bir kuğu türü. Üreme mevsimini Şili'nin güneyinde, Patagonya, Tierra del Fuego ve Falkland Adaları'nda geçiren kara boyunluğu kuğu kışları kuzeye Paraguay'a ve Brezilya'nın güneyine hareket eder.]]>
    Güvercin https://www.kuslar.gen.tr/guvercin.html Sun, 27 Apr 2014 08:20:05 +0000 Güvercin, Güvercingiller familyasından, kuşlar sınıfına ait bir kuş türüdür. Ülkemizde ve dünyanın birçok farklı noktasında görsellik, performans gibi amaçlarla beslenebildiği gibi şehir meydanlarından, köylere kada Güvercin, Güvercingiller familyasından, kuşlar sınıfına ait bir kuş türüdür. Ülkemizde ve dünyanın birçok farklı noktasında görsellik, performans gibi amaçlarla beslenebildiği gibi şehir meydanlarından, köylere kadar geniş bir yaşam alanı vardır. Ayrıca pahalı cinsleri olan bir kuş türü olduğundan ticareti de yapılmaktadır. Güvercinlerde kafatası ile beyin arasında bulunan ferromanyetik bazı parçacıklar, yerin manyetik alanına karşı duyarlı birimler haline gelmişlerdir. Güvercinler bu sistem sayesinde yerin manyetik alanındaki değişimleri sezebilmektedirler. Bu sistem güvercinlerin çok uzaklardan uçurulduklarında bile yönlerini kolaylıkla bulabilmelerine yardım etmektedir. Omurilikleri omurga kanalının son ucuna kadar uzanır. Omurilikten ayrılan sinir sistemi, bütün organlara ve kaslara kadar yayılır.

    Vücut yapısı olarak orta büyüklükte kuşlardır. Gagaları da orta büyüklüktedir. Gaganın kısa olması farklı melezlemelerin yaşandığının kanıtıdır. Bu tür kuşlar kıymetli olmazlar. Boyunları fazla uzun değildir. Ayaklar biraz kısa ve dirsekten aşağısı paçasızdır. Dirsek aşağısındaki her tüy paça olarak kabul edilir ve kuşun ciddi şekilde değer yitirmesine sebep olur. Kuyruk telek sayıları 14 ile 18 arasında değişebilir. Kanatlar kuyruk üzerinde taşınır. Bu taşınma şekli kuşun karakteristik özelliğidir. Bazı diğer makaracı ırklarda görülen kuyruğun kanat altında taşınma biçimi bu kuşlarda olmamalıdır. Eğer kanatlar farklı şekillerde taşınıyorsa, bu güvercinlerin safkan olmadıkları sonucuna varabiliriz. Gaga renkleri kuşun rengi ne olursa olsun beyaz olmalıdır. Ancak gaga ucunda kuşun kendi renginde küçük bir koyuluk bulunabilir. Sadece mavi renklerde mor gaga rengine rastlanabilmektedir. Güvercinlerinin rengi ne olursa olsun göz renkleri açık renktir. Sadece beyaz renk olanlar bu durumun istisnası olarak siyah göz rengine sahiptirler. Güvercinler tepeli ve ya tepesiz olarak görülmektedirler. Bütün renklerinin tepeli ve tepesiz olanları bulunmaktadır. Bu güvercinlerde tepe kulaktan kulağa tabir edilen tarzda geniştir. Tepe ensenin altından başlar ve enseyi tam olarak çevreler. Tepenin her iki ucunda “tepe gülü” adı verilen tarzda şekillenmeler makbul kabul edilmektedir. Dişileri genelde bir çift yumurta yumurtlayıp kuluçkaya yatar. Nadir de olsa üç yumurtaya ya da tek yumurtaya kuluçkaya yattığı görülmüştür. Güvercin yumurtası ilk yumurtlandığında 15 gram kadardır. 11 gram kadar doğan yavruların 7. günde ağırlıkları 70, 14. günde 170 grama kadar ulaşır. Yavrular 24-25 günlükken tek başlarına yem yemeye başlamaktadırlar.

    Güvercin
    Güvercinlerde başlıca 5 çeşit renk görülmektedir. Bunlar beyaz, siyah, kırmızı, sarı ve mavidir. Bu renklerin tümünün tepelisi ve tepesizleri de bulunmaktadır. Bu renklerin bölgedeki adlandırılışları şu şekildedir.

    Beyaz: Bu güvercinlerin tüm vücutları beyazdır. İşaret taşımazlar. Beyazlarda güvercinin herhangi bir yerinde farklı renkte tüy bulunmamasına dikkat edilir. Gözleri siyah olur. Gaga beyazdır.

    Kanarya: Bu güvercinler sarı renklidirler. Tüm vücutları sarıdır. İşaret taşımazlar. Vücutlarının herhangi bir yerinde beyaz tüy bulunmamasına dikkat edilir. Gözler açık renklidir. Gaga beyazdır.

    Pal: Bütün vücutları kırmızı (koyu kızıl) bir tondadır. İşaret taşımazlar. Vücutlarının herhangi bir yerinde beyaz tüy bulunmamasına dikkat edilir. Gözler açık renklidir. Gaga beyazdır.

    Murakat: Bütün vücutları siyahtır. İşaret taşımazlar. Vücutlarının herhangi bir yerinde beyaz tüy bulunmamasına dikkat edilir. Gözler açık renklidir. Gaga beyazdır.

    Zavrak: Bu güvercinler dumanlı mavi olarak adlandırabileceğimiz şekilde mavi, gri renkte olurlar. Bu kuşlarda işaret olarak adlandırdığımız kanat üzerinde iki sıra şerit bulunur. Bu renk çeşidinde mor renk gagaya da rastlanmaktadır. Daha az bulunan bir renk çeşididir. “Küllü” o]]> Kuzgun https://www.kuslar.gen.tr/kuzgun.html Wed, 23 Apr 2014 05:43:50 +0000 Kuzgun, diğer adlarıyla Bayağı Kuzgun, Karakarga ya da Kelağ, kargagiller familyasından Corvus cinsi, zekası, büyüklüğü ve simsiyah olması ile tanınan bir kuş türüdür.Kanat açık Kuzgun, diğer adlarıyla Bayağı Kuzgun, Karakarga ya da Kelağ, kargagiller familyasından Corvus cinsi, zekası, büyüklüğü ve simsiyah olması ile tanınan bir kuş türüdür.

    Kanat açıklığı 1,5 metreyi bulabilir. İri ve uzun gagası, baklava biçimli kuyruğu, onun uçarken ayırt edilmesini sağlar. Vücudundaki tüm tüyler siyah, boyun altı tüyleri diktir. Yerleşik ve gezici kuşlardır. Boyları ortalama 64 cm'dir. 3 ile 6 arası yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süreleri 12 gün, yavru kuşların uçma süreleri 16 gündür. Gagaları kalın, çok kuvvetli ve siyah renktir. Ötüşleri, uçarken "korrk" şeklinde, uyarı içinse "rrab, klong" biçimindedir. Uçarken kuyrukları kama şeklinde durur. Basit, çalı çırpıyla yaptıkları yuvalarını ağaçların ya da kayalıkların üzerine yaparlar. Sürü oluştururlar ve bir arada bulunmayı seçerler. Kendilerinden daha kuvvetli olan kuş türlerine saldırabilmektedirler.

    Kuzgunların zekasıyla ilgili anlatılan çok sayıda öykü duyulabilir; çünkü kargagiller arasında en akıllı kuşlar oldukları düşünülmektedir. Bunda, oyunculuklarının ve akrobasi yeteneklerinin yanında, çeşitli sorunlarla çözüm üretebilme özelliklerinin de katkısı vardır. Sorunlarını çözümlerken doğada bulunan materyallerden de yararlanmaları zekalarının ne denli gelişmiş olduğunun ispatıdır. Kuzgunlar aynı zamanda hırsız kuş olarak da tanınırlar. Bunun sebebi dişilerini etkilemek için özellikle parlak, beyaz ve mavi renkteki nesneleri yuvalarına taşımalarıdır.

    Kuzgun
    Böcekler, solucanlar, midyeler, balıklar, bitkisel maddeler ve tohumları besin olarak tüketirler. Palearktik'de yaygındırlar. Türkiye'nin her yerinde bulunabilen yerleşik kuşlardır. Fundalıklarda, daha çok ormanlık, dağlık kesimlerde ve hayvan yetiştirilen yerlerde barınırlar. ABD'de Alaska eyaletindeki Hayda ve Tlingit Kızılderilileri ile Yupik ve İnyupik Eskimolarının geleneksel inancı olan şamanizmde insanlar kuzgun tarafından yaratılmıştır.

    Efsaneye göre, Nuh’un gemisi Ağrı Dağı’na oturduktan sonra, Nuh Peygamber ilk önce bir kuzgun göndermiş, kuş daireler çizerek uçup gitmiş ve geri gelmemiştir. Nuh, bu sefer bir güvercin göndermiş, o da tüneyecek hiçbir yer bulamadığı için gemiye dönmüştür. Yedi gün sonra gönderdiği bir başka güvercin, gagasında bir zeytin dalıyla gelmiştir. İlk başta rengi beyaz olan kuzgun, geri dönmediği için lanetlenmiş ve rengi siyaha dönmüştür. Bir İngiliz söylencesine göre de saksağan, Nuh tarafından gönderilen ilk güvercin ve kuzgunun melezidir ve bu sebeple tüyleri siyah-beyazdır.

    Kuzgun, Adem ve Havva’ya ilk defin törenini nasıl gerçekleştireceklerini göstermiştir. Habil öldüğünde, ne yapacaklarını bilemezler. O sırada bir kuzgun, kendi cinsinden birini öldürür, sonra toprağa bir çukur kazarak cesedi gömer, bunun üzerine Adem ve Havva’da onu taklit ederek oğullarını gömerler.

    Eski Türkçe’de kuz sözcüğü karanlık, gölgelik yerleri için kullanılır. Güneş görmeyen, karanlık yerlerin çoğunda kuz kökünü görebiliriz. Sözgelimi kuzey sözcüğü bunlardan biridir. Benzer şekilde Karadeniz de, rengi kara olduğu için değil, Türkiye’nin kuzeyinde olduğu için kara adını taşır.Kuzgun da, tüylerinin rengi siyah olduğu için bu adı almıştır
    ]]> Ördek https://www.kuslar.gen.tr/ordek.html Sat, 19 Apr 2014 07:10:38 +0000 Ördek, Anatinae alt familyasından neredeyse bütün dünyanın sulak bölgelerinde yaşayan, perde ayaklı su kuşlarına verilen isimdir. Ülkemizde de bulunmakta olan bazı türleri:Angıt: Yet Ördek, Anatinae alt familyasından neredeyse bütün dünyanın sulak bölgelerinde yaşayan, perde ayaklı su kuşlarına verilen isimdir. Ülkemizde de bulunmakta olan bazı türleri:

    Angıt: Yetişkin dişi ve erkeklerde bütün vücut ve baş kısım daha açık olmak üzere pas sarısı renktedir. Erkeğin boyun bölümünde dişide bulunmayan siyah, ince bir halka vardır. Dişi ve erkek birbirinden, bu halkalar aracılığı ile ayırt edilir. Kuyruk, kuyruk üstü ve el uçma tüyleri yeşil parlak siyah renktedir. Kanat üstü ve kanat altı örtü tüyleri beyaz, gaga ve ayaklar siyah, göz koyu kahverengi olur. Yurdumuzda Güney doğu Anadolu Bölgesi dışında hemen her yerde bulunurlar. Marmara, Trakya ve Göller bölgesinde kuluçkaya yatan, yuvalarına 8-13 yumurta bırakan bu kuşlar uzun süre aile düzenini korumaya devam ederler. Çoğunlukla nehir ve göl kenarlarında yaşarlar. Yuvalarını kaya, ağaç diplerindeki ve topraklardaki kovuklara, oyuklara yaparlar. Yiyecekleri bitkisel ve hayvansaldır. Tohum da tüketirler. Boyutları 61 cm civarındadır. Ülkemizde avı yasaklanmıştır.

    Boz Ördek: Yüzücü ördek türlerindendir. Erkeğinin görünümü genellikle gri renktedir. 
    Sahip oldukları siyah renkli kuyruk bu renkleriyle kontrast meydana getirir. Ayrıca kanat üzerinde bulunan beyaz ayna ve önünde yer alan kırmızımsı kahverengi leke sayesinde kolayca tanınabilirler. Sırt kahverengi, kursak ve karın beyaz renktedir. Gaga siyahımsı gri ayaklar ise portakal sarısı rengindedir. Dişinin tepesi lekesiz koyu kahve rengidir. Erkekte bulunun kırmızımtrak kahverengi leke dişilerde daha ufaktır ya da hiç yoktur. Dişilerin kuyrukları siyah olmayıp, kahve rengidir. Dişilerin gaga yanları sarımsıdır.Bütün Türkiye'de rastlanan yerli ve kış göçmeni kuş türlerindendir. Hemen her yerde bulunurlar. Yuvalarını su kenarlarındaki sık bitkiler arasına yaparlar ve 8 ile 12 yumurta bırakırlar. Beslenmeleri bitkisel ve hayvansaldır. Boyları 51 cm civarındadır. Ülkemizde avı serbesttir.
    Ördek
    Dikkuyruk Ördek: Bu ördeklere "Akbaş ya da Kalkıkkuyruk" da denir. Dalıcı 
    ördeklerdendir. Erkeğin başı ve boynu beyaz, tepesi siyahtır. Ayrıca iki göz arasında siyah bir çizgi, boynun ön tarafında siyah bir şerit vardır. Vücudun diğer kısımları krem renginden kahverengiye ya da kırmızıya kadar değişir. Kuyruk siyah renkli ve diktir. Dişilerde baş esmer kahverengi, çene ile gerdan beyaz, vücudun diğer kısımları koyu kahverengi, göz sarı renklidir. Yanaklar önden başlayıp arkaya doğru uzanan beyaz bir çizgi ile bölünür. Eşlerde gaga geniş, kabarık ve kalın, gaga ve ayak mavidir. Ülkemizde, Ege, Kızılırmak Deltası, Orta Anadolunun batısında görülen yerli kuş türlerindendir. Sayıları çok azalmıştır. Dünyada en fazla bulunduğu yer Burdur Göl'üdür. Sık bitkili, yufka, tatlı ve tuzlu göllerde yaşar. Yuvalarını bitki adacıklarında sık kamışlar ve su bitkileri arasına yaparlar. Yuvalarına 5 ile 10 yumurta bırakırlar. Boyları 46 cm civarındadır. Ülkemizde avlanması yasaktır.

    Elmabaş Ördek: Diğer bir ismi "Boz Dalağan"dır. Dalıcı ördektir. Erişkin ördekte 
    baş ve boyun kırmızımsı kahverengi, kursak ve boynun ön kısmı ile kuyruk ve gövdenin arka kısmı siyahtır. Sırt ve üst omuz tüyleri beyazımsı gri, alt omuz tüyleri daha koyu gridir. Dişinin genelde ön kısmı kahverengi, geri kalan arka kısım grimsi kahverengi ve başın yanları açık kahve rengidir. Göz rengi dişide zeytinimsi kahverengi, erkekte ise 
    kırmızımsı portakal sarısıdır. Eşlerde gaganın ön kısmı siyah, geri kalan kısmı mavimsi, ayaklar koyu gri renklidir. Trakya'da yıl boyu, Anadolu'da kışın bulunurlar. saz ve kamışlı 
    göllerde, nehir ağızlarında, tatlı ve tuzlu sularda yaşarlar. Yuvalarını su kenarlarındaki bitkiler arasına dişi kuş yapar ve 6 ile 8 yumurta bırakır. Asıl besinleri bitkiseldir. Boyları 46 cm civarındadır. Ülkemizde avlanması serbesttir.

    Kara Ördek: Diğer]]> Su Çulluğu https://www.kuslar.gen.tr/su-cullugu.html Sat, 19 Apr 2014 06:56:50 +0000 Su çulluğu (Gallinago gallinago) Yağmur kuşları takımına ait Çullukgiller familyasından bir kuş türüdür, ufak ve bodur bir çulluktur. Anavatanı Asya kıtasıdır. Üreme habitatları bataklıklar, tundralar ve sazlıklar ve Avru Su çulluğu (Gallinago gallinago) Yağmur kuşları takımına ait Çullukgiller familyasından bir kuş türüdür, ufak ve bodur bir çulluktur. Anavatanı Asya kıtasıdır. Üreme habitatları bataklıklar, tundralar ve sazlıklar ve Avrupa ile Asya'nın nemli çayırlarıdır. Göçmen bir tür olan su çulluğu güney ve batı Avrupa'da, tropikal güney Asya'da ve güney yarıküre Afrikası'nda kışlar. 

    Su çulluğunun yetişkinleri 25 - 27 cm. boylarında ve 44 - 47 cm. kanat genişliğindedir, 80 - 140 gram arası ağırlıkları vardır, göç öncesi ağırlıkları 180 grama kadar çıkabilir. Kısa, yeşilimsi gri bacakları ve koyu renk, uzun, güçlü gagaları vardır. Gövdeleri kahverengidir, sarımsı benek ve şeritleri vardır, gövdenin üst kısımlarında tüyler daha koyu renk, alt kısımlarda daha soluktur. Kanatları beneklidir. 

    Su çulluğu benzer türdeki çulluklar arasında en yaygın olanıdır. Çoğunlukla Kuzey Amerika'ya ait Wilsons's çulluğu ile karıştırılır. Bu iki türü kuyruk tüylerinin sayısı ayırmaktadır. Aleut adalarında her iki tür de yaşar, çoğu zaman birbirinden ayırmak güçtür. 

    Su Çulluğu
    Su çulluğu genellikle iyi kamufle olan bir türdür. Çekingendir ve kendisini yerdeki bitki örtüsüne yakın tutar. Yumuşak çamurda besin ararlar. Çoğunlukla böcek, yer solucanları ve bazı bitki türlerini yerler. 

    Erkek bireyler çiftleşme döneminde dişilere kur yapmak için çok yükseklere uçup daireler çizdikten sonra alçak irtifaya doğru hızlı dalışlar yaparlar ve bu hareket davul sesine benzer bir ses çıkartarak dişilerin dikkatini çeker. İyi gizlenmiş yerlerde yuva yaparlar, yuvaları yerde olur, zeytin yeşili üzerine kahverengi benekli 4 yumurta yumurtlarlar. Kuluçka süresi 18 ila 21 gündür. Yumurtadan yeni çıkan yavrularla anneler kadar babalar da ilgilenir. 

    Su çulluğunun nesli tehlike altında olmasa da özellikle Avrupa'nın bazı bölgelerinde yoğun tarım ve sulama faaliyetleri nedeniyle sayıları azalmaktadır. Avrasya Göçmen Su Kuşları Antlaşması kuralları bu kuşların korunması ve avlanmasında uygulanmaktadır. Su çulluğu pek çok bölgede avcılar arasında popüler bir av hayvanıdır. 
    ]]>
    Atmaca https://www.kuslar.gen.tr/atmaca.html Sat, 12 Apr 2014 07:28:52 +0000 Atmaca, Kartalgiller  familyasından olup gündüz yırtıcı kuşları(Falconiformes) takımının alt familyasına ait kuş türlerine verilen ortak addır. Bu cinste olan bazı kuş türleri çakır kuşu olarak adlandırılmakt

    Atmaca, Kartalgiller  familyasından olup gündüz yırtıcı kuşları(Falconiformes) takımının alt familyasına ait kuş türlerine verilen ortak addır. Bu cinste olan bazı kuş türleri çakır kuşu olarak adlandırılmaktadır. Bacakları ve kuyrukları vücuduna göre uzun olmakla birlikte vücutları geniş ve oldukça kısadır. Bu özellikleri ile atmacalar, avlarına yetişebilmek için kısa sürede büyük hızlara erişebilmekte ve sık ağaçlar arasında bile ustaca manevralarını gerçekleştirebilmektedir. Şahin, kartal ve tuygun gibi kuş türlerinden ayrılan en önemli özelliği bu kuş türlerinin heybetlerinin büyük olmasına rağmen çabuk manevra yapamadıkları için öne geçmektedirler. 

    Atmacaların Fizyolojik Özellikleri Nelerdir

    Genel olarak ormanlarda yaşayan ve daha çok küçük kuşlarla beslenen atmacalar, dünyadaki tüm ormanlık bölgelerde bulunmaktadır.  Kuzeybatı Afrika, Avrupa'nın ılıman bölgelerinde ve tüm Asya'da daha yoğun olarak görülmektedir. Erkek türleri dişi türlerinden daha küçüktür. Ağırlıkları 200-300 gr arasında değişmektedir. Tüyleri üst bölümde düzgün, siyahımsı kahverengi; dişi türlerinde daha koyu siyahımsı, alt kısımlarda ise koyu kahverengi enine çizgileri bulunmaktadır. Beyaz göz üstü çizgileri atmacaların en belirgin özellikleri arasında yer almaktadır. Göz, gaga ve ayaküstü bölgelerinde sarımsı renkte olan derileri, görünüşlerini etkilemektedir.

    Atmaca

    Dallardan içi yumuşak bir astarla kaplanmış yuvalarını büyük ağaçlara yapmaktadırlar. Dişi atmacalar, kahverengi lekeli beyaz yumurtalarının üzerinden beş hafta boyunca kuluçkaya yatmaktadır. Bu süreç genelde mayıs- haziran ayında gerçekleşmektedir. Yavruları doğduktan beş ya da altı hafta sonra tüylenirler. Evcil olarak da beslenebilen atmacalar eğitildikten sonra avlarda rahatlıkla kullanılabilmektedir. Ömürleri 11 yıl olan atmacalar yararlı kuşlar arasında yer almaktadır. 

    Atmacaların Avlanma Şekilleri Nasıldır

    Atmacalar, küçük yırtıcı kuşlar gurubunda yer alan göçmen kuş türlerindendir. Genel olarak kertenkele, kurbağa, fare ve küçük hayvanlarla beslenen atmacaların avını yakaladıkları andaki gösterdikleri üstün performans takdire şayandır. Bir ok gibi fırlayarak ani hareketle avını pençeleriyle yakalayan atmacaların ağırlıkları 180-300 gr civarında değişim göstermektedir. Tıp biliminde Accipiter Nisus olarak adlandırılmaktadır. Erkekleri dişi türlerinden daha küçük olan atmacalar genellikle avda daha güçlü ve dayanıklı oldukları için kullanılmaktadır.

    Atmacanın erkeğine "Mamulitsa" bir yaşından büyüklere ise "Tüylek" denmektedir. İnsana alışmaları ve eğitilmeleri daha kolay olduğu için tutuldukları senenin yavruları bir yaşını doldurmayanlar tercih edilmektedir. İyi huylu olan atmacalar saklanıp bir sonraki sene avda kullanıldığı gibi nadir olarak doğada kalmış büyük atmacalarla da avcılık yapılmaktadır. Bu türlere ise Hava Tüyleği ismi verilmektedir. 

    Atmacaların Çeşitleri Nelerdir

    Atmacanın vücudunu örten tüylerin rengine ve bilhassa göğsündeki yazılara göre çeşitli isimler verilmektedir ve bu yazılar aynı zamanda Atmacaların değeri ve yaşı hakkında bilgi vermektedir. Tüylerinin rengi ve şekillerine göre üç ana grupta bulunurlar.

    Karalar: Doğada bulunan atmacaların %45-50 si bu türler arasında yer almaktadır. İyi huylu olanları kıymetli olsa da genel olarak huysuz ve avına gitmeyen türlerine sıkça rastlanmaktadır. Kara, Karanın ufağı, Karanın büyüğü, Mçhita Kara, Kara kızıl, Boz Kara, Kel boz Kara, Açık Kara, Kel boz kara Beyaz Karanın büyüğü, Karanın ispiri diye halk tarafından isimlendirilmiş çeşitleri bulunmaktadır.

    Kızıllar: Doğada bulunan atmacaların %35-40 ını oluşturmaktadırlar. İyi avcı olarak bilinmektedirler. Kızıl, kızılın ufağı, Kızılın büyüğü, Boz Kızıl, Çam kızıl, Mçhita Kızıl, Kçe Kızıl, Yanmış çam Kızıl, Uça çam kızıl, Beyaz boz kıl, Kızıl ispiri diye çeşitleri bulunmaktadır.

    ]]> Kerkenez https://www.kuslar.gen.tr/kerkenez.html Tue, 08 Apr 2014 00:18:49 +0000 Kerkenez, Kartagiller (Falconidae). Familyasından olup,  Yaşadığı yerler; Genellikle Avrupa, Asya ve Afrika'nın ova ve yüksek dağlık arazilerinde bulunurlar. Amerika ve Avusturalya'da yaşayan türler de vardır. Özel Kerkenez, Kartagiller (Falconidae). Familyasından olup,  Yaşadığı yerler; Genellikle Avrupa, Asya ve Afrika'nın ova ve yüksek dağlık arazilerinde bulunurlar. Amerika ve Avusturalya'da yaşayan türler de vardır. Özellikleri; 30-35 cm boyunda gündüz avlanan yırtıcı bir kuş türüdür. Kuş, fare ve köstebek avlayarak beslenmektedir. Çeşitleri; 14 türü vardır. Ömrü; 70 yıldan fazladır.

    Tanımı; ufak bir doğan türüne benzemektedir. Uzun, ensiz ve sivri kanatlara sahiptir. İnce ve uzun kuyruklu ile özgün bir yapıya benzemektedir. Erkeğin ve dişinin aralarındaki benzer fark baş kısımlarıdır. Erkeğin tepesi ve ense kısmı mavimsiye dönük gri renklidir. Dişinin tepesi ile ense kısmı kızıl kahverengiye çalar. Üst görünümden bakılırsa mavimsi görüntü veren kuyruk ucunun kalınlığı ile siyah bir bant vardır. El telekleri siyah olup, omuz ve sırt kısımları kızıla bakar. Siyah benekleri de bulunmaktadır. Bıyığı özellikle hemen göze çarpar. Kuyruğun en sonunda kalınlaşır, siyah bantlı ile yaklaşık 8-10 sıra da ince, beyaz bant bulunmaktadır. Kuyruk altı açık krem renkli olup hafif kahverengi benekli ve çizgileri jel ile kaplıdırlar. Karın altı beyaz renklidir. Bıyığı çok nettir. Genç olanlar ise kerkenez üreme olgunluğuna gelmesi sayesinde dişi giysisi ile oluşsalar da kanatları hala olgun kerkenezlere nispeten kısa olarak yuvarlaklığa sahiptir.

    Karın altları dişilerinkinden fazla sık çizgisi ile kaplıdır. Kerkenezi genelde uçuşta görmenin daha iyi izlemiyle kızıl sırtı görülebilmektir. Böylece karıştırma olmaz. Bozdoğan (Falco columbarius), delice doğan (Falco subbuteo), aladoğan (Falco vespertinus), 'dan en iyi ayrım yolu olabilmektedir. Kerkenez çok karıştırılabilir, ufak kerkenez (Falco naumanni),'dir. Her iki türün de erkeğine kolayca ayrım yapılabilmektedir. Kerkenezin bıyığı belirtirken, erkek ufak kerkenezde ise bıyık olmamaktadır. Erkek kerkenezlerde kanat altı denilen sırt kısmı siyah benekler ile örtülmüştür. Ufak erkek kerkenez, sırtı ile beneksiz ve kanat altı ile el, kol teleklerinde bahçe şartlarına  göre fark edilemeyecek kadar da silik beneklenme ile görülmektedir. Dişi ve genç bireylerde genel anlamda ayrım yapmak olanaksızdır. Kerkenezlerin tırnak rengi siyahken ufak kerkenezlerde kirli beyaza çalar.

    Kerkenez

    Habitatı; Kerkenez doğal ve belirgin bir habitata bağlı olmazlar. Dağılım oluşumlarında en çok nedeni buna bağlıdır. Dağlar, vadiler, orman kenarları, bozkırlar, tarım alanları, deniz kıyıları ve başka şehirlerde yaşaması görülmektedir. Kapalı orman alanları içinde ağaçsız çorak iklim süren yerlerde bulunmazlar. Avlanmaya açık ve kısa bitkilerle kapalı bölgeleri seçmektedirler.

    Yayılışı ve Yerel isimleri; Türkiye'nin bütün alanlarında dağılma gösterir. Doğada koruma ve savunma altında türler seviyesindedir.

    Beslenmesi; Açık ve doğal şartlar içinde yaşayan kerkenezlerin besin ihtiyacını tarla faresi ve köstebekler ile yaparlar. Küçük memelere sahiptirler. Bazı şehirlerde yaşayan kerkenezlerin ufak ötücü kuşlar ve serçeler de beslendikleri doğrudur. Ayrıca kertenkeleler, solucan, çekirge yani iri böcekler ile beslenme yaparlar. Kerkenezler genelde kuluçkaya yattıkları zaman memeli bulma sıkıntısının zorluğu ile uğraşırlar. Kısacası; İlk defa uçmaya hazırlanan kerkenez yavruları da böceklere ve omurgasızlara av kabiliyeti başarana dek ısrar etmektedirler. Özgür uçabilen bu kerkenez gövde ağırlığı %25'ine yakın sayıda besine ihtiyacını verir.

    Biyolojisi; 2 yaşına gelmiş kerkenezler, üreme olgunluğuna gelmiştirler. Kerkenezler yuva yapmamaktadırlar. Yumurtalarını bıraktıkları yerler ise, kaya oluklarının, kulelerin, Taşköprülerin boşlukları, ağaç kovuklarına yada yüksek ağaçların üzerlerine büyük kuşların bıraktığı yerlere bırakırlar. Mart bitiminden, nisan ayı sonuna kadar dişi 4-6 adet yumurta bırakmaktadır. Yumurtaların çapı 34-44mm olup, beyaz kahverengi beneklidir. Dişi tek olarak kuluçkaya ya]]> Çalı Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/cali-kusu.html Wed, 26 Feb 2014 10:09:33 +0000 Çalı kuşu, çalı kuşugiller familyasından olan Latincede Regulus Regulus olarak adlandırılan ufak boyda ötücü bir kuş türüdür. Koyu şeritli kahverengi renkte üst tüyleri yeşil renkte olan, alt kısmı beyaz ve yan kanat

    Çalı kuşu, çalı kuşugiller familyasından olan Latincede Regulus Regulus olarak adlandırılan ufak boyda ötücü bir kuş türüdür. Koyu şeritli kahverengi renkte üst tüyleri yeşil renkte olan, alt kısmı beyaz ve yan kanat kısımları yeşilimsi olan bu kuş türü, 10-12 cm boylarında küçük bir kuş olmasına rağmen gösterişli sevimli bir hayvandır. 

    Yoğun olarak  Asya, Avrupa, Kuzeybatı Afrika, Newfoundlan, Kaliforniya, Alaska ve Georgia'nın dağlık kesimlerinde yaşamaktadırlar. Kendine mesken edindiği yerler, çalılık, orman ve bahçelerdir. Beslenme şekli içinse toprağı kazarak böcek ve kurtçukları yemektedir. O küçücük boyundan çıkan hoş çit çit diyerek kesin ötüşü yıl boyunca yaşadığı bölgelerden yankılanmaktadır. Kendi yaşayabileceği kadar küçük oyuklar halinde kazdığı yuvalarını ağaçlara, çitlere ve kıyılardaki oyuklara taşımaktadır.

    Normal yaşamını sürdürdüğü ağaç oyukları dışında kışın soğuğundan ve yırtıcı hayvanların saldırısından korunmak içgüdüsüyle kendisine ikinci bir yuva daha yapmaktadır. Ülkemizde çok az sayıda bulunan Çalı kuşu, Amerika'da 50'den fazla türüyle yaşamını sürdürmektedir. Evde beslenebilen Çalı kuşu, Kanada sahillerinden Cape Horn kasabasına kadar olan alanlarda oldukça yaygın olarak bulunmaktadır. Çalı kuşunun bir diğer çeşidi olan Kaktüs Çalı kuşu ise Meksika ve Batı Amerika kısımlarında bulunmakta olup, boyu 20' cm uzunluğundadır. 

    Çalı Kuşu

    Çalı kuşunun familyası olan Çalı kuşugiller ise, Latincede Regulidae olarak adlandırılmaktadır. Özütüceler familyasının üst familyasında yer almaktadır. Ormanlık ve kendilerine göre küçük yuvalarını yapacakları bölgelerde yaşamayı seven Çalı kuşugiller, Kuzey ve Orta Asya, Kanarya ve Azor Adaları, Kuzey Afrika ve Kuzey Amerika'nın yüksek bölgelerinde mütevazi ve gizli yaşamlarını sürdürmektedirler. 

    Çalı kuşu kuş türünden daha da küçük bir yapıya sahip olan Çalı kuşugiller, 9 cm boylarındadır ve tüyleri yeşil renktedir. Kanatları kısa geniş ve yuvarlak olan kuş türünün tepe tüyleri gösterişli altın rengindedir. Küçük yapılarına rağmen doğadaki diğer yırtıcı kuşların yemi olmamak için içgüdüsel olarak kendilerine iğne ve karışık yaprakları ormanları mesken olarak seçerler. Dişi ve erkek kuşların kuluçkayı, yuvayı ve yavruyu besleme işini birlikte yaptıkları yaşam biçimlerinde etkili bir paylaşım göze çarpmaktadır. Yılda iki kez Mayıs ve Temmuz ayında yumurtlayan Çalı kuşunun, sürmeli çalıkuşu, pembe tepeli çalıkuşu olarak bilinen türleri de bulunmaktadır.

    ]]>
    Örümcek Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/orumcek-kusu.html Sun, 23 Feb 2014 13:35:12 +0000 Örümcek kuşu, örümcek kuşugiller familyasına ait olan ötücü kuşlar sınıfındandır. Tüneyen kuşlar içinde en yırtıcı, gösterişli ve cüretlidir. Çalılıklarda yaşayan kuşlar, hayvanları yüksekten uçarak Örümcek kuşu, örümcek kuşugiller familyasına ait olan ötücü kuşlar sınıfındandır. Tüneyen kuşlar içinde en yırtıcı, gösterişli ve cüretlidir. Çalılıklarda yaşayan kuşlar, hayvanları yüksekten uçarak avlar. Diğer kuşların seslerini taklit edebilirler. Hava yağmurlu olduğunda daha az öten, kuru havalarda daha hareketli olan bir kuştur. Fakat seslerinde ahenk bulunmamaktadır. Bu kuşlar daha çok Eski Dünya'ya özgü canlılardır. Özellikle Afrika'da tropik alanlarda bolca bulunur. Bu türden kuşlar üç farklı alt familyaya sahiptir. Bunlar;

    • Gerçek örümcek kuşları (Laniinae)
    • Çalı örümcek kuşları (Malaconotinae)
    • Miğferli örümcek kuşları (Prionopinae) 

    Bunlar içinde olan 9 adet miğferli kuşa ve 39 adet çalı kuş cinsine sadece Afrika'da rastlanır. Avustralya, Güney ve Orta Amerika'da, Filipinler'in bazı bölgelerinde ve Pasifik adalarında hiç görülmeyen kuşlardandır. Diğer bölgelerde bazı türler yayılım göstermektedir. Kuzey Kutbu civarında yaşayabilen tek kuştur. Kuşların 73 tane cinsinin 72 tanesi Doğu yarımkürede yaygın olarak görüldüğünden, anavatanlarının Eski Dünya olduğu söylenebilir. Buzul Çağı birikintilerinde, şimdiki cinslerin fosillerinden bulunmuştur. Gerçek örümcek kuşlarının fosillerine, ilk kez Macaristan'da Miosen birikintilerinde rastlanmıştır. 

    Örümcek Kuşu

    Örümcek kuşunun yaşam tarzı ve yapısı nasıldır

    Diğer kuşlardan gagasının dibinde bulunan kıllarla ayrılırlar. Yırtıcı olarak yaşayan kuşların, burun deliklerinde örtü yoktur. Üst gagalarının kenarında keratin bir diş bulunan kuşların gagaları aşağıya doğru kıvrıktır. Besinlerini depo ederek kullanırlar. Bu kuşlar genel olarak böcek yeseler de, kurbağaları, küçük omurgalıları, kertenkeleleri, kemirgenleri ve kendi oyundaki kuşları da avlayabilirler. En önemli silahları ise, yırtıcı kuşların avlanırken kullandığı pençelerin dışındaki gagalarıdır. Avlarını sivri, kıvrık ve çengel gibi olan gagasıyla öldürür. Avladığı canlıları ağaç dikenine asmaları çok yaygındır. Bu davranışlarından dolayı halk tarafından kasap kuşu olarak anılır. Kuşların boyu 17-25 cm arasında değişmektedir. Başları enli ve iridir. Uç tarafı kıvrık olan çentikli gagası kalındır. Yuvarlak ve kısa kanatlarında 10 adet ana uçma teleği vardır. Kuyrukları uzun, uç taraflara doğru daralan yapıdadır. Ayakları ve bacakları güçlü, ayak tırnakları sivridir. En bilinen Kuzey Yarımkürede yaşayan cinslerin renkleri donuktur. Üst tarafları kahverengi ya da gri, alt tarafları beyaz renktedir. Kuyruklarında, kanatlarında ve başında beyaz ya da siyah lekeler vardır. Bu bölgedeki kuşlarda bulunan siyah maskeler, Eski Dünya'da yaşayan kuşlarda da görülmektedir. 

    Örümcek kuşunun beslenmesi nasıldır

    Bu kuşlar daha çok yusufçuklar, çekirgeler, cırcırlar gibi böceklerle beslenirler. Pençeleriyle yakaladıkları avlarını gagalarıyla parçalarlar. Avını garip bir şekilde dikenlere takarak, parçalamayı tercih ederler. Bunu sert kabukları olan canlıları pençeleriyle tutmakta zorlandıkları için yaptıkları düşünülür. Doyduktan sonra kalan parçaları dikenlerde bırakırlar.

    Örümcek kuşunun üremesi nasıldır

    Kuşlar kış sonuna doğru eş seçimlerini yaparlar. Ağaç üzerine yerden 1,5 ya da 6 metre yüksekliğe gevşek yapıda, fincan gibi yuva kurarlar. Yuvayı tüy, kıl ve otla döşerler. Dişiler bahar başında yumurtalarını yuvaya bırakır. Yılda genellikle iki defa yumurtlarlar. Her defasında 3-6 adet yumurta yaparlar. Yumurtalar kirli beyaz veya maviden pembeye kadar değişen renkte olabilir. Üzerinde kahve ya da gri benekler vardır. Kuluçkaya bazen erkeklerde yatsa, genellikle dişiler kuluçka görevini üstlenir. Erkekler dişiyi beslemeyi tercih eder. Kuluçka süreleri 14-16 gün sürer. Bundan sonra kuşlar uçma aşamasına geldiklerinde yuvadan ayrılır. Üreme döneminde sessiz bir şekilde hazırlıklarını tamamlalar. Çiftleşme sonrasında, yavrular yuvadan uçtuktan sonra yine eski yırtıcı hallerine dönerler.

    ]]>
    Kumru https://www.kuslar.gen.tr/kumru.html Sun, 23 Feb 2014 12:06:01 +0000 Kumru, Columbidae (güvercingiller) familyasından, genellikle güvercinlere göre daha küçük yapılı ve soluk renkli türlerin ortak adı. Güvercin ve kumru adları taksonomik ayrımlarla bağlantılı olarak, kullanılmamak Kumru, Columbidae (güvercingiller) familyasından, genellikle güvercinlere göre daha küçük yapılı ve soluk renkli türlerin ortak adı. Güvercin ve kumru adları taksonomik ayrımlarla bağlantılı olarak, kullanılmamaktadır. Hayvan bilimi olan Güvercinler takımından, güvercinden küçük, boz, gri renkli bir kuş (Streptopelia) türüdür. Özellikle Ege Bölgesine özgü, sandviç ekmeğinin içine domates, peynir ve biber konularak yapılan bir yiyecek türüdür.

    Kumru nedir

    • Neden evliliği güzel olanlara "kumrular gibi" benzetmesi yapabilir misiniz
    • Çünkü kumru, asla eş değiştirmez
    • Çünkü kumru, içinde bulunduğu şartlara her zaman uyum gösterir, şikayet etmez.
    • Çünkü kumru, hiçbir zaman başka bir kuşun yuvasına girmez.

    Familyası Yaşadığı Yerler

    • Kumrugiller (Peristeridae). Bahçelerde, ormanlarda, evlerin yakınında. Özellikleri ise, güvercinden daha küçük, ötücü bir kuş. Eşler birbirlerine çok düşkündürler. Tane ile beslenir. Çeşitleri ise, küçük kumru, gülen kumru, orman kumrusu, en çok bilinenlerdir. Güvercinler (Columbae) alt takımının kumrugiller familyasından, park, bahçe ve ufak koruluklarda çiftler halinde yaşayan güvercine benzer güzel ötücü bir kuş. Genellikle kahverengi tüylüdür. Şeklen güvercine benzemekle beraber, ondan daha küçük ve zarif yapılıdırlar.

    Kumru Yuvası

    • Eşlerine bağlılığı ile meşhurdur. Eşlerden biri ölecek olursa, kalan eş ömür boyu başkasıyla eşleşmez. Etini yememek daha iyidir. Bir lokma et için, eşinin ömür boyu mutsuz olmasına sebep olunmuş olur. Dal parçalarından basit yuva yaparlar. Senede iki yumurta yumurtlarlar. Yavrular, yumurtadan çıktıktan 18 gün sonra uçarlar. Göçmen ve kalıcı olanları vardır. 
    Kumru

    Kumru Çeşitleri

    • (Streptopelia senegalensis) 26 cm boyundadır. Çoğunlukla Trakya bölgesinde ve İstanbul civarında yaşarlar. İnsanlardan kaçmazlar. Yerli ve gezici kuşlardandır. Türk kumrusu (S. decaocta) veya diğer adıyla "gülen kumru". Mavimsi külrenginde olup baş ve boynu tarçın rengindedir. 28 cm boyundadır. Anadolu ve Trakya bölgelerinde boldur. Parklarda, kasaba ve köy bahçelerinde bulunur. Bazı yerlerde Yusufçuk adı ile anılır. Halk tarafından çok sevildiğinden korunmaktadır. Orman kumrusu (S turtur) Güney Avrupa'da bol olup, kışı Afrika'da geçirir. Evcil kumru (S. risoria) beyaz renklidir. Çoğunlukla güvercin diye bilinir.
    • Kumrular, bir yıl boyunca devamlı çiftleşirler. Kuş bilimci, Ali Boyla'ya göre bunun sebebi, kumruların ömrünün ortalama bir yıl olması. Bir defada sadece iki yavru yaptıkları için nesillerini sürdürmeleri sürekli çiftleşmelerine bağlıdır.
    • Kumrular, aşk-ı gugukçuk ötüşüyle başlarlar. Erkek dişiyi takip eder ve çiftleşmesi başlar. Bugünden sonra da bir daha birbirlerinin yanından ayrılmazlar. Aşklarının ürünü olan yavrularını, güvercin sütü denilen bir salgıyla beslerler. Kumrular, bu sıvıyı gagadan gagaya aktararak verirler. "sevgi kuşu" olarak anılmalarının bir sebebi de bu olarak görülmektedir.
    ]]>
    Ağaçkakan https://www.kuslar.gen.tr/agackakan.html Tue, 11 Feb 2014 07:46:55 +0000 Ağaçkakan, ağaç kabuklarını gagasıyla delerek kabukların altındaki böcek ve tırtılları avlayan bir kuş türü olmaktadır. Gagası son derece sivri ve ayakları dört parmaklı olan ağaçkakanlar keskin tırnaklar Ağaçkakan, ağaç kabuklarını gagasıyla delerek kabukların altındaki böcek ve tırtılları avlayan bir kuş türü olmaktadır. Gagası son derece sivri ve ayakları dört parmaklı olan ağaçkakanlar keskin tırnakları sayesinde ağaçlara çok iyi tutunabilmektedirler. Ağaçkakanlar ağaçların kabuklarını oyarken kuyruklarından destek alarak dengelerini sağlamaktadırlar. Ağaç üzerinde kısa ve ani sıçramalarla kolayca  hareket edebilirler. Ağaçkakanlar son derece ürkek kuşlar olduklarından çok çabuk kaçabilmektedirler. Genellikle ormanların tenha yerleri ve parkları tercih ederler. Yuvalarını da oydukları ağaç kovuklarına yaparlar. 

    Ağaçkakanların Yaşam Şekli

    Ağaçkakanlar ağaçların kabuklarını güçlü gagalarıyla oyarak beslenen ve yuvalarını bu şekilde yapan kuşlardır. Ağaçkakanların kafa tasları son derece güçlü olmaktadır. Bu sayede ağaç kabuklarını delerken oluşan sarsıntıdan beyinleri korunmaktadır. Ağaçkakanlar kabuklara vurduklarında aldıkları sese göre böcek ve tırtılların yerini tespit edebilmektedir. Ağaçkakanlar kabuklarda açtıkları deliklerden solucan gibi uzun olan dillerini uzatarak böcekleri yiyebilmektedirler. Ağaçkakanlar kabuk altından gelen seslere göre böceklerin yerlerini tespit ettiklerinden fazla uğraşmadan kolayca kabukları delebilirler.

    Ağaçkakan

    Ağaçkakanların Üremesi

    Ağaçkakanlar yuvalarını ağaçların gövdelerine yaparlar. Üreme dönemlerinde ağaçkakanlar diğer cinsleri ağaç dallarını tik tak şeklinde gagalayarak çıkardıkları seslerle çağırırlar. Bunun yanı sıra kuru ağaç dallarını gagalayarak da bu sesi çıkarabilmektedirler. Ağaçkakanların dişileri genellikle 2 - 3 yumurta bırakmaktadırlar. Eş olan ağaçkakanlar bu yumurta üzerinde değişmeli olarak ortalama 17 gün kuluçkaya yatmaktadırlar. Ancak yumurtalarla genellikle daha çok erkek ağaçkakan ilgilenmektedir.

    Ağaçkakanların Beslenmesi

    Ağaçkakanlar ağaç kabuklarının altındaki tırtıl, kurtçuk ve böcekleri yiyerek beslenmektedir. Ağaçkakanların bu yaptıkları ağaçların kurumasına neden olduğundan birçok çiftçi ve ağaç yetiştiricisi tarafından kovalanan kuşlar olmaktadırlar. Ağaçkakanlar ilkbahar mevsiminde ağaçların kabuklarını odun kısmına kadar daire şeklinde oyarak böcekleri çıkarmaktadırlar.

    Ağaçkakanlar sadece böcek ve tırtıllarla değil aynı zamanda ceviz, badem gibi sert kabuklu ve iri taneli yemişleri de yemektedirler. Bu yemişleri ağaçların çatlaklarına sıkıştırıp sonra da içlerini yiyerek kabukları o çatlaklarda bırakmaktadırlar.

    Ağaçkakan Türleri

    Pek çok farklı renkte ve türde ağaçkakan bulunmaktadır. Ancak bunları ana isimleri ile sıralamak gerekirse;

    • Çizgili ağaçkakan
    • Küçük sarı boyun ağaçkakan
    • Büyük sarı boyun ağaçkakan
    • Kızıl kanatlı ağaçkakan
    • Çizgili göğüslü ağaçkakan
    • Kareli göğüslü ağaçkakan
    • Çizgili boğazlı ağaçkakan
    • Örgülü ağaçkakan
    • Japon ağaçkakan
    • Yeşil ağaçkakan
    • Kızıl taçlı ağaçkakan
    • Pul karınlı ağaçkakan
    • Kara başlı ağaçkakan
    • Levaillant ağaçkakan
    • Küçük yeşil ağaçkakan

    Bu türlere Madagaskar, Okyanusya ve Avustralya haricinde tüm dünya üzerinde rastlamak mümkün olmaktadır. Bu yerlerde de bazı adalar üzerinde yaşayan ağaçkakan türleri bulunmaktadır.

    ]]>
    Angut Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/angut-kusu.html Sat, 08 Feb 2014 03:54:18 +0000 Angut kuşu, beyaz başlı, kahverengi gövdeli ve siyah kuyruklu olan, ördeği andıran, evcilleştirilebilir bir yabani kuş türüdür. Dünyanın farklı noktalarında görülebiliyor olsa da yoğun olarak yaşadıkları alanlar Avrupa'n Angut kuşu, beyaz başlı, kahverengi gövdeli ve siyah kuyruklu olan, ördeği andıran, evcilleştirilebilir bir yabani kuş türüdür. Dünyanın farklı noktalarında görülebiliyor olsa da yoğun olarak yaşadıkları alanlar Avrupa'nın Güneydoğusundan, Çin'e kadar olan bölgedir. Kışları daha ılıman bir iklim söz konusu olduğundan Güney Asya'ya göç ederler. Boyları 70 cm civarında olan Angut kuşlarının doğal yaşam ortamları sazlıklardır ancak kafeslerde de rahatça beslenebilen nadir ördek türlerinden biridir. Erkek olanların boyun kısımlarında siyah bir halka varken dişi olanların göz çevresi ve boyun bölgeleri beyazdır. Tohum, mısır ve yeşilliklerle beslenen bu kuş türü karakteristik özelliklerinden dolayı çeşitli inanışlarda ve argoda kendisine yer edinmiştir. 

    Angut kuşlarının en bilinen özelliklerinden biri sadakatleridir. Çoğu kuş türü üreme konusunda kur döneminin ardından farklı kuşlarla çiftleşirken Angut kuşu tek bir eşle çiftleşir ve ölene kadar farklı bir kuşla birlikte olmaz.. Eşi öldükten sonra da farklı bir çiftleşme yaşamayan bu kuş türünün yas tuttuğuna inanılır. Slav mitolojisinde kutsal olarak kabul edilen, dünyada bir çok inanışta aşk ve evlilikle bağdaştırılan Angut kuşu Türkiye'de çok farklı bir alanda; argo dilinde kendisine yer edinmiştir. Rüzgarı arkasına alarak yere konduğu için iniş esnasında sendeleyen bu kuş türünün ismi argoda "saf, aptal, kaba" gibi anlamlara gelen "angut" kelimesiyle anılmaktadır. 

    Angut Kuşu
    Doğal ortamlarında tavşan ve benzeri hayvanların toprakta kazmış oldukları oyuklara yumurtlayan dişi Angut kuşları eğer evcil olarak beslenecekler ise yumurtlayabilmeleri için bulundukları alandaki toprağa tıpkı doğal ortamlarında olduğu gibi çukurlar kazılmalıdır. Mart aylarında çiftleşen bu kuş türü 28 günlük bir kuluçka dönemine sahiptir ve 8 ile 16 arasında yumurta yumurtlar. Perde ayaklı canlılar grubundan olan Angut kuşunun ortalama 8 - 10 yıl arasında değişen ömürleri vardır. 

    Yabani kuş türlerinden biri olmasına rağmen kolay evcilleştirilebilir ve beslenme sürecinde sorun yaratma ihtimali oldukça düşüktür. Besin olarak özel hazırlanmış kuş yemleri, arpa, mısır, buğday ve benzeri maddeler verilebilir. Yeşillik de beslenme konusunda unutulmaması gereken bir detaydır ancak çok fazla yeşillik Angut kuşunun sindirim sistemini bozabileceğinden bu konuda dikkatli olunmalıdır. Zemini çim kaplanmış tel kafeslerde barınabilirler fakat yüzücü bir kuş türü olduğundan her zaman ulaşabilecekleri bir havuz ya da su ile kaplı bir alan olmalıdır. Kendi aralarında sorun yaşama ihtimalleri çok düşük olsa da eğer farklı kuş türleriyle besleniyorlarsa ve bulundukları alanda rahat edemiyorlarsa problem çıkarma durumları söz konusu olabilir. Çiftleşme dönemlerinin ardından kendi yaptıkları bir alana ve ya yuvalarına değil de toprak bir alana yumurtlarlar. Bu yüzden bulundukları alana 15 - 20 cm büyüklüğünde bir çukur açılabileceği gibi aynı büyüklükte tahta bir kuluçka da toprağa yerleştirilebilir. Bu şekilde dişi kuş uygun bir alan arama gereği duymadan yumurtlamış olacaktır. 

    Ayrıca ülkemizde bir kuş türü olduğu bilinmeden yerme amaçlı kullanılan angut kuşu için yazılan hikayeler ve şiirler de mevcuttur. Bu hikayelerde ve şiirlerde genellikle dünyanın diğer yerlerinde olduğu gibi Angut kuşunun sadakati ve saflığı vurgulanır. 
    ]]>
    Florya Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/florya-kusu.html Sat, 08 Feb 2014 03:49:59 +0000 Florya kuşu, Florya adı, Rumca yeşil anlamına gelen, floros kelimesinden gelir. Eski kuşçuların çoğu Florya yerine flürye de derler. Florya (Carduelis chloris) ispinozgiller (Fringillidae) familyasından, ötücü bir k Florya kuşu, Florya adı, Rumca yeşil anlamına gelen, floros kelimesinden gelir. Eski kuşçuların çoğu Florya yerine flürye de derler. Florya (Carduelis chloris) ispinozgiller (Fringillidae) familyasından, ötücü bir kuş türüdür. 14 cm. uzunluğundaki Floryaların erkekleri, dişilerinden daha iridir. Renkleri de daha göz alıcıdır. Dişi olan bu genç kuşlar, daha soluk olmasından ziyade kahverengi tonlarına sahiptirler. Gagası kalınca olmakla koni şeklindedir. Ötüşleri de harika, güzel ve çok cıvıltılıdır. Erkek kuşun, "kelebek" gösterisi uçuşu da vardır. İriliğinden çok yeşil bir ispinozdur,

    Florya kuşlarının cinsleri, Florya melezlerinde, gözlenen hem annesinden hem babasından, ortak aldığı özellikler şunlardır, renk kanaryanın rengine göre şekillense de genellikle yeşil ton daha ağırlıklıdır. Dişi melezler erkeklerine göre hiç denecek kadar az ötüm gösterirler. Erkek melezlerin rengi dişilerine göre daha canlı ve parlaktır. Erkek melezlerin kafa yapıları ve gagaları dişilere nazaran daha iridirler. Florya kuşun renkleri ise, gagası açık pembedir. El teleklerinin kenarları, kuyruk sokumu ve kuyruk dış teleklerinin kökü sarıdır. Genç olanlarda ise, daha çizgilidir, ve sarı kanat paneli ile ayırt edilebilir. Korunma durumu, bir canlı türünün günümüzde ya da gelecekte varlığını sürdürmeye devam etme olasılığının bir göstergesidir. Bu gösterge, türe ait kalan birey sayısı kadar, zaman içindeki nüfus artışı ya da azalışları, başarılı üreme oranları, bilinen tehditler gibi çeşitli etmenler göz önünde bulundurularak belirlenir.

     Bu kültür ve Florya kuşu hakkında sayfalarca kitap yazılabilir, Şöyle ki, bizler bu kuşu kafes de besleriz. Bu kuşun beslenme amacı öttürmek. Hatta ötüşünü kelimelere dökmüşlerdir. Mesela bir namesi vardır, velis velistir. Osmanlı tarihinden beri ülkemizde, beslenme kültürü olan bir kuş. Osmanlıda padişahlar, saraylarında beslerlermiş. Bu nağmelere göre bozuk ötüm ve makbul ötümlü kuşlar yetiştirmişlerdir. Torr diye olarak da nağmesi vardır ve kulağa hoş gelmediği için bozuk nağme olarak bilinirmiş. Florya'nın ötüşü makara olduğu için hem ötüşün güzelliği, hem de uzunluğu önemlidir. Ötüşün uzunluğu, kuşçular arasında "sayı" ile ölçülür. Bir sayı yarım saniyedir. Kuş öterken kuşçular onar onar sayarlar. 50 sayının üzerinde öten kuşlara, uzun kuşlar denir. 200 sayı öten kuşlar, olduğu söylenmekteyse de bunu ihtiyatla karşılarız. Tabii kuşun uzun ötmesi yanında güzel ötmesi de gerekir. B bir kere makbul makaralarla ötmesi şarttır. Öterken makarayı devirmemesi, yani başka makaraya geçmemesi, indirme bindirme (yani volüm dalgalanması) yapmaması gerekir. Bunlara bozuk denir. Fakat makaraya başladıktan sonra kaldırırsa, yani volümü yükseltirse bu bozuk olmaz, ama ezerse bozuk olur. Ülkemizde kuşçu kahveleri vardır. Bu kahvelerde Florya kuşu ve Saka kuşu öttürülürmüş.

    Florya Kuşu

    Florya kuşlarının dağılımı, Hele Florya kuşunun ülkemizde apayrı bir kültürü de vardır. Florya kuşu, ağaçlık çayırlarda, bahçelerde bulunduğu gibi orman kenarların da bulunur. Palearktik bölgede geniş bir dağılım gösteren Florya kuşları, Anadolu'nun Doğu ve Güneydoğu bölgeleri dışındaki bütün yörelerinde ürerler. Kışın göç sırasında hemen her yerde çok sayıda görülebilirler. Kuşçuluk kültürü ülkemizde çok yaygındır. Florya yuvasını genellikle yükseğe yapmaz, fakat sık çalıların arasına yaptığı yuvasını iyi gizler. Seyrek ormanlar, zeytin meyve bahçeleri, yüksek ağaçların bulunduğu bahçeler ve parklarda yaşar, kışın diğer ispinozlarla karışık sürüler oluştururlar. Nisan ayında üreme başlar. Dişisi, 4-6 yumurta yapar ve bir mevsimde 2-3, ender olarak 4 kere kuluçkaya yatar. Kuluçka süresi, 12-14 gündür. Tüylenme dönemi, 13-16 gün arasındadır.Florya kuşunu yeni beslemeye karar verenlerin öncelikle yaklaşık 27.5x18x28 ebatlarında ahşap bir kafese sahip olması gerekmektedir.

    Florya kuşlarının beslenmesi ve temizliği,Florya kuşu, kafesinde yan]]> Sinek Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/sinek-kusu.html Sat, 01 Feb 2014 00:12:54 +0000 Sinek kuşu, kolibri familyasından olan ve küçük kuş türleri arasında yer alan, havada asılı kalma özelliği bulunan ve çok hızlı kanat çırpabilen bir kuş türüdür. Sinek kuşu sahip olduğu özelliği sayesinde diğer kuşl Sinek kuşu, kolibri familyasından olan ve küçük kuş türleri arasında yer alan, havada asılı kalma özelliği bulunan ve çok hızlı kanat çırpabilen bir kuş türüdür. Sinek kuşu sahip olduğu özelliği sayesinde diğer kuşlardan farklı olarak geriye doğru da uçabilmektedir. Sahip oldukları ince gagaları ile çiçeklerin nektarlarını emebilen sinek kuşu, bunu yaparken havada asılı kalabilmesi sayesinde sabit bir şekilde durarak bunu gerçekleştirmektedir. Şu anda dünya üzerinde bilinen en küçük sinek kuşu Karayip Adaları'nda bulunan arı sinek kuşudur. Bu sinek kuşunun ağırlığı yalnızca 1,8 gramdır. Sinek kuşunun normal durumlarda ağırlığı 3 gramdır. Boyları da ortalama 11 santimetredir. Ancak bunların yanı sıra dev sinek kuşları da bulunmaktadır. Bunların ağırlığı 20 gramın üzerine çıkabilmektedir. 


    Sinek Kuşunun Fiziksel Özellikleri

    Sinek kuşu parlak tüylere sahip ve gösterişli yapıda kuşlardandır. Özellikle erkekler parlaklık olarak daha çok dikkat çekmektedir. Bu nedenle birçok doğa sever perilere benzettikleri bu kuş türünü çeşitli şekillerde adlandırmışlardır. Brezilya yakutu, safir sinek kuşu, yakut sinek kuşu bunlardan bazılarıdır. Sinek kuşunun ince ve uzun bir gagası vardır. Bu gaga sayesinde sinek kuşu uzun çiçeklerden dahi nektar alabilmektedir. Sinek kuşunun göğüs kısmında ve alt kısımlarına doğru beyazlık bulunmaktadır. Kafaları ve kanatları ise genel renkleri ile bezenmiştir. Tüm sinek kuşlarının ortak özelliği ise vücutlarının bir bölümünde yeşil renklerinin olmasıdır.

    Sinek Kuşu
    Sinek Kuşunun Uçuş Özelliği

    Sinek kuşu diğer kuşlara nazaran daha farklı uçma özelliğine sahip bir türdür. Bunda da en büyük etken hiç şüphesiz çok çok hızlı şekilde kanat çırpışlarıdır. Öyle ki bu kanat çırpmaları özel video kameralar ile ancak gözlemlenebilmektedir. Sinek kuşu sadece kanatlarını hızlı çırparak değil, aynı zamanda gelen rüzgara ve hava akımına karşı da dengesini sağlayarak havada asılı kalabilmektedir. Bunun yanı sıra yine özel yetenekleri sayesinde sinek kuşu rahat bir şekilde geriye doğru uçabilmekte ve dikine hızlı hareket edebilmektedir.

    Sinek Kuşunun Beslenmesi ve Metabolizması

    Sinek kuşu daha önce de söylediğimiz gibi çoğunlukla çiçek nektarlarından beslenmektedir. Ancak bazı durumlarda böcek yedikleri de görülmüştür. Sinek kuşunun dikkat çeken bir diğer özelliği de metabolizmasıdır. Yapılan incelemelerde sinek kuşunun uçarken ihtiyacı olan enerji ve vücudunun verdiği tepkiler ölçülmüştür. Bu araştırmaların sonucunda sinek kuşunun kalp atışının dakikada 1260'a çıktığı görülmüştür. Sinek kuşu hızlı hareket etmesi nedeniyle bunu ortaya çıkarmaktadır. Sinek kuşu normal koşullarda ağırlıklarından daha fazla besin tüketirler. Ancak besin bulamadıkları zamanlarda da -özellikle geceleri- metabolizmalarını yavaşlatarak geçici bir kış uykusuna yatabilmektedirler. Bu uyku süresinde vücutları adeta uyuşan bu kuşların kalp atışları dakikada 50 ile 180 arasına düşebilmektedir.

    Sinek Kuşunun Yaşam Alanı ve Üremesi

    Sinek kuşu yaşam alanı sınırlı olan türlerdendir. Sadece Amerika kıtasında görülen bu kuş türüne, Alaska'nın güney kesimi ve Kanada'dan başlayarak Güney Amerika'ya kadar olan alan içerisinde bulunmaktadırlar. Bu 1.2 milyon kilometre karelik alanda tüm türlerine rastlamak mümkündür. Özellikle de tropikal bölgelerde yoğunlukla bulunan sinek kuşu bu kıtanın yaygın kuşlarıdır. Sinek kuşu yaşadığı bu alan içerisinde belirli dönemlerde iki yumurta ile çoğalan bir kuş türüdür. Yuvalarını ağaçlara küçük yuvalar şeklinde yapan bu kuşlar, göç etseler dahi geri geldiklerin yuvalarını bulabilmektedirler. 

    ]]>
    Kanarya https://www.kuslar.gen.tr/kanarya.html Sat, 01 Feb 2014 00:12:29 +0000 Kanarya, 15. yüzyılda İspanyol denizciler tarafından ismini aldığı Kanarya Adalarında keşfedilen ve daha sonrasında tüm dünyaya yayılmış olan popüler bir ötücü kuş türüdür. Oldukça güzel sesler çıkardıklarından tü Kanarya, 15. yüzyılda İspanyol denizciler tarafından ismini aldığı Kanarya Adalarında keşfedilen ve daha sonrasında tüm dünyaya yayılmış olan popüler bir ötücü kuş türüdür. Oldukça güzel sesler çıkardıklarından tüm dünyada bu özellikleriyle bilinmektedirler. Erkekleri, dişilerine göre daha ötücüdürler ve dişilerde gaga, göz çevresi erkek kanaryalara göre daha soluk bir renktedir. Ortalama ömürleri 10 - 15 yıl arasındadır. 

    Kanaryalar İspanyol denizciler tarafından dünyaya yayıldıkları dönemde çok nadir bulunduklarından pahalı bir kuş türüydü ve bu yüzden sadece zenginlerin evlerinde bulunmaktaydı ancak zamanla başta Almanya olmak üzere Avrupa'nın farklı noktalarında kurulan çiftliklerde çoğaltılarak farklı varyasyonları dahi üretilmiş, böylece herkesin evlerinde besleyebileceği bir kuş türü haline gelmiştir.

    Doğal ortamları genellikle ağaçlarla kaplı göl ve dere çevreleridir. Buralarda su kenarlarına etraflarında buldukları malzemelerden yuvalar yaparlar ve solucanlarla, çeşitli bitki türleriyle beslenirler. Evlerde ise kafeslerde ve özel kuş yemleriyle, belirli sebze türleriyle beslenmeleri yeterli olacaktır. Dikkat edilmesi gereken nokta ise yalnız kalmamalarıdır. Üremeleri isteniyorsa bir erkek bir dişiyle aynı kafeste kalabilirler ve ya çoğalmaları uygun olmayacaksa aynı cinsiyetten iki Kanarya bir arada tutulmalıdır  

    Kanarya
    Çiftleşme dönemlerinde erkekler dişileri sesleriyle etkiledikleri için erkekler daha fazla öter ve sesleri daha güzeldir. Tüyleri de dişilere oranla daha parlak ve daha canlı bir renge sahiptir. Yılda 2 kez olmak üzere Şubat ve Mayıs ayları arasında çiftleşirler. Çiftleşmenin ardından çoğu zaman 3 ile 5 adet arası yumurta yumurtlayan dişi Kanaryalar, 13 günlük bir kuluçka dönemi geçirirler ve bu süre içinde dişi yuvada kalırken erkek Kanarya sürekli dişiyi besler. Yavrular yumurtadan çıktıktan 3 hafta sonra tamamen uçabilecek duruma gelirler. 

    Kanaryalar diğer bir çok kuş türünden farklı olarak fazlasıyla aktif canlılardır. Kafes içindeyken bile sürekli bir hareket halindedirler. Bu yüzden çok fazla kısıtlanır, temiz hava ve gün ışığından mahrum bırakılırlarsa sağlıkları bozulabilir. Çok fazla ele gelen, diğer canlılarla fiziksel temas halinde olmaktan hoşlanan bir kuş türü değildir Kanarya ancak kesinlikle yabani sayılmaz. Ayrıca ötmeyi çok severler. Güneşin doğmasıyla birlikte ötmeye başlayan Kanaryalar güneş batana kadar ötmeye devam edebilirler ancak çıkardıkları sesler rahatsız edici değil aksine hoş bir melodiye sahiptir. Tüylerinin yoğun bir şekilde dökülmesi, gagalarında ve ya ayaklarında görülen anormal durumlarda bir uzmandan yardım almak gerekir çünkü bu tarz sorunlar Kanaryaların kur yapma, çiftleşme, üreme gibi temel ve önemli eylemlerinde büyük sorun teşkil edebilmektedirler.
    ]]>
    Huma Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/huma-kusu.html Sat, 01 Feb 2014 00:12:17 +0000 Huma kuşu, kökeni Eski Türklere kadar dayanan, binlerce yıldır efsanelerde varlığını sürdüren bir kuştur. Huma kuşu ile ilgili farklı Türk boylarının farklı yorumları olsa da ortak inanış konduğu yere mutluluk ve huzur getirdiğ
    Aslında Huma kuşu benzeri figürler hemen her mitolojide mevcuttur. Huma kuşu bugün bu isimle anılır, fakat Eski Türk efsanelerinde Huma kuşunun eşi Umay olarak kabul edilebilir. Umay eski Türklerde evlerin huzurundan ve mutluluğundan sorumlu önemli bir Tanrıdır. Bazı Türk lehçelerinde Kumay, Humay, vs. isimlerle de anılır. Umayın gittiği yere huzur ve mutluluk götürmesi ile aynı şekilde Huma kuşunun gittiği yere huzur ve mutluluk getirmesi karşılaştırılırsa efsanenin kökeni daha iyi anlaşılacaktr. Bunların dışında Yunan efsanelerinde Phoenix (Feniks), Arap efsanelerinde Anka kuşu, çeşitli Uzakdoğu ve Ön Asya kültürlerinde de Tanniao, Rokh, Simurg gibi isimlerle anılan; aynı niteliklere sahip kuş figürleri bulunmaktadır.
    Huma Kuşu
    Huma kuşu ismindeki Huma Farsça kökenli bir sözcük olarak kabul edilir fakat yukarıda yapılan açıklama göstermektedir ki 'Umay' kelimesi ile 'Huma' kelimesi arasında bariz bir ortak köken vardır. Bir diğer görüşe göre Huma kuşu Arapça'da ruh anlamına gelen 'Hu' ile su anlamına gelen 'ma' kelimelerinin birleşiminden meydana gelmiştir fakat bu pek kabul gören bir görüş değildir.

    Türk kültüründe Huma kuşu ile ilgili inanışlar sadece huzur ve mutluluk getirmesi ile sınırlı değildir. İnanışlara göre Huma kuşunun gölgesine denk gelen kişi padişah olur, o devlet refaha erir ve güçlenirdi. Bu inanışlar sebebiyle Huma kuşu 'devlet kuşu' veya 'talih kuşu' gibi isimlerle de anılır. Bu tabirler de günümüze kadar varlığını devam ettirmiştir.

    Huma kuşunun Türk kültüründeki siyaset, devlet, inanç yönündeki etkilerinin yanı sıra, Türk edebiyatı da Huma kuşu figürüne sık sık rastlanan bir alandır. Tahmin edileceği üzere eski Türk kültüründeki deyişlerde (tabi Umay ismiyle) epey çok rastlanır. Daha sonrasında ise Selçuklular ve Anadolu'ya gelişten sonraki Türk halk şiirinde Huma kuşu olarak bu figürün kullanımına devam edilir. Fakat Arap ve Fars edebiyatının baskın etkisi ile saray çevresinde geliştirilen divan edebiyatında Huma kuşu figürü kısmen terk edilip, bunun yerine Arap veya Fars kültürlerindeki figürler ve benzetmeler (gül, bülbül, vs. kalıplar en çok kullanılanlar olmak üzere) kullanılmıştır.

    Bugün bile Anadolu'nun birçok yöresinde benzer hikayeler bulunması, Huma kuşu adıyla olmasa bile 'talih kuşu', 'devlet kuşu' gibi tabirlerin kullanılması, Eski Türk kültürünün tamamen akıllara kazınmış bazı temellerinin hala kültürümüzde yaşamakta olduğunu göstermektedir. Huma kuşu da bu temel figürlerden biridir. Birçok Anadolu türküsünde (örneğin: Huma kuşu yükseklerden seslenir), İran havayollarının armasında, Özbekistan'ın devlet armasında bulunan Huma kuşu figürleri bu efsanenin gerçek hayata geçirilmiş halidir.]]>
    Ebabil Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/ebabil-kusu.html Sat, 01 Feb 2014 00:08:22 +0000 Ebabil kuşu, bütün ömrünü uçarak geçiren, sadece üremek için yere inen, sağangiller (Apodidae) familyasından bir kuş türüdür. Birçok kişi tarafından kırlangıçla karıştırılan bu kuş türü, aslında kırlangıçt Ebabil kuşu, bütün ömrünü uçarak geçiren, sadece üremek için yere inen, sağangiller (Apodidae) familyasından bir kuş türüdür. Birçok kişi tarafından kırlangıçla karıştırılan bu kuş türü, aslında kırlangıçtan farklı bir türdür. Kırlangıçlar gibi doğada yaşamayı sevmeyen, daha çok yerleşim yerlerini tercih eden ve beton bina ile yüksek yapılara yuva yapmayı tercih eden bir kuş türüdür. Ebabil kuşlarını kırlangıçlardan ayıran diğer bir özellik ise, kırlangıçlar gibi elektrik tellerine veya ağaç dallarına tünemezler. Yuvalarını daha çok evlerin çatılarına görünmeyen köşelere yaparlar.

    Ülkemizde ebabil kuşunun 4 farklı türü yaşamaktadır. Bunlar;

    • Koyu kahverengi ebabil
    • Boz ebabil
    • Küçük ebabil
    • Ak karınlı ebabil

    Ebabil kuşu halk arasında baharın habercisi olarak bilinir. Kış mevsimini Afrika kıtasında geçirdikten sonra ülkemize giriş yaparlar ve sonbaharda yine güneye göç ederler. Onları sürekli uçarken görürsünüz. Yaşam alanları çok geniştir. Onları neredeyse başınızı kaldırdığınızda bile görebilme imkânına sahipsiniz. Şehir merkezlerinde, otoyol kenarlarında, kırsallarda ve daha birçok alanda yaşayabilirler. Tüm canlılardan kaçmaya çalışan ürkek bir kuş türüdür. Beslenirken hiç göremezsiniz ve ayaklarının ucu kıvrık olmaları nedeniyle asla yerde yürümezler. Yere indiklerinde uçma zorluğu çeken kuş türüdür. Kanatları geriye doğru bumerang gibidir ve kuyruğu kısa ve çatallıdır. Uçarken kanatlarını kapatmazlar, o yüzden çok seri hareket ederler.

    Bu sevimli kuş türünün yaşam süresi ortalama 20 ile 25 yıl arasındadır. Bu kuşların en ilginç ve insanları hayrete düşüren özelliği, uyumak içinde yere inememeleridir. Uyku ihtiyaçlarını da gökyüzünde gerçekleştirmeleridir. Uyku gibi çiftleşme, yeme ve içme işlemlerini de havada gerçekleştirirler. Sürüler halinde ve tiz sesler çıkararak uçarlar. Yavrulamak için yuvalarına gelirler ve diğer kuşlar gibi yavrularını uzun süre korumazlar. Kısa süre besledikten sonra serbest bırakırlar. Ebabil kuşları yaptıkları yuvalarla da tam bir mimarilik örneği gösterirler. Afrika’da yaşayan ebabil kuşları palmiye ağaçlarının yapraklarının alt kısımlarına tüylerden yaptıkları sallanabilen küçük yuvalar ters dönme durumlarına karşı yumurtalarını yuvalarına yapıştırırlar.

    Birçok şiire ve şarkıya konu olan bu şirin kuşlar, Kur’anı Kerim’de de adı geçen nadir hayvan türlerindendir. Fil suresinde de anlatıldığı gibi, İslam dini gelmeden önce Peygamber efendimizin doğduğu yıl Kâbe’yi yıkmaya gelen Ebrehe’nin ordusuna havadan ayak ve gagalarından attıkları küçük taş taneleri ile saldırmaları sonucunda koskoca fil ordusunu yerle bir etmişlerdir. O yüzden Müslüman kesim tarafından sempati duyulan ve sevilen kuş türüdür.

    ]]>
    Saka Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/saka-kusu.html Tue, 28 Jan 2014 08:05:13 +0000 Saka kuşu ispinozgillere ait bir kuştur. Kafeslerde de sıklıkla beslenen bu kuş türü, özellikle ötüşüyle ilgi çekmektedir. Görünüm itibariyle serçeyi andıran saka kuşu, tüylerinin deseni ve renkleriyle de ayrıca ilgi Saka kuşu ispinozgillere ait bir kuştur. Kafeslerde de sıklıkla beslenen bu kuş türü, özellikle ötüşüyle ilgi çekmektedir. Görünüm itibariyle serçeyi andıran saka kuşu, tüylerinin deseni ve renkleriyle de ayrıca ilgi görmektedir. Farklı formları da bulunan saka kuşunun yaşam alanı Avrupa, Türkiye, İran, Orta Asya'nın batısı, Fas, Cezayir, İngiltere'nin güneyi, Rusya'nın Karadeniz'e bakan taraflarıdır. Bu bölgeler mevsimsel olarak değişmektedir.

    Saka Kuşunun Özellikleri

    Saka kuşu ortalama 13 santimetre boylarında bir kuş türüdür. Adının kökeni son derece ilginçtir. Hem ötüşü hem de renkleri nedeniyle çok uzun yıllar önce dahi kafeslerde beslenen saka kuşunun doğal bir özelliğinden dolayı bu ad ona verilmiştir. Saka kuşu doğal ortamda hem yuva yapmak için hem de beslenmek için küçük dalları iki ayağı ile kıstırarak kendisine çekebilmektedir. Bu olayı gören kişiler bu keşiften sonra olayı bir seyir haline getirmişlerdir. Bundan sonra kafese konulan saka kuşlarının da kafeste bulunan su kabından su içmek için tıpkı doğada olduğu gibi, dışarıda bulunan su kabını kendisine doğru çekmektedir. Bu özelliği nedeniyle su satıcısı anlamına gelen saka ismi bu kuşa verilmiştir. Saka kuşunun renklerine bakıldığında ana renkler göze çarpmaktadır. Gözünün arkasında bulunan kırmızılık, boynundaki esmer bant deseni, kanatların altında gövdeye uzanan sarı geniş bant, kahverengi sırt ve beyazımsı kuyruk sokumu saka kuşuna farklı ve güzel bir hava katmaktadır.

    Saka Kuşunun Yaşam Şekli

    Saka kuşu genellikle orman kenarlarında ve ağaçlık yerlerde yuva yaparak yaşamaktadır. Doğal ortamda deve dikeni tohumuyla beslenmektedir.Saka kuşu sürü halinde yaşayan bir kuş türüdür. Bahçe ve parklarda sıkça karşılaşılan bu kuş türü, yuvasını yerden ortalama 6 metre yüksekliğe yapmaktadır. Saka kuşunun dişisi üreme döneminde 6 adet yumurta bırakmaktadır. Dişi bir üreme mevsiminde ortalama 3 kere kuluçkaya yatabilmektedir. Saka kuşu gezici kuş grubunda yer almaktadır. Kısa süreli olarak göç eden saka kuşu, bir süre sonra tekrar eski yerine ve yuvasına gelmektedir.

    <Saka Kuşu/div>
    Saka Kuşunun Türleri

    Saka kuşunun farklı formlarda, renklerde ve desenlerde birçok türü bulunmaktadır. Bunlardan en çok bilinen ve beslenenleri şunlardır;
    • Kömürcü sakası: Saka ailesinin en küçük türüdür. Doğada en fazla bulunan türdür aynı zamanda. Bu kadar çok bulunması en çok evcilleştirilme özelliğine de sahip olmasını beraberinde getirmektedir. Kömürcü sakası saka yetiştiricileri arasında en çirkin saka olarak da ifade edilmektedir.
    • Ak gerdan Saka: Boğazında fasulye kadar bir beyazlık olduğu için bu adı almıştır. Kömürcü sakasına oranla biraz daha büyüktür. Aynı zamanda kuyruk tüylerinin iki yanında da beyaz lekesi vardır.
    • Kasım sakası: Saka kuşu türleri arasında en çok ilgi gören ve dikkat çeken, göz dolduran türdür. Hem ötüşü hem de formuyla saka besleyenleri cezbetmektedir. Ancak bu saka kuşu türü aynı zamanda en vahşi tür olmaktadır. Bu nedenle sahip olmak ve beslemek biraz zor ve zahmetli olmaktadır. Kasım sakasının kuyrukları daha uzun ve kafaları daha büyüktür.
    • Keneset: Ensesinde bulunan mercimek büyüklüğündeki kırmızılıktan dolayı bu ismi almıştır.
    • Mart Sakası: Mart ayında göç ettikleri için bu adı almışlardır. Kanarya ile çiftleştirilmesinden sadalı kuşlar elde edilebilmektedir. Tok bir sese sahip olan mart sakası, saka kuşu türleri arasında ötüşüyle dikkat çeken türlerdendir.
    ]]> Anka Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/anka-kusu.html Sun, 08 Dec 2013 19:15:24 +0000 Anka kuşu, nesli uzun yıllar öncesinde tükenmiş ve ismi masalları süslemiş bir kuş çeşidi olarak bilinmektedir. Anka, yüzyıllardır farklı iklimlerde ve kültürlerde değişik adlarla anılmaktadır. Latince de phoenix ad Anka kuşu, nesli uzun yıllar öncesinde tükenmiş ve ismi masalları süslemiş bir kuş çeşidi olarak bilinmektedir. Anka, yüzyıllardır farklı iklimlerde ve kültürlerde değişik adlarla anılmaktadır. Latince de phoenix adıyla anılan Anka kuşu eski Yunancada da bilinen ve ismi geçen kuş türü Arapçada Anka adı ile anılmaktadır. Pek çok değişik kültürlerin efsanelerinde geçmişten bu günümüze kadar gelen ve ‘’zümrütü Anka” adı ile anılan bu kuşun milattan önceki zamanlarda var olduğu ve sonrasında ise neslinin tükendiği kabul edilmektedir.

    Arap ülkelerinde Anka adıyla anılan bu kuş çeşidi uzun yıllar sonrasında Türk mitolojisinde ise zümrütü Anka kuşu olarak adlandırılmıştır. Tarihsel olarak bakıldığın da pers uygarlığına değin uzanan bir geçmişe sahip olan Anka kuşunu persler simurg kuşu olarak tanımışlardır. Pers uygarlığından çok daha önceki eski zamanlarda da adından söz edildiği bilinmektedir. Pek çok değişik antik toplumlarda adının Tuğrul olarak geçtiği bilinmektedir.

    Anka Kuşu

    Geçmişten günümüze kadar binlerce yıldır çok değişik ve farklı kültürlerde tanınması ve anılmasından dolayı günümüzde de pek çok tarihçi ve arkeologun Anka kuşunun efsanelerde yaşayan hayali bir kuş olmadığını ve varlığını kabul etmelerine sebep olmuştur. Farklı kültürlerde ve zamanlarda var olan efsanelerde adı geçen Anka kuşu ile ilgili oldukça farklı söylentiler vardır. Eski yunan kültüründe Habeş diyarında var olduğu ve yaşadığına inanılmaktadır. Anka kuşu hakkındaki en önemli bilgiler ömrünün çok uzun olması ve büyüklüğünün kartaldan daha iri olduğudur.

    Genellikle değişik zamanlarda ve kültürlerde farklı şekillerde anılmış olsa da bilinen özellikleri ateş kırmızı bir renginin olduğu ve tüylerinin özellikle de boyun bölgesinin oldukça parlak olduğu söylenmektedir. Anka kuşu ile ilgili söylenen tek ortak özellik, geçmişten günümüze bilinen ateşle yeniden hayat bulmasıdır. Bu özelliği sebebiyle pek çok inanışta ve kültürde oldukça büyük bir yer alan Anka kuşu yüz yıllar sonrasında günümüzde bile yeniden hayat bulmanın ve doğuşun simgesidir.

    Yüzyıllar öncesinden bu güne kadar gelen efsanelerden bilindiği gibi Anka kuşu oldukça uzun ömrünün sonlarına yaklaştığında öleceğini anlayarak kendisi için bir yuva hazırlar. Bu özel yuva için gerekli olan kuru dalları bir araya getirerek yuvasını inşa eder ve yuvayı çok özel bir sıvı ile sıvayarak yuvaya yerleşir ve kızgın güneş ışıklarıyla bu özel yuvanın tutuşmasını bekler. Güneş ışıklarının etkisiyle tutuşarak yanan yuvanın içinde kendisini de yakarak alevlerle yeniden hayat bularak doğan Anka kuşu yuvanın yanmasının ardından yanmış küllerin içinde bir yumurta meydana gelir ve bu yumurta sayesinde Anka kuşu küçük bir yavru olarak hayat bulur ve yeniden doğar.

    Kendi küllerinden yeniden hayat bulan Anka kuşu, birçok değişik inanışlarda diriliş simgesi olarak benimsenmiş ve kabul görmüştür. Sanatsal figürlerde de günümüzde dövme olarak da oldukça yaygın olarak kullanılan Anka kuşu simgeleri mevcuttur.

    ]]>
    Kanarya Çeşitleri https://www.kuslar.gen.tr/kanarya-cesitleri.html Sat, 07 Dec 2013 22:49:28 +0000 Kanarya, ispinozgiller familyasına giren, güzel sesiyle ün kazanmış bir kuş türüdür. Evcil hale getirilip kafeste beslenebilecek türleri dışında sadece doğal ortamlarda yaşamını devam ettiren kanarya türleri de Kanarya, ispinozgiller familyasına giren, güzel sesiyle ün kazanmış bir kuş türüdür. Evcil hale getirilip kafeste beslenebilecek türleri dışında sadece doğal ortamlarda yaşamını devam ettiren kanarya türleri de bulunmaktadır. Ötüm şekli, renk çeşidi ve fiziki görünümleri bakımından 3 ayrı ana sınıfa ayrılmaktadırlar. Bu ana çeşitlerden başka kanaryalar ırklarına göre farklı özellikler gösteren alt çeşitlere göre incelenebilirler.

    Kanarya çeşitleri :

    Gloster : Bu kanarya ırkı 1920’li yıllarda İngiltere’nin Gloncestershire kentinde üretilmiştir. Gloster ırkında 2 çeşit kanarya bulunmaktadır. Bu iki çeşit corona ve consord olarak isimlendirilmiştir.Corona ve consord çeşitlerini ayıran özellikler fizikseldir. Corona çeşidi olanların baş kısımlarında yuvarlak ayrılmamış tepe kısmı bulunur, consord çeşidi olanlarda ise bu başlık kısmı bulunmaz. Ömürleri 10 yıl civarıdır. Boy uzunlukları 11,5 cm olmaktadır.

    Kanarya Çeşitleri

    Yorkshire : Anavatanı İngiltere’dir. Boyları 17 cm ye kadar ulaşabilmektedir. Bu çeşidin üretiminde fazla yavru alınmayabilir. 10 yıla yakın bir ömürleri vardır. İsmi YORKSHİRE kontluğundan ileri gelir. Tüyleri kısa ve vücutlarına yapışıktır.

    Norwich : 1860 yılından itibaren bilinen İngiltere kökenli bir kanarya ırkıdır. Crest kanaryalarına fazlaca benzemektedirler.15,6 ile 16,5 cm arası bir boyları vardır. Şapkaları yoktur. Bu cinste kuşun gözünün kenarlarındaki tüylerin kesilmesi gerekir.  Norwich  türü kuşlar dayanıklı olmaları ile bilinirler. Tembel olarak nitelendirilebilinecek davranışlar gösterirler.

    Taklacı kanarya : 1675’li yıllardan bu yana Almanya’da bilinen bir türdür. Güzel ötüşleri için ve takla gibi kısa gösterişler amacıyla eğitilebilirler. Eğer bu kanarya çeşidini evde besleme niyetiniz varsa erkek olanlarını aynı kafes yerine farklı kafeslerde beslemeniz önerilir.

    Lancashire : En iri boyutlu kanarya olarak bilinir. Boyları 22 cm ile 23 cm arasında olabilir. Kafa yapısı geniş ve hafifçe basıktır. Rengi sadece sarı ve beyazdan oluşur.

    Roller : Bu kanarya cinsi gayet güzel olan ötüşleri ile bilinmektedirler. Hakiki Roller yani Harz kanaryaları Almanya asıllı olurlar ve çok fazla öterek ortamda gürültü yaratmazlar.

    Border : Yorkshire ve Norwich çeşitlerin meydana getirilen ayrı bir kanarya çeşididir. 15,5 cm ye varan boyları vardır. Göze çarpan özellikleri kafa ile vücut kısımlarını birbirinden ayıran bölgenin bir kolye gibi belirgin olmasıdır. Dayanıklı ve bakımı zor olmayan bir kuştur.

    Cerest : Kökeni İngiltere’ye kadar giden bu kuşlarda fiziksel dış görünüşleri dikkat çekicidir. İlginç kafa yapıları oldukça güçlü bir yapıdadır. Kırmızı renk hariç bütün reklerde bulunabilmektedir.

    Lizard : Bu kanarya çeşidinin yaşamakta olan en eski kanarya türü olduğu bilinmektedir. Yapay eşleştirme sonucunda elde edilir ancak üretimi oldukça özen istemektedir. Bir süre bu kuş çeşidi fazla rağbet görmemiştir ama şimdi tekrar eski popülerliğine ulaşmıştır. Tüyleri parlak renkli ve sıktır.

    Malinous : Belçika bülbülü olarak da bilinir. Malinous kanarya çeşidinin çınlayan güzel bir ötüşü vardır. Dişileri yavrularına iyi bakarlar.

    ]]>
    Ardıç Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/ardic-kusu.html Sat, 07 Dec 2013 22:49:12 +0000 Ardıç kuşu; bünyeleri gereği kutuplar hariç dünyanın her bölgesinde yaşamaktadırlar. Genellikle 20-26 çapında uzunlukları olmakta ve göçücü kuşlar arasında yer almaktadırlar. Gagaları ise oldukça uzundur ve yandan Ardıç kuşu; bünyeleri gereği kutuplar hariç dünyanın her bölgesinde yaşamaktadırlar. Genellikle 20-26 çapında uzunlukları olmakta ve göçücü kuşlar arasında yer almaktadırlar. Gagaları ise oldukça uzundur ve yandan basık olup, ön uç kısımları hafif olarak kertiklidir.

    Ardıç kuşlarının ömrü;

    Diğer pek çok kuş türlerine bakarak Ardıçlar en fazla 20-25 sene kadar yaşayabilmektedirler. Ardıç kuşları arasında en meşhur olanlar ve adlarından sıklıkla bahsettirenler, kolyeli, gök, ökse ve gerçek Ardıç olarak sıralanabilinir.

    Ardıçlar, karatavuk ailesinden olup, tombul vücut hatlarına sahip ve müthiş ötücü kuşlardır. Bacakları ve gagaları oldukça uzundur. Yenidünya ve eski dünya kıtalarda yaşarlar.

    Ardıç kuşunun görünmesi ile baharın müjdesi gelmiş olur. Sonbahar mevsiminde genelde Güneye doğru göç yaparlar. İlkbahar da ise Kuzeye giderler. Saatte 48 km kadar koşabilen bu kuşlar yırtıcı hayvanlardan çabucak kaçabilirler.

    Ardıç Kuşu

    Yerleşimleri;

    Genelde ağaç kavuklarına ve yarıklarına yuva yaparlar. Ancak toprak üstünde de yaşayan türleri bulunmaktadır. Genelde yuvaların üstleri açık olur. Her seferinde 5-6 tane benekli, yeri geldiğinde beneksiz yumurta yapıp, senede iki kez kuluçkaya yatarlar. Kuluçka süreleri ise 12-14 gün arasında değişkenlik gösterebilir. Ardıç kuşlarının minik yavruları iki hafta içerisinde gelişimlerini tamamlarlar ve uçma çalışmalarına başlarlar.

    Beslenme şekilleri;

    Çoğunlukla diğer kuşlar gibi salyangoz, böcek ve kurtçuklar ile beslenirler. Ancak tükettikleri besinlerin % 75 kadar olan civarını üzüm nevinden tohumlar oluşturur. Zaten kuşun ‘’Ardı璒 adı alması da tohuma düşkünlüğünden ve ardıç meyvesine bağımlılığından gelmektedir. Ardıç kuşları oldukça oburlardır ve üzüme dayanamazlar. Bağ bozumu, olduğu dönemlerde onları üzümlerin başlarında görebilirsiniz. Ziraattan çok etkilenmektedirler ve oldukça da lezzetli kuş türleri arasındadır.  

    Ardıç Kuşlarının lezzet alarak yediği o ardıç meyvesinin hiç bitmemesi için bu kuşlara ihtiyaç vardır. Ardıç kuşları olmasaydı eğer ardıç meyvelerini rahatlıkla bulmazdık. Ardıç ormanlarının hala var oluyor olması bu kuşlar sayesindedir. Ardıç kuşları, ardıç meyvelerinden yerken tohumlarını da ağacın etraflarına ve köklerine doğru dökerler. Ağaç, bekler sabırsızlıkla tohumları da toplayacak mı diye! kuş tohumları da yer ve sonuç olarak ağacın ilk üreme işlemi başlamış olur. Ardıç kuşlarının dışkılama yaptıkları yerlerde genelde ardıç ağaçları çıkmaya başlar. Bu olay her ne kadar şaşırtıcı olsa da kuşların dışkıları gübreleme işinde çok faydalıdır. Yani kısacası ardıç kuşlarının dışkıları da kendileri gibi değerlidir.  

    Ardıç kuşu ile Ardıç ağacı ayrılmaz iki sevdalı olarak düşünüle bilinir. Kuş bu meyveyi çok seviyor ve tat alarak yiyor, ağaç ise kuş o meyveyi yemezse neslini sürdüremiyor. Doğada olan en ilginç döngüden biri de ardıçtır.

    ]]>
    Kelaynak https://www.kuslar.gen.tr/kelaynak.html Sat, 07 Dec 2013 22:49:01 +0000 Kelaynak, genellikle kayalık ve yarı çöl olan kuraklık bölgelerde yaşamlarını sürdürmektedirler. Diğer bazı kuş türlerine göre biraz daha iri yapılılar ve suda, çamurda rahatlıkla yürüyebilirler. Gagaları ince ve u Kelaynak, genellikle kayalık ve yarı çöl olan kuraklık bölgelerde yaşamlarını sürdürmektedirler. Diğer bazı kuş türlerine göre biraz daha iri yapılılar ve suda, çamurda rahatlıkla yürüyebilirler. Gagaları ince ve uzundur, kanatları ise 120- 130 cm çapındadır. Adlarının kelaynak olması başlarının üzerinde tüy bulunmasından kaynaklanmaktadır. Renkleri ise, siyahımsıdır, ancak güneşin vermiş olduğu parlaklıkta mavi, kavuniçi ve parlak yeşile kayabilmektedir.

    Kelaynaklar dünya geline bakıldığında çoğunlukla kuzey Afrika ve Türkiye de üreme göstermekte ve nesli tükenmeye başlamış önemli kuşlar arasında ilk sıralarda yer almaktadır. Latince de kelaynak kuşlarına ‘’Geronticus Eritema’’ olarak seslenilir.

    Nuh peygamber, kelaynak kuşlarını bereket sembolü olarak ‘’Tufan’’ gemisi almıştır. Ancak, kelaynakların bu sembolizesi fazla sürmemiş olmalı ki avcılık alanında kullanılmaya başlanmışlardır. Özellikle avlanmanın yasak olduğu dönemlerde kelaynak kuşlarından fazla faydalanılmıştır ve şu anda nesli tükenme tehlikesi ile kaşı karşıyadır.

    Genelde bu kuşlar, akrep, çekirge, danaburnu, yılan, karınca ve örümcek gibi hayvanlarla beslenirler ve ot yemezler. Yuvalarını yüksek yerlere yapmayı tercih ederler ve kendileri yırtıcı hayvanlardan korurlar.

    Kelaynak kuşlarını diğer türlerinden ayıran en büyük özelliği tek eşli olmaları ve eşlerine sonsuz saygı duymalarıdır. Hatta eşlerden birinin ölmesi halinde pek çok kelaynak kuşu ölüm rejimi yaptığı ya da kendileri yüksek kayalardan aşağı attıkları bilinir. Bereketi ve bolluğu simgeleyen bu kuşların yok olmaması için ve gelecek nesillere türlerinin yetişmesi için gerekli çalışmalar sürmektedir. Özellikle ülkemizin Bilecik bölgesinde kelaynak kuşları çok sevilmektedir. Bu bölge kelaynaklar için gerekli bütün önlemleri alıp, yaşamlarını kolaylaştırmak adına bazı çalışmalar başlatmıştır. Sevgililer günü olan 14 şubatta Bilecik bölgesinin gökyüzünü kelaynak kuşları kaplar. Özellikle 50 yıl öncesine kadar üreme yapmak için gelen kelaynak kuşlar için şehirde meydanında şenlikler düzenlenir ve bayram havası yaşanır.

    Kelaynak kuşları, uygulanılan zirai ilaçlardan oldukça fazla etkilendiklerinden, pek çok avcı tarafından uygun olmayan dönemlerde avlanmalarından ve göç ettikleri süreçlerde olumsuz hava koşullarından dolayı sayılarında günden, güne azalmalar görülmektedir. Göç olayının ardından geri dönüş yapmayan kelaynak kuşları için orman ve köy işleri bakanlığı tarafından, Bilecik'te kelaynakların üremesini sağlamak ve neslinin kaybolmasının önüne geçmek için muhtelif istasyon kurulmuştur. Kurulan bu istasyonda ilk önce iki ergin ve dokuz minik yavru kuş, zararı olamayan ağlar ile yakalanılır uygun kafeslere alınır. 1977 yılında üretime başlanılır ve sadece yağsız kırmızı et, haşlanmış yumurta, rende yapılmış havuç ve çeşitli yem karmaları ile beslenmesi sağlanır. 1999 yılına gelindiğinde 52 adet olan kelaynak kuşu üreme yapmaları için serbest bırakılır. Üreme sonrasında 23 adet yavru elde edinmiş ve sayıları toplam olarak 75'e kadar ulaşmıştır. Bu kelaynaklardan bir kısmı çeşitli hayvanat bahçelerine gönderilip koruma altına alınmıştır ve bir kısmı da doğaya salınmıştır. Kelaynak kuşlarının kutsal sayıldığı çeşitli ilçelerde özellikle de Bilecik ve çevresi bu kuşlar için hala festivaller düzenler ve kuşların neslinin tükenmemesi için halk elinden gelen çabayı gösterir.

    Kelaynak Kuşlarının tuhaf görünüşleri onlara artı puan kazandırır. Özellikle başlarının üstünde saç olmamaları ve enselerin de bulunan tüyler onlara komik bir hava katar ve bu yüzden çok sevilirler. Bu görüşlerinin dışında sağlam karakterliler ve vefalılardır.

    ]]>
    Kırlangıç https://www.kuslar.gen.tr/kirlangic.html Sat, 07 Dec 2013 22:48:50 +0000 Kırlangıç, çok soğuk havalar dışında dünyanın her yerinde yaşamaları mümkün olan kuşlardandır. 10-23 cm civarlarında boyları olup, geniş ve sivri kanatlı, oldukça çatalkuyruklu ve ötücü kuşlardır. Göçmen kuş Kırlangıç, çok soğuk havalar dışında dünyanın her yerinde yaşamaları mümkün olan kuşlardandır. 10-23 cm civarlarında boyları olup, geniş ve sivri kanatlı, oldukça çatalkuyruklu ve ötücü kuşlardır. Göçmen kuş türlerinden bir kısmını da kırlangıçlar oluşturmaktadır. Yuvalarını çamurdan yaparlar ve yaklaşık 100 türü bulunmaktadır. Kırlangıç türlerinden en çok bilinenleri; kaya kırlangıç, yar kırlangıç, ağaç kırlangıç, tencere kırlangıç ve kır kırlangıç olarak sıralanabilir.

    Kırlangıç türlerinden, 100 tanesinin yalnız 79 çeşidi bilinmekte ve geri kalanını bilinememektedir. Kırlangıçlar genelde sinek avlayarak beslenen kuş türlerindendir. Pek çoğunun karnı beyaz, kuyruk, baş ve kanatları oldukça siyah, gerdan ve alnı ise kahverengi olup parlak tüylüdür.

    Kırlangıçların, kısa olan ayaklarının tırnakları, oldukça uzun olup bu özellik onlara düz ve yassı zeminlere rahatlıkla tutunabilme imkânı sunmaktadır. Kırlangıçların ürkek olan yapıları gök gürültüsünden fazla etkilenir. Resmen gök gürüldediği zamanlarda korkudan, kendilerinden geçebilirler.  

    Kırlangıç

    Etleri ve otları yiyemezler. Gagalarının geniş ve yırtmaçlı olması, kırlangıçlara sadece uçucu böcek (sinek, sivrisinek, uğur böceği gibi) türlerini yeme özelliğini verir. Oldukça hızlı uçarlar. Pek çok kırlangıç türü sürü halinde takılırken, bazıları ise tek takılmayı tercih eder. Kuyruklarının onlara kattığı artı puandan dolayı, dümen olarak kullanıp, ani dalışlarda bulunabilirler.

    Kırlangıçlar üstün zekaları ve yuvalarını inşa ederken kullandıkları teknikler sayesinde insanları hayrete düşürürler. Yuva yapma konusun usta olan bu kuşlar, kullandıkları zekaları ile yuvalarını sağlamlaştırabilmek adına bildikleri bütün tüyoları kullanırlar. Çoğu zaman bir mimar edasında, çoğu zamanda bir mühendis edasında, kullanacakları malzemeleri seçerken itinalı ve dikkatli bir şekilde seçim yaparlar. Seçtikleri malzemeleri sıkıştırarak, gerilmeye elverişli yapıp, yuvalarını tıpkı bir sığınak misali korumalı ve ehemmiyetli işlerler.

    Yer altına yuva yapan kırlangıçlar;

    Bazı kırlangıç türleri, minik evlerini bina veya yüksek alanlara yapmak istemezler. Bunun yerine yer altına yapmayı kendileri için uygun görürler. Yuvalarını yerin altına gizleyen bu akıllı kuşlar tünelleri yukarı doğru eğimli yapıp, yağmur yağdığında içeriye su girmemesi ve de yuvalarını su basıp ortada kalmamaları için pek çok teknik uygularlar. Kırlangıçlar zemine yuva yaparken çoğunlukla nehir ve sahil boyunca, dik kum setlerinin yakın çevrelerini kullanırlar.

    Kırlangıçların alçaktan uçmaları havaların bozulacağı anlamına gelir. Soğuk olan havalarda Afrika’ya göçmeyi tercih ederler. Yalnız, yaşamlarını hep orda geçirmeyi düşünmezler ve ilkbaharda geri dönüş yaparlar. Göç esnasında kırlangıçların pek çoğu kötü hava koşullarından dolayı yaşamlarına ölüm ile son vermek durumunda kalırlar.

    ]]>
    Turna https://www.kuslar.gen.tr/turna.html Sat, 07 Dec 2013 22:48:40 +0000 Turna; genelde bataklık, göl, ovalık, deniz gibi kıyı kenarlarında yaşayan kuş türlerindendir. Görüş itibariyle leyleği anımsatır, uzun bacakları ve boyunu sayesinde göçmen kuşlar sınıfında bulunurlar. Leylek ile tu Turna; genelde bataklık, göl, ovalık, deniz gibi kıyı kenarlarında yaşayan kuş türlerindendir. Görüş itibariyle leyleği anımsatır, uzun bacakları ve boyunu sayesinde göçmen kuşlar sınıfında bulunurlar. Leylek ile turna arasında ki farklardan bir tanesi de gagaları olmaktadır. Turnaların gagaları daha küçük, leyleklerin ise biraz daha büyüktür.

    Tohum, fare, böcek gibi besinlerle beslenirler. Yaklaşık olarak 25-30  yıl kadar yaşayabilmektedirler. 16 tane türü vardır ve en bilindikleri şu şekilde sıralanabilinir;

    • Taçlı Turna

    • Turna

    • Telli Turna

    • Mavi Turna

    • Sibirya beyaz Turnası

    • Mançurya ve Japon Turnası

    • Cennet turnası

    • Avusturya turnası gibi

    Turnaların diğer bir ilginç özellikleri ise, çiftleşme yapacakları zamanlar da birbirlerini etkilemek için çeşitli ilginç hareketler de bulunurlar. İki adet yumurta yumurtlarlar. Eşler kuluçka zamanların da sırasıyla kuluçkaya yatarak bir birlerine yardımcı olurlar. Çoğunlukla sürü halinde uçarlar. Genelde göç ederlerken’’ V’’şeklinde bir görüntü yansıtırlar. Yansıttıkları bu görüntü, pek çok ressamın kolleksiyonun da yer almıştır.

    Anadolu'nun bazı mecralarında, turnalar için çok yaygın bir inanış bulunmaktadır. Saflığın, bereketin, mutluluğun, refahın müjdeleyicisi olarak sayıldı gibi temizliğin, vefanın, sadakatin, saflığın, sabrın, özgürlüğün ve de onurun simgesi olarak görülmektedir. Bu sebepten ötürü insanlar genelde turna kuşlarına ilişmezler ve yuvalarına ellemezler. Ayrıca da turnaların kanları dökülüp, öğüne yemek olarak kabul edilmez. Anadolu da turna avına çıkan kişilerin başlarından belanın eksik olmadığına, felaketler avcıların peşlerini bırakmayacağına inanılır. Her kimin tarlasına veya evinin bahçesine turna konarsa o evde bereket eksik olmaz ve kıtlık uğramaz.

    Turna

    Turnalar, o estetik görünüşleri ve endamları ile baş tacı edilen kuşlar arasında ilk sırada yer alırlar. Bu özellikleri ile Amerikan yerlilerinin totemlerinde, Rus şarkılarının hemen, hemen her kıtalarında, yerli dans kültürün de ve yunan mitlerinde karşımıza sık, sık çıkarlar.

    Ayriten Turnalar, Bektaşilik ve Alevilik kültürün de önemli yere sahiptir. Alevilikte güvercin ve turnaların kutsal olduğuna inanılır. Bu kuşlar, Alevilerin simgesi olan özel folklor danslarında uyguladıkları figürler arasında önemli bir yer alır. Özellikle de Hz. Ali’yi temsil ettiğine inanılır ve turnaların normal bir kuş olmadığı yeğlenir.

    Çin kültüründe turnalar; belirtilen bir hikâyeye göre yaralı bir turnayı iyi eden genç adamın evine alımlı ve güzel bir bayan gelir. Bu adam ile kadın yaşamlarını mutluluk ve bolluk içerisinde sürdürürler. Kadın adamın maddi durumunu güçlendirmesi için ona elişlerinden sanatlar işler. Durum bu haldeyken adam gücüne, güç katar ve zengin olur.

    Kadın çok çalışmasından dolayı, zaman geçtikçe zayıflamaya ve halden düşmeye başlar. Kadını gizlilik içerisinde uzaktan seyreden adam onun bir turna olduğunun ve elişi yaparken kullandığı muhteşem tüyleri kanatlarından aldığına şahit olur. Kadın, adamın onu seyrettiğini fark edince turna olur ve gökyüzünde süzülür. Bu nedenden dolayı Çinliler için Turna kuşu vefayı ve iyiliği sembolize etmektedir.

    ]]>
    Papağan https://www.kuslar.gen.tr/papagan.html Sat, 07 Dec 2013 22:49:39 +0000 Papağan, kıvrık gagalı parlak tüylü ve sıcak yerlerde yaşayan kuş türlerindendir. Papağan iyi bir tırmanıcı kuş türüdür. Papağanların günümüzde bilinen şekilleri, konuşan türleridir. Papağanlar taklit y Papağan, kıvrık gagalı parlak tüylü ve sıcak yerlerde yaşayan kuş türlerindendir. Papağan iyi bir tırmanıcı kuş türüdür. Papağanların günümüzde bilinen şekilleri, konuşan türleridir. Papağanlar taklit yoluyla konuşabilen canlılar olduklarından, bu özellikleri nedeniyle de tüm dünyada büyük ilgi gören ve evcil olarak beslenen kuşlardır.

    Papağanların Yaşamları

    Papağan hem beslenirken hem de dinlenirken çok sakin davranmaktadırlar. Papağanların genel yaşam alanları ağaçlardır. İnsan seslerini ve birtakım melodileri ezberleyip tekrar etme yeteneği olan papağanlar, evlerde kafesler içerisinde beslenebilmektedirler. Kafes içerisinde beslenen papağanların kafeslerine kemirebilmeleri için ağç kabuğu veya benzeri şeyler konulması gerekmektedir. Papağanlar doğal yaşamda yuvalarını ağaç kovuklarına yapmaktadırlar. Bunun yanı sıra kaya yarıklarında da yaşamaktadırlar. Papağanlar yemek olarak çiçek tomurcuk ve meyve tohumları ile beslenmektedirler. 

    Papağanlar kuvvetli bir hafızaya sahip olduklarından duydukları sözcükleri kolayca ezberleyip tekrar edebilmektedirler. Ancak bunu doğada bulunan türler gerçekleştirememektedir. Sadece evcil olarak yaşayan papağanlarda bu görülebilmektedir. Papağanlar içerisinde en bilinen konuşan tür Jako türüdür. Erkek papağanlar dişilere oranla daha iyi konuşabilmektedir. Eğitimleri için ceza veya ödül gerekmemektedir. Papağanlara konuşma öğretmek sabır işidir.

    Papağan
    Papağanların Diğer Özellikleri

    Papağanların 315'ten fazla çeşidi bulunmaktadır. Bu çeşitlere ve türlere göre en uzun yaşayanı 70 yıl kadar yaşayabilmektedir. Ancak evcil olarak beslenen papağanların ömrü yarı yarıyadır. Papağanlar yumurta ile çoğalmaktadırlar.

    Papağanların Yaşam Alanları

    Papağanlar genellikle tropik türde kuşlar olduklarından, Afrika, Amerika, Asya ve Okyanusya kıtalarında bulunmaktadırlar. Türkiye'de de iki tür papağan bulunmaktadır. Bunlar yeşil papağan ve iskender papağandır.

    Papağanların Sınıflandırılması

    Papağanlar öncelikle dil yapılarına göre gruplandırılırlar. Birinci dil yapısı düz ve kaygan dillerdir. Bu sınıftan olanlar ceviz ve meyveyle beslenmektedirler. İkinci dil yapısı ise fırça dildir. Bu dil yapısına sahip olan sınıftakiler bitki özüyle beslenmektedirler. 

    Papağanlar familya olarak 332 türden oluşmaktadırlar. Alt familyalarında Loriinae 12 cins 53 türden oluşmaktadır. Yine alt familyalarında Psittacinae 9 oymaktır. Bu oymaklar içerisinde Nestorini 1 cins 3 tür, Micropsittini 6 tür, İncir papağanları 3 cins 6 tür, Platycercini 4 cins 37 tür, Psittaculini 12 cins 66 tür ve Arini 30 cins 148 tür bulunmaktadır. 
    ]]>
    İspinoz https://www.kuslar.gen.tr/ispinoz.html Sun, 24 Nov 2013 01:46:13 +0000 İspinoz, İspinozgiller familyasındandır. Kafeste beslenirler. Serçe iriliğinde ötücü bir kuştur. Tepe ve ensesi mavi-gri, kuyruk çıkıntısı ise yosun yeşilidir. İspinozları ömrü yaklaşık 24 yıl kadardır. Kayın ispinozu, İspinoz, İspinozgiller familyasındandır. Kafeste beslenirler. Serçe iriliğinde ötücü bir kuştur. Tepe ve ensesi mavi-gri, kuyruk çıkıntısı ise yosun yeşilidir. İspinozları ömrü yaklaşık 24 yıl kadardır. Kayın ispinozu, dağ ispinozu, mavi ispinoz olmak üzere üç çeşidi vardır.

    Ötücü kuşlar takımının ispinozgiller familyasından konik gagalı bir kuştur. Boyu 16 cm olup ağırlığı 20 gram kadar ağırlıktadır. Bahçe ve orman kenarlarında bulunurlar. Erkekler dişilere göre daha parlak renklidir. Yuvasını park ve bahçelerdeki ağaçların çatallı dalları üzerine kurarlar. Yuvalarını dişiler yapar ve genellikle çanak şeklindedir. Yuvaların dış kısımları yosun, böcek ve ağaç kabukları ile kaplandığından dışarıdan görülmesi oldukça zordur. İç kısımları ise kıl ve tüyler ile oldukça özenli hazırlanmıştır.

    Yılda iki defa yumurta verirler. Üreme mevsimi ilkbahar ve yaz aylarına rastlar. Sadece dişiler kuluçkaya yatarlar. Kuluçka süresi 12-13 gün devam eder. Dişi, her defasında gri renkli, üzeri mor benekli 3-4 tane yumurta verir. Yavrularını tırtıl ve kurtçuklarla beslerler. Kısa zamanda gelişen yavrular 13-14 gün içinde yuvayı terk ederler.

    İspinozlar çok hareketli ve kavgacı kuşlardır. Yalnız sıcaklığın en fazla olduğu öğle vakti biraz sakinleşirler. Çoğunlukla yağlı tohumlarla beslenen ispinozlar, yaz mevsiminde tırtıl ve böcek de yerler. Bazı zamanlarda bal özünü almak için çiçekleri de parçalarlar. Tohumları yediklerinden dolayı çiftçiler de zarar verirler. Seslerinin güzel olması nedeniyle yakalanıp kafeslerde de beslenirler.

    İspinoz

    Yaşadığı yere göre yerli veya göçmen kuşlardır. Kış mevsiminde sürü halinde dolaşırlar ve yerde buldukları tohumlarla beslenirler. Göçmen olan türleri kışı Orta Akdeniz bölgesinde geçirirler. Erkekler yerlerinde kalıcı olup göç etmezler. Göçe yalnız yavru ve dişiler katılır. İlkbahar da göçten dönüşlerinde tekrar yuvalarını arar ve bulurlar. İspinozlar Avrupa, Kuzey Afrika, Atlantik Adaları, Batı Asya ve Japonya’ya kadar yayılım gösterirler. Dağ ispinozları en çok Asya ve Avrupa’da, mavi ispinoz kanarya adalarında bulunur.

    Özellikli bir bakıma ihtiyaç duymayan bu kuşların bakımı kolay üretimi zordur. Özenli bir diyet üretim için çok önemlidir. Kalsiyum ihtiyaçlarını karşılamak için kafesten mürekkep balığı kemiğin eksik etmemek gerekir. Ayrıca kafeste ayrı bir yemlikte veya yemlerinin içine bir miktar kuş kumu koymamız gerekir.  Üretim dönemlerinde mutlaka canlı yem vermemiz gerekmektedir. Aksi halde yavruları ile ilgilenmeme gibi sorunlarla karşılaşabiliriz. Diğer türlerde olduğu gibi bu tür için de ekili ya da korunaklar oluşturulmuş kuşhanede  barındırmamız, her zaman daha iyi sonuç verecektir. Yuva olarak; kutu yuva ve sepet yuvaları tercih ederler. Yuva malzemesi olarak Hindistan cevizi lifi, yumuşak otlar ve tüy verebiliriz. Yuvaları bitkilerle gizlersek iyi olur.  Karışık darı favori yiyecekleri olmakla birlikte yeşilliği çimlendirilmiş yemi ve yumurta mamasını ve canlı yemleri severek tüketirler. 

    ]]>
    Kartal https://www.kuslar.gen.tr/kartal.html Sun, 24 Nov 2013 00:17:17 +0000 Yırtıcı kuşların en büyüğü olan kartal, genelde dağlık ve ormanlık alanlarda yaşar. Etçil bir kuştur. Uzun ve kıvrık gagalı geniş kanatlı bir hayvandır. Dünyada en uçarak yükseğe çıkabilen kuş Yırtıcı kuşların en büyüğü olan kartal, genelde dağlık ve ormanlık alanlarda yaşar. Etçil bir kuştur. Uzun ve kıvrık gagalı geniş kanatlı bir hayvandır.

    Dünyada en uçarak yükseğe çıkabilen kuş türüdür. Görme yetileri çok gelişmiş olan kartallar, çok yüksek tepelerde, kayalıkların en üst noktalarına yuva yaparlar ve oraya yumurtlarlar. Aile yaşantısı vardır. Ömürleri boyunca ek eşle yaşarlar ve aynı yuvayı kullanırlar. Yumurtaların kuluçka dönemi 7-8 hafta sürer. En fazla 4-5 yumurta yumurtlayan kartal, her üç saatte bir yumurta yapışmasın diye döndürürler, anne ve baba olarak yuvayı sırayla beklerler. Bu sürenin sonunda yumurtadan çıkan yavruların en iri olanı, diğer kardeşlerini yer. Anne ve baba buna seyirci kalır, müdahale etmezler. Bu kartalların vahşi yaradılışlarının bir getirisidir. Yaklaşık 4 ile 5 yaşına girmiş bir kartal tam olarak yetişkin sayılır. Bu yaştan sonra yetişkin tüyleri çıkar, kanat uzunluğu 2 metreye yaklaşır. Dünya üzerinde bilinen yaklaşık yirmi tür kartal yaşar. 

    Kartal

    Bunların en çok bilinenleri; Kaya Kartalı, Tavşancıl Yılan Kartalı, Kara Kartal, Bozkır Kartalıdır. Ülkemizde en çok bulunanı yılan kartalıdır. Çok akıllı bir hayvan olan kartal, yüksek bir yerde etrafı gözetlemeye başlar. Radar gibi bir görme becerisi olduğundan, çok uzakta bile olsa yılanı görüp havalanır. Saatte yaklaşık 350 Km. hızla avına yaklaşır. Yılanı kendisini sokamayacak şekilde yakalayıp, çok yükseklere doğru havalanır. Kayalıklara veya asfalt yollara gelecek şekilde yılanı bırakır. Kayalara çarpan yılan ölür ve tekrar gelip avını alan kartal, götürüp yavrusuna verir. Avlanma şekli budur. Bu şekilde, tavşan, fare, yılan, balık, maymun vb. gibi birçok hayvanı avlayabilirler. 

    Öyle ki kırsal yaşam alanlarında, bağ, bahçe işi yaparken ağacın altına yatırılan bebekleri bile çalarak avladığı söylenir. Bir koyunu kaldırabilecek güçtedirler. Bacakları kaygan ve tüysüz olup avını yakaladığı sırada canlı olan av tarafından zarar görmemesi için özle bir deriye sahiptir. Çok tüylü olmasına rağmen toplam tüy ağırlığı yarım kiloyu geçmez. Ortalama 70 ile 100 sene yaşayan hayvan yaradılışı gereği esaret altında yaşamayı sevmez.

    Yaradılışları gereği; güçlü ve kendinden emin tavrı, asil duruşu sebebiyle birçok ülkenin, siyasi partinin, futbol kulübünün sembolü haline gelmiştir. Örneğin; ülkemizin en köklü futbol kulübü Beşiktaş kartal figürünü kullanır. Ayrıca tarihte birçok büyük devlet din ve devlet işlerini temsil etme anlamına gelen çift başlı kartal figürünü sembol olarak kullanmışlardır. Kısaca; kartal gücün simgesidir.

    ]]>
    Tavus Kuşu https://www.kuslar.gen.tr/tavus-kusu.html Tue, 03 Dec 2013 08:33:21 +0000 Tavus kuşu sülün familyasından olan son derece güzel görünümlü ve ihtişamlı bir kuş türü olmaktadır. Özellikle çiftleşme dönemlerindeki kur hareketleri muazzam görüntüler ortaya çıkarmaktadır. Bu anlamda erkekler yapt Tavus kuşu sülün familyasından olan son derece güzel görünümlü ve ihtişamlı bir kuş türü olmaktadır. Özellikle çiftleşme dönemlerindeki kur hareketleri muazzam görüntüler ortaya çıkarmaktadır. Bu anlamda erkekler yaptıkları gösterişleri hareketlerle bilinmektedirler. Tavus kuşunda güzel görünüm genellikle erkeklerde bulunmaktadır. Dişiler daha çok kahverengine veya griye dönük renkte olmaktadırlar. Kuyruğuna açan erkek tavus kuşu son derece heybetli bir şekilde görülmektedir.

    Tavus Kuşunun Tarihteki Kültürel Özellikleri

    Tavus kuşu Antik Yunanistan'da bir tanrıça simgesi olarak ifade edilmektedir. Antik Yunan tanrıçalarından olan Hera tavus kuşu ile simgelenmektedir. Özellikle tavus kuşunun kuyruğunda yer alan göz görünümündeki desenler bu simgenin bir hikayesini yansıtmaktadır. Hikayeye göre tanrıçaya hizmet eden çok gözlü dev Argos Hermes tarafından öldürülünce, tanrıçanın ölen devin gözlerini alarak tavus kuşunun kuyruğuna serptiği söylenmektedir. Tavus Kuşu

    Tavus kuşu Yezidilikte de kendisine yer bulmuş olmaktadır. Rivayete göre Tanrı Azda tarafından yaratılan tavus kuşu kendisine evreni ve insanları yaratma görevi verilmiş bir melek olarak simgelenmektedir. Tavus kuşu İslamiyet'e göre ise mutluluk, bolluk ve refah gibi güzel kavramlarla eşleştirilmiştir.

    Tavus Kuşu Türleri

    Tavus kuşunun varlığı iki tür olarak bilinmektedir. Bunlardan ilki mavi tavus kuşu, diğeri de yeşil tavus kuşudur.
    • Mavi tavus kuşu: Genellikle Hindistan'ın alt kesimlerinde yaşamaktadır. Hindistan'ın ulusal kuşu olarak da gösterilmektedir. Bu anlamda Hint tavus kuşu olarak da söylenmektedir. Kurak, yarı kurak ve çalılık alanlarda yaşayan mavi tavus kuşu yuvasını yere yapmasına karşın ağaç tepelerine tünemektedir. Genellikle tohumla beslenen mavi tavus kuşu, bazı durumlarda böcek, meyve ve sürüngen yiyebilmektedirler.
    • Yeşil tavus kuşu: Burma'nın doğusundan başlayıp Cava'ya kadar uzanan alan içerisinde yaşayan bir tavus kuşu olmaktadır. Nesli tükenme tehlikesi altında olduğundan Dünya Koruma Birliği tarafından koruma altına alınarak avlanması yasaklanmıştır. 
    Bu iki tavus kuşu türüyle birlikte Kongo tavusu olarak bilinen bir tür de bulunmaktadır. Bu tür 1936 yılında keşfedilmiş bir tavus kuşu türü olmaktadır. Tavus kuşu genel olarak tüylerinin güzelliği nedeniyle istenen bir kuş türü olmaktadır. Ancak özellikle hindilerle aynı familyadan olmalarından dolayı etleri de son derece lezzetli olmaktadır. Eski Roma döneminde tavus kuşu özel misafirlere ikram edilmiştir. Tavus kuşu çini sanatında da önemli yer edinmiş bir figür olmaktadır. Türk çini sanatı içerisinde özel hayvan figürü olarak tavus kuşu sıklıkla kullanılmıştır.
    ]]>
    Şahin https://www.kuslar.gen.tr/sahin.html Sat, 07 Dec 2013 22:15:35 +0000 Şahin geniş kanatlara ve yanlara açılan yuvarlak kuyruklara sahip&nbsp;olan yırtıcı kuşlardandır. Ülkemizde yaşayan en büyük yırtıcı kuşlardan biri &nbsp;kızıl şahinlerdir. Özellikle Marmara Bölgesinde sıkç Şahin geniş kanatlara ve yanlara açılan yuvarlak kuyruklara sahip olan yırtıcı kuşlardandır. Ülkemizde yaşayan en büyük yırtıcı kuşlardan biri  kızıl şahinlerdir. Özellikle Marmara Bölgesinde sıkça rastlanırlar. Avrupa, Afrika ve Orta Asya'da kendilerine yaşam alanları bulmuşlardır. Amerika kıtasında bulunanlar kızıl omuzları, kırmızı kuyrukları ve ayaklarındaki tüylerle bilinir. Kuzey bölgelerde yaşayanlar sürüler halinde göç eder.

    Şahin yapısal özellikleri nelerdir

    Havada geniş kanatlarıyla çırpınmadan uzun süre uçabilir. Kartalgiller familyasından olan kuşlar, 100 yıl kadar ömre sahiptir. Boyları 50-55 cm, gagaları kıvrık, kahverengi tüylü ve güçlü pençeleri vardır. Dişi olanlar erkeklerden biraz daha iridir. Erkeklerin sırtları kahve ve kırmızı tonlarında, alnında ve ensesinde beyaz benekler bulunur. Kuyruk bölümü kahverengi ve enine açık kahve şeritler bulunur. Renkler her zaman farklılıklar gösterebilir. Dünyada bilinen 50 kadar türü bulunmaktadır. Bunlardan kızıl şahin ve paçalı şahin oldukça iyi tanınır. Genellikle gündüzleri avlanırlar. Ormanlık ve çayırlık alanları mesken edinirler. Uçuş sırasındaki ağır kanat çırpışı kendine has özelliktedir. Küçük şahinler kurbağa, orta sınıf memeli, solucan ve böcek yiyerek beslenirken, büyükleri kuşları da avlar. Havada saatler süren uçuş yaparlar. Avlarını uçarken bulup, kanatlarını kısarak avına doğru inişe geçer. Oldukça iyi görüş yetenekleri olduğundan, insanlar tarafından evcilleştirilerek, avcılıkta kullanılırlar.

    Şahinlerin üreme ve çoğalmaları nasıldır

    Ormanlık alanlarda yaşayan yırtıcılar, dağlara ve yüksek ağaçlara yuva yaparlar. İçerisini yosun, hayvan kılı gibi yumuşak maddelerle döşerler. Üreme dönemleri Şubat ayından Mart ayına kadar sürer. Kuluçkaya sadece dişi yatar. Yaptıkları yumurta sayısı 3-4 arasındadır. Açık kahverengi lekeleri olan beyaz yumurtalar üzerinde dişi 28 gün kuluçkaya yatar. Yumurtadan çıkan yavruların bakımını dişi ve erkek birlikte yapar. Yavrular yaklaşık olarak 44 gün sonra yuvadan uçarlar.

    ]]>
    Muhabbet Kuşları https://www.kuslar.gen.tr/muhabbet-kuslari.html Sun, 08 Dec 2013 18:32:11 +0000 Muhabbet kuşları, papağanlarla aynı familya içerisinde yer alan ve son derece gösterişli kuşlardır. Papağanlar kadar büyük olmayan muhabbet kuşları hem boyutları hem de geniş renk ve desen seçenekleri ile sıklıkla ev Muhabbet kuşları, papağanlarla aynı familya içerisinde yer alan ve son derece gösterişli kuşlardır. Papağanlar kadar büyük olmayan muhabbet kuşları hem boyutları hem de geniş renk ve desen seçenekleri ile sıklıkla evcil hayvan olarak tercih edilmektedirler. Papağanlar kadar olmasalar da muhabbet kuşları da taklit yoluyla konuşabilmektedirler. Muhabbet kuşlarının ana vatanı Avustralya'dır.

    Muhabbet Kuşlarının Fiziksel Özellikleri

    Muhabbet kuşları fiziksel olarak bir serçeyle hemen hemen aynı boyuttadırlar. Ancak içlerinde bazı türler biraz daha iri olabilmektedir. Papağan ailesinden olmaları itibariyle kuyrukları normal kuşlara nazaran daha uzun olan muhabbet kuşlarının renkleri de son derece göze hoş gelecek ve dikkat çekecek şekildedir. Muhabbet kuşları ana renk olarak yeşil, sarı, mavi renklerinde bulunmaktadır. Ancak bu ana renkler üzerine siyah ve diğer renklerden farklı desen ve kombinasyonlarla karşımıza çıkabilmektedirler. Muhabbet kuşlarının boyu ortalama 18 santimetre ve kiloları da ortalama olarak 40 gramdır. Muhabbet kuşlarının ana renkleri genellikle karın ve but bölgesidir. Geri kalan kısımları desenli ve farklı renklerdedir. Muhabbet kuşlarının büyük bir kısmının kuyruk tüyünün uçları mavi renklidir. Gagaları da zeytin yeşili rengindedir. Muhabbet kuşlarının renkleri yaşadıkları ortama, kalıtsal bozukluk ve değişikliklere göre farklılaşabilmektedir. Evcil olarak yetişen muhabbet kuşlarında menekşe rengi, gri, alaca ve mavi gibi renkler görülmesi muhtemeldir. Muhabbet kuşlarının tüyleri özel yapıları nedeniyle mor ötesi ışık altında florasan özelliği gösterebilmektedir. Uzmanlar bunu muhabbet kuşlarının cinsel özellikleriyle birlikte yorumlamaktadır.

    Muhabbet KuşlarıMuhabbet Kuşlarının Yaşam Alanları

    Muhabbet kuşlarının en başta da belirttiğimiz gibi ana vatanı Avustralya'dır. Muhabbet kuşları göçmen kuşlar olduklarından Avustralya'da birçok alanda görülmeleri muhtemeldir. Ancak genellikle çalılıklar, çimenlikler ve açık ormanlık alanlarda görülmektedirler. Muhabbet kuşları genel olarak sürü halinde gezmektedir. Muhabbet kuşları göçlerini de sürü halinde, yaşadıkları yerdeki besin ve su durumuna göre yapmaktadırlar. Muhabbet kuşları fiziksel anlamda yetersiz kaldıklarından doğada sığırcık ve serçe gibi kuşlara karşı herhangi bir durumda zayıf kalmaktadırlar.

    Muhabbet Kuşlarının Evcilleştirilmesi

    Muhabbet kuşlarının evcilleştirilmesi ile ilgili tarihi araştırmalar 1850'li yılları işaret etmektedir. Muhabbet kuşları cennet papağınıyla birlikte evcilleştirme çalışmalarına dahil olmuş kuşlardır. İlk zamanlarında muhabbet kuşları üzerinde çeşitli çalışmalar yapan yetiştiriciler, bu kuşlardan çok daha farklı renk kombinasyonları elde edebilmek için uğraşmışlardır. Bu çalışmalar sonucunda ortaya mavi renkli, albino, gri kanatlı, ibikli, düz kanatlı, opal, mor renkli, alaca, tarçın renkli ve pullu muhabbet kuşları ortaya çıkmıştır. Orta çıkan bu muhabbet kuşları yabani hayattaki muhabbet kuşlarına nazaran daha iridirler. Bu muhabbet kuşlarına yetiştiriciler arasında İngiliz muhabbet kuşları da denilebilmektedir. Bu tür muhabbet kuşları piyasada daha çok fiyatlarının pahalı olmasıyla bilinmektedirler. Ancak bu kuşların yaşam süreleri diğerlerine göre biraz kısadır. Bu muhabbet kuşları ortalama olarak 8 yıl kadar yaşamaktadırlar.

    Muhabbet kuşları çevik ve güçlü olamasalar da son derece zeki kuşlardır. Bunun yanı sıra sosyal özellikte olmaları nedeniyle insanlara ve diğer kuşlara da çok çabuk şekilde yakınlık gösterebilmektedirler. Evcil muhabbet kuşları sosyal olmalarının yanı sıra sahiplerinin bakımına ve ilgisine göre konuşmayı ve ıslık çalmayı öğrenebilmektedirler. Ancak papağanlarda olduğu gibi muhabbet kuşlarında erkekler]]> Baykuş https://www.kuslar.gen.tr/baykus.html Fri, 06 Dec 2013 06:55:38 +0000 Baykuş gece yırtıcıları takımına giren, geceleri avlanan, büyük başlı ve tüylü bir kuştur. 60-70 yıl kadar yaşayabilen kuşlar, 18-70 cm boylarındadır. Bilinen 123 türü bulunmaktadır. Puhu, cüce baykuş, alac Baykuş gece yırtıcıları takımına giren, geceleri avlanan, büyük başlı ve tüylü bir kuştur. 60-70 yıl kadar yaşayabilen kuşlar, 18-70 cm boylarındadır. Bilinen 123 türü bulunmaktadır. Puhu, cüce baykuş, alaca baykuş, kukuma baykuş türleri arasında yer alır. Antarktika dışında her bölgede yaşamaktadırlar. Kısa kuyrukları bulunan kuşların kanatları uzun ve enlidir. Bazılarının kanat açıklığı, bir insan boyuna ulaşmaktadır. Kıvrık gagaları, keskin pençeleri olan canlının, tırnakları kancalı ve parmakları dönerlidir. Avlarını kuvvetli pençeleri ile yakalar. Yapı olarak yürüme ve uçmaya uygun bir yapıları vardır. Yürürken ve ayakta durduklarında ağırlık merkezi olarak ayaklarının üzerinde durur. Bu esnada kanatlar gövdeye yapışıktır. Avlanırken oldukça sessiz hareket eder. Uçarken bile kanat seslerini duyamazsınız. Gündüzleri uyur veya ağaçlarda güneşlenir. Kendilerinden iri hayvanlara saldırmaktan çekinmezler. Şahin, atmaca gibi gündüz avlanan yırtıcılar en büyük düşmanlarıdır. 

    Baykuşların görme yetenekleri nasıldır

    Gözler başın yan tarafında değil, önlerde bulunur. İri olan gözleri, hareket etmeden sabit durur. Görmeyi sağlamak için, boynunu 270 derecelik açıyla çevirebilirler. Gözler ışığı geçiren ve kıran özelliklere sahip 3 tabakadan meydana gelmiştir. Dışta bulunan sert tabaka, tümsek şeklinde saydam tabakayı meydana getirir. Gözü koruyan sert tabakadır. Damar tabaka ise, damarlı bağ dokusundan oluşmuştur. Gözleri karanlık bir oda haline getirir. Karanlıkta fazla görme özellikleri bulunmamaktadır. Avlarını az ışıkta bile rahatça yakalayabilirler. Gözde bulunan ağ tabaka sarı renkte olup, büyütücü özelliğe sahiptir. Gözlerinde bulunan çubuk duyu hücrelerinin yapısında mor ışık görüntüsü sağlayan madde bulunmaktadır. Bu madde az miktarda ışığı bile kimyasal sinyale çevirerek, kuşun bunu görmesini sağlar. Mavi rengi görebilme özelliğine sahip olan tek kuştur. Diğer kuşların tersine üst göz kapağı alt göz kapağının üstüne gelmemektedir.

    Baykuş

    Baykuşların işitme yeteneği nasıldır

    Görme ve işitme duyuları oldukça gelişmiş olan kuşlar, az ışıkla da avlarını yakalama özelliğine sahiptir. Işığın olmadığı yerlerde işitme duyuları ile avının yerini belirler. Kulakları oldukça hassastır. Hem işitme görevini görür, hem de dengeyi sağlar. Yön bulmakta önemli role sahiptir. Kulakta zar, kanal, kemikçik ve sıvılar bulunmaktadır. Geceleri sessiz ortamda bir iğnenin yere düşüşünü bile duyabilecek yapıya sahiptir. Baş bölgeleri geniş olan baykuşların, kulakları birbirinden uzak ve delikleri büyüktür. Sesler bir kulaktan diğerine çok kısa sürede geçer. Kulaklar aynı zamanda perdelidir. Dinlenirken açtıkları perdeleri, uçarken kapatırlar.

    Baykuşların üremesi ve beslenmesi nasıldır

    Dişiler erkeklere göre daha iridir. Üreme döneminde 2-10 yumurta yaparlar. Kuluçkada yattıkları gün sayısı 30-40 gün arasıdır. Yavrular yumurtadan ilk çıktıklarında gözler ve kulaklar kapalıdır. Değişik sürelerde yuvada kalan yavrular, bir sonraki yıl ergenliğe ulaşır. Beslenmeleri kemirgenler ve fareler sayesinde gerçekleşir. Bu yüzden ekolojik dengeye katkı sağlarlar. Bazı ülkelerde koruma altına alınmış canlılardır.

    ]]>
    Bülbül https://www.kuslar.gen.tr/bulbul.html Fri, 06 Dec 2013 06:59:10 +0000 Bülbül güzel ötüşüyle tanıdığımız, sinekkapangiller familyasından olan bir kuş türüdür. Hezar, seher kuşu ve andelip olarak ta bilinir. Akdeniz ülkelerindeki ormanlarda, bahçelerde sıkça rastlanan bir türd Bülbül güzel ötüşüyle tanıdığımız, sinekkapangiller familyasından olan bir kuş türüdür. Hezar, seher kuşu ve andelip olarak ta bilinir. Akdeniz ülkelerindeki ormanlarda, bahçelerde sıkça rastlanan bir türdür. Geceleri daha fazla ötmektedir. Ötüşlerinde hiç bir ses diğerine benzememektedir. Kısa tik sesi çıkartarak öterler.

    Bülbülün özellikleri nelerdir

    Boyu 16,5 cm, ağırlığı ise 21 gram kadar olan bir kuştur. Kızılkuyruk kuşuna benzese de, kuyruğunun ortası ve bacakları onlar gibi koyu renge sahip değildir. Kuyruk sokumu ve sırtında ki tüyler kızıla çalan kahverengi, altındaki tüyler uçuk nohudi renktedir. Boğaz kısımları soluk renklere sahiptir. Erişkin kuşlarda silik renkte göğüslük kısmı bulunur. Kahverengi başının üzerinde siyah renkte iri gözlere sahip olan bülbülün kaşları kır rengine sahiptir. Orta Asya'daki türlerinde kaşlarında bulunan şerit belirsizdir. Dişisi ve erkeği birbirine benzeyen bir kuştur. Sadece kanat boyları erkeklerin biraz daha uzundur. Kuşların ilk kışlarındaki göz çeperlerindeki benekler yetişkinlerden daha siliktir. Baharda ise benekler silinerek, düz bir renk alır. Eylül ayında yetişkinler gibi olurlar. Ardıç bülbülü ile benzerlik gösterirler. Geniş bir alana yayılmış olarak yaşayan göçmen kuşlar arasında yer alırlar. Bitkilere ve fidanlara zarar veren böceklerle beslenmektedir. Canlılar arasında Alaca Baykuş düşmanları olarak bilinir. 180-260 arasında farklı ötüş çeşitleri bulunmaktadır. Çiftleşme döneminde erkekler ötüşlerini değiştirerek, dişiler kuluçkaya yatana kadar geceleri ötmezler. Yaşlı olan erkekler, gençlere göre daha fazla çiftleşirler. Ötüşleri çiftleşme döneminde fiziki kondisyonu gösterdiğinden, oldukça önemlidir. Dişiler buna göre eş seçimi yaparlar. Güzel öten erkeklerin eş bulma şansları daha fazladır. Bir erkek kuş, çiftleşme döneminde sadece bir dişiyle çiftleşerek, onunla birlikte kalır. Mayıs ayının ortaları çiftleşme dönemleridir. Yuvayı dişi kuş, topladığı çalılarla yapar.  Yavrular bir yaşında ergenliğe ulaşır. Ortalama ömürleri 1-5 yıl arasındadır.

    Bülbül

    Bülbülün yaşam alanları neresidir

    Kendisine yaşamak için, ılıman yerleri seçen kuşlar, fundalıklarda, genç ağaçların olduğu ormanlarda yaşamayı seçer. Buralarda yaşam yırtıcı kuşlardan korunmalarına yardımcı olur. Yaşam alanlarının özellikleri Almanya Ren bölgesi için aşağıdaki koşullar olarak tespit edilmiştir.

    • Deniz seviyesinden 200 metre yukarıda
    • Kuraklık özelliği 0,35'in altında olan alanlar
    • Yılda 750 mm'den daha az yağış olan yerlerde
    • Hava sıcaklığının ortalama 25 derece olduğu bölgelerde
    • Büyüme dönemlerinde havanın 14 derecenin  üstünde olduğu yerlerde
    • Kapalı katlara sahip olmayan meşcerelerde

     Bu özelliklerin diğer bölgeler için de geçerli olduğu düşünülmektedir.

    ]]>